Macaristan’daki (Hungari) yapılan Türk etkinliğine , KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sn. Töre’nin davet edilmesi ve Hun Türklerinin Meclisinde konuşma yapması , ayrıca , KKTC Bayrağının da etkinliklerde dalgalanması , Güneyi müthiş bir şekilde rahatsız etmiştir .
Kurucu Cumhurbaşkanının kontenjanından , Sn. Serdar Denktaş’ın gitmesi , her halde rahatsızlığı daha da artırmıştır .
Fakat , en büyük sıkıntı , Sn. Töre’nin , AB üyesi Macaristan’ın Parlamentosunda , konuşması .
Sadece , AB üyesi değil , ayni zamanda dönem başkanlığını da yaptığı bir ülke .
Bilindiği gibi KKTC. de , Macaristan’ da , TDT‘ da gözlemci üye .
Zaten TDT‘da , KKTC’nin de katılmasına , AB yetkilileri , Macaristan Başbakanı Orban’ı eleştiri yağmuruna tutmuşlar ve gerekli yanıtı almışlardı .
KKTC’nin , TC ile bu atılımları yapması , güneyi ve Yunanistan’ı çok tedirgin etmekte ve olası bir tanınmanın önüne geçmek için , müzakerelerin yeniden kaldığı yerden başlamasına , müthiş bir haller içerisindeler .
Bu konuda , güney basınından öğrendiğimize göre , BMGS , AB ve ABD , Türkiye ‘ye , güneyin isteği doğrultusunda , müzakerelere oturması için baskı yapmakta .
Güneyin lideri konumundaki 2’ci Niko efendi , daha da ileri giderek . Garantilerin , Türkiye’nin olmayacağı bir anlaşmadan bahsetmektedir .
20 Temmuz kınamalarına gelen Yunan Başbakanı da , ayni telden çalmıştı .
İlle de Türk tarafını , masaya oturtmak için yapılan büyük baskının arkasındaki korku , KKTC’nin tanınması korkusudur .
Sn. Tatar , yeni vizyonda ısrar eder bir durumda .
Bunu da bertaraf etmek ve Türk tarafını masaya çekmek için , DİSİ milletvekili , Haris Yeorgiadis , yeni bir müzakere stratejisini ortaya attı .
Söz konusu vekil , adım adım müzakere yapılmasından dem vurdu .
Mevcut görüşmelerdeki kural .
Her şey üzerinde anlaşmaya varılmadan , hiçbir şey üzerinde anlaşmaya varılamayacağı kuralından vazgeçilerek ” adım adım “ görüşmelere geçilmesini önermiştir .
Tabii bu DİSİ milletvekilinin şahsi bir önerisi .
Partisi bunu nasıl değerlendirecek ?
Ulusal Konseylerinde , kabul edilebilir mi ?
Bunu zaman gösterecek .
Amma , bir gerçek varsa !
O da .
KKTC devletinin tanınma korkusu .
Tanınma için görev üstlenen kurum ve kişiler , daha fazla gayret ve çalışma içine girmelidirler .
Bu konuda , orantısız bir güç karşısında olunduğunu herkes bilmekte.
Onların , dünyanın ¾ arkalarında .
Hele Gazze olaylarından sonra , tamamen batının dümen suyuna girmiş bir güneyi , kim kırmak ister .
Onun için bu konuda , saflar sıklaştırılmalı .
Gece gündüz denmeden , her alanda diyaloglar kurulmalı .
Çakmak taşından çıkan ateşin , gaza gitmesini , globalleşen bu dünyada önlemek mümkün mü ?
Olağanüstü çalışmayla , çakmak taşından çıkan ateşi , gazla buluşturmak çok zor olsa da , mümkün diye düşünüyorum .