Sağlık Bakanlığı ve Başbakan domuz gribine karşı paniğe gerek olmadığını söylerken, CTP-BG aksini iddia ediyor:
CTP-BG Sağlık Komisyonu Sağlık Bakanlığını “Salgın hastalıklar eylem planı”nı geç kalınmadan uygulamaya koymaya çağırdı
CTP-BG: Kuzey Kıbrıs’ın hastalığa hazırlıksız yakalandı. İlk vakaların dirençleri zayıf hastaların bulunduğu onkoloji servisi yanındaki üniteye alınmaları, daha sonra riskler hatırlanınca özel bölüme aktarılmaları; hastalığın iki hemşire bir de doktorumuza bulaşmasıyla açıkça görülmektedir
Sağlık Bakanlığı’nın tedbir alma konusunda “rahat davranmasının” kabul edilebilir olmadığı vurgulayan CTP-BG, bakanlığa “rehaveti bir yana bırakın” dedi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) Sağlık Komisyonu, Sağlık Bakanlığı’nı, ülkeye sıçrayan, domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüne karşı CTP hükümeti döneminde hazırlanan “Ulusal Salgın Hastalıklar Eylem Planı”nı hayata geçirmeye çağırdı.
Yapılan açıklamada, Sağlık Bakanlığı’nın gereken tüm önlemlerin alındığı yönündeki açıklamalarına karşın, Kuzey Kıbrıs’ın domuz gribine hazırlıksız yakalandığının ortada olduğunu ileri sürerek, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), domuz gribiyle ilgili olarak en tehlikeli evre sayılan 6. Evre tedbirlerin alınması konusunda tüm dünya ülkelerine çağrıda bulunurken ve Güney Kıbrıs’taki vaka sayısı 48’e ulaşırken Sağlık Bakanlığı’nın tedbir alma konusunda “rahat davranmasının” kabul edilebilir olmadığı vurgulandı.
“Kuzey Kıbrıs’ın hastalığa hazırlıksız yakalandığı, ilk vakaların dirençleri zayıf hastaların bulunduğu onkoloji servisi yanındaki üniteye alınmaları, daha sonra riskler hatırlanınca özel bölüme aktarılmaları; hastalığın iki hemşire bir de doktorumuza bulaşmasıyla açıkça görülmektedir” ifadelerine yer verilen açıklamada, Sağlık Bakanlığı’nın “hiç vakit geçirmeden içerisinde bulunduğu rehaveti bir yana bırakarak, hazırlandığı zaman AB Sağlık Departmanı tarafından da son derece başarılı olarak nitelendirilen ‘Ulusal Salgın Hastalıklar Eylem Planı’nı uygulaması gerektiği” kaydedildi.
Tamiflu etkisiz
Bu arada, Sağlık Bakanlığı’na bağlı İlaç Eczacılık Dairesi tarafından bir gazeteye verilen demeçte, hastalığın tedavisinde kullanılan “Tamiflu” adlı ilacın stoklarda bol miktarda bulunduğu, bu nedenle paniğe gerek olmadığı açıklaması yapıldığı ifade edilen açıklamada, tüm viral hastalıklarda olduğu gibi H1N1, diğer nezle ve grip hastalıklarının ilaçla yüzde yüz tedavisinin mümkün olmadığı, bu tür hastalıklarla mücadelede en etkin yöntemlerin, aşı dahil olmak üzere korunma önlemleri ve bilinçlendirilme olduğu belirtildi.
“Kaldı ki önde gelen dünya sağlık örgütleri ve Tamiflu adlı ilacın üretici firması olan Roche, H1N1 virüsünün Tamiflu’ya karşı %100 direnç geliştirdiğini daha bu yılın başında duyurmuşken, ‘panik yaşanmasın’ diye halkı yanlış bilgilendirmek, sorumlu bir davranış olarak nitelendirilemez” denildi.
Maske zorunlu olmalı
Açıklamada panik yaratılmaması görüşünün desteklendiği, fakat gereken tedbirleri almakta çekinilmesi durumunda ortaya çıkacak tablonun daha vahim olabileceği konusunda da uyarıda bulunuldu.
İlk etapta hastalığın tespiti ve bulaşmanın engellenmesine yönelik tedbirler alınması, hasta izolasyonunun sağlanması, hasta yakınları ve özellikle sağlık personelinin korunmasına yönelik etkin tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, sağlık personelinin koruma altına alınmasına yönelik olarak, devlet ve özeldeki tüm poliklinik, muayenehane ve yatılı servislerde önlemler alınması ve özellikle maskenin zorunlu kılınması gerektiği ifade edildi.
Alınması gereken tedbirler
Bu çerçevede ilk etapta dikkat edilmesi gereken hususlar ve alınması gereken tedbirlere dikkat çekilen açıklamada, eklem ağrısı, halsizlik, boğaz ağrısı ve özellikle de ateşle baş gösteren grip durumunda derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulması, özellikle düğünlerin başladığı bu günlerde ve sosyal etkinliklerde mümkün olduğuca öpüşmeden kaçınılması, el temizliğine çok dikkat edilmesi, kapalı ortamlarda (banka, büro vs) havalandırma sistemlerinin hijyenine önem vermesi, işyerlerinde personelin herhangi birinde sadece H1N1 değil, herhangi (ateşli ateşsiz) grip görülmesi durumunda (gerek hasta gerek işyerindeki diğer personelin sağlığı açısından) çalışana izin verilip istirahatının sağlanması gerektiğine vurgu yapıldı.