Bir bardak suda fırtına koparmayı yine başardık

Bir bardak suda fırtına koparmayı yine başardık ve sadece bizim cenah değil değil bu sefer Rumlar da ayaklandı ki ne ayaklanma.

Küpe.:

 

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

 

(Gazi Mustafa Kemal)

 

 

 

 

Talat da, Hasan da haklıdır

 

Bir bardak suda fırtına koparmayı yine başardık ve sadece bizim cenah değil  değil bu sefer Rumlar da ayaklandı ki ne ayaklanma.

Oysa ortada yeni bir şey de yok, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat Halkın Sesi Gazetesi’nin personeli ile kahvaltıda buluşuyor, sorular soruluyor, cevaplar alınıyor ve Hasan Kahvecioğlu konuşulanları Rum tarafının önemli gazetelerinden Politis’e haber yapıyor.

Peki bunda kıyameti koparacak ne var? Özellikle Cumhurbaşkanı neye ve neden itiraz ediyor?

Keşke etmeseydi!

 

***

Hasan Kahvecioğlu ile dün konuştum ve yazdıklarının hepsini Talat’ın ağzından dinlediğini anlattı. Hasan’dan başka türlüsünü beklemek de haksızlık olur.

Çünkü Kahvecioğlu yalan yazmamış, söylenenleri tahrif etmemiş, bir şeyler uydurup katmamış. Cumhurbaşkanı ne dediyse onlar var haberin içinde.

Devletin tepesinde oturan Cumhurbaşkanı bir şeyler söylüyor ve “Lütfen yazmayın” demiyorsa, anlattıkları her zaman haberdir.

Hatta siyasiler sırf söylemek istediklerini duyurmak, yazdırmak için düzenler bu tür kahvaltı sohbetlerini.

Yani Hasan haklıdır.

Keşke olmasa...

 

***

Ancak, “Ben Politis Gazetesi’nde yayımlanacak bir açıklama yapmadım, demeç vermedim” diyen Cumhurbaşkanı da (Az da olsa) haklıdır.

Parantez içinde “Az da olsa” dediğim de şu...

Kahvaltıya çağırdığı Halkın Sesi personeli, Hasan da Halkın Sesi’nin bir yazarı olarak bu toplantıya katılmıştır. Talat Politis’de demeç verecek olsa, çağırır, ne diyecekse derdi.

Peki Cumhurbaşkanı Talat Kahvecioğlu’nun Politis’e haber-yazı yazdığını bilmez mi? Elbette bilir.

Peki “Hasan bunları Halkın sesi ile konuşuyorum” deseydi, Kahvecioğlu Politis’e yine yazar mıydı?

Bana göre hayır. Onun için “Politis’e konuşmadım” diyen Cumhurbaşkanı sadece burada ve daha az haklıdır. “Ben böyle bir şey söylemedim” de demiyor zaten.

 

SON SÖZ: Üstelik “Çözüm Kıbrıs Cumhuriyeti olacak ama içinde KKTC’den unsurlar da bulunacak” sözleri hem KKTC’de hem Güney’de kıyameti kopardı.

KKTC adını duyan Rum siyasiler kabalarını çuvaldız saplanmıştan beter bağırıyor, “Devletimi Rum’a yama etmem” diyenler de KKTC’de pür hiddet.

Bendenize gelince, “KKTC unsurlu bir Kıbrıs Cumhuriyeti’ne” akıl erdiremediğim için susma hakkımı kullanıyorum!

Keşke erdirebilsem!

 

 

 

TEKLİF KUTUSU



 

 

 

 

 



- Putin'in Devlet Başkanlığı döneminde çıkardığı bir kanun gereği bir-iki yer dışında Rusya'daki bütün kumarhaneler bugünden itibaren kapatılıyormuş ya... Biz de cümbür cemaat “Oteller tedbir alsın” diye çıppana çalalım!

Neçün da den...
Kumarbaz Ruslar KKTC’ye akın edip yumurta kapıya dayandığında “Hazırlıksız yakalandım” diye zırıldayanların halini seyretmek çok hoş olacak!

 

 

 

Tercüme köşesi

 

 

 

 

- Putin'in Devlet Başkanlığı döneminde çıkardığı bir kanun gereği bir-iki yer dışında Rusya'daki bütün kumarhaneler bugünden itibaren kapatılıyormuş...

- Yok canım... Söz konusu olan hem Rus hem de kumarbaz olunca bizim büyük otellere gün doğmuş. Yeter ki paçayı Rus mafyasına kaptırmasınlar!

 

 

TEBESSÜM

 

Madem evliyiz!

 

Soğuk ve karlı bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri

Arabalarını terk etmek zorunda kalırlar ve uzun bir yürüyüşten sonra üşümüş

Ve ıslanmış durumdayken bir kulübe bulurlar.

Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir suru battaniye bulunmaktadır.

Geceyi geçirmeye hazırlanırlar ve işadamı bir centilmen olarak, yatağı

Sekreterine verir,

'Ben yerde uyku tulumunda uyurum' der. Sekreter yatağına yatar, adam uyku

Tulumunun içine girerek fermuarı çeker. Bir sure sonra tam uyumak

Üzereyken, sekreterinin sesini duyar;

'Efendim, ben çok üşüyorum.' Adam fermuarı acar, uyku tulumundan çıkar, bir

Battaniye alıp kadının üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar;

'Efendim, ben hala çok üşüyorum.' Adam yine fermuarı indirir, tulumdan

Çıkar, bir battaniye daha alıp kadının üstüne örter, uyku tulumuna girerek

Fermuarı çeker. Tam uykuya dalacağı sırada yine duyar;

'Ben yine çoooook üşüyorum.' Adam yine aynı şeyi tekrarlar ve kadın kikirdeyerek açıklamak zorunda kalır; “Bir fikrim var. Burası ıssız bir yer. Neler olduğunu kimse göremez, isterseniz evli gibi

davranabiliriz.”

Adam yattığı yerden derin bir nefes alır,  “Tamam, bana göre hava hoş…” der ve ardından avazı çıktığı kadar bağırır;

- ÖYLEYSE KALK DA KENDİN AL ŞU LÂNET BATTANİYEYİ !

 

 

 

 

 


 

 

*******************************************


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Duyan be buba?

 

 

 

 

 

- Duyan be buba?

- Duyarım ya guzum söyle yeter ki.

- Putin'in Devlet Başkanlığı döneminde çıkardığı bir kanun gereği bir-iki yer dışında Rusya'daki bütün kumarhaneler bugünden itibaren kapatılıyormuş...

- Sen de aziz ve muhterem Putin kardeşimize şuradan telefon et ve de ki... “Her ne kadar bizim devleti tanımıyor olsan da, canımızsın, ciğerimizsin, ahbabımızsın, iki gözümüzsün. Sen de şimdi kardeşliğini göster ve kumarcılarını KKTC’ye ihraç et. Rusya’nın bu nadide ürünlerinden vergi-mergi almayacağız, hattâ davul-zurna ile karşılayıp, limuzinlerde gezdireceğiz. Bizdeki kumarhaneler senin nüfusa da yeter bizimkine de. Hattânın da hattâsı uçak gönderelim gelsinler!”

Bu haber 282 defa okunmuştur

:

:

:

: