ŞOK AÇIKLAMA

DİSİ Milletvekili Ketty Klerides ile “Kıbrıs Barış Merkezi” Başkanı Costas Shammas ADA TV’nin “Dispatches” programında, Kıbrıs sorunu hakkında ilginç açıklamalarda bulundu.

DİSİ Milletvekili Ketty Klerides ile “Kıbrıs Barış Merkezi” Başkanı Costas Shammas ADA TV’nin “Dispatches” programında, Kıbrıs sorunu hakkında ilginç açıklamalarda bulundu.

DİSİ Milletvekili Ketty Klerides ile “Kıbrıs Barış Merkezi” (Peace Centre Cyprus) Başkanı Costas Shammas ADA TV’de yayınlanan ve Kerem Hasan’ın hazırlayıp sunduğu “Dispatches” programında, Kıbrıs sorunu hakkında çok özel açıklamalarda bulundu
Ketty Klerides Rauf Denktaş’tan sonra Kuzey’de barış isteyen bir lider seçildiğini ancak, bu sefer de Güney’de “çözüm karşıtı birisinin” koltuğa oturduğunu söyledi.
Ayrıca Klerides’in eşi de olan PCC Başkanı Shammas ise “Kıbrıslı Türkler durup dururken mağdur olmadılar. Herkes birbirine karşı silahlanmıştı. Ancak Kıbrıslı Rumlar adada çoğunluktaydı ve Kıbrıslı Türkleri yok edip, adayı saf Yunan Devletine dönüştürmek istedi. Önce ENOSIS istediler. Sonra bundan vazgeçerek, ikinci bağımsız Yunan devletini kovaladılar. Tüm Rumlar bu konuda hem fikir olmasa da, bu bir plan olarak uygulanmak istendi” şeklinde konuştu.
CPP Başkanı Shammas faaliyetleri hakkında konuşurken, “Portalın iki toplumlu etkinliklere destek verdiğini ve son 17 seneden beri faaliyet yaptıklarını, barış felsefesini genişletme, insanlara yaydırmak ve iki toplum ararsındaki teması sağlamak” olduğunu söyledi. Ayrıca web sitelerinin (www.peace.org.cy) bulunduğunu ve “sınırlar kapalıyken yurt dışında Kıbrıslı Türkleri ve Rumları gruplar halinde buluşturduklarını” anlattı.
Shammas, “CPP daha önce UNOPS tarafından destek görüyordu, ara bölgede bulunan Fullbright Merkezi’nden de katkı aldı. Şimdi ise Avrupa Birliği’den destek alıyoruz. Gayemiz iki toplumu ‘ötekileştiren’ mantığına karşı hareket edip, herkesin birbirini anlayabilmesi, dayanışma sağlamaktır. Ancak üyelerimiz arasında Kıbrıslı Türkler bulunmamaktadır. Biz buna saygılıyız, çünkü biz Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren ve kayıtlı olan bir derneğiz” dedi.

Kıbrıs sorunu nedir?

Program sunucusu Kerem Hasan’ın, “Kıbrıs sorunu nedir? Bu sorunun bu kadar yıl sürmesi ve bir çözüme gidilememesini durduran ne? Sürüp giden bu sorunu neden bir türlü halledemiyoruz” sorusuna cevap veren Ketty Klerides şunları söyledi:
“Bu sorunun çok seviyeleri vardır.
1) İki toplumun ilişkileri.
2) Türkiye ve Yunanistan’nın (Anavatanların) ilişkileri.
3) Uluslararası toplumun soruna yapmış olduğu etkileri.
Çözüm bulunamamasının bir başka nedeni senkronizeden dolayı olan etki. Örneğin, Sayın Rauf Denktaş zamanında BM parametreleri dışında görüşler ortaya koyuyordu. Daha sonra Kıbrıslı Türkler çözüm yanlısı bir lider getirdi. Ayrıca Türkiye’de Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın da Kıbrıs sorunun müzakereler yoluyla hal edilebileceğini söylemesi olumlu oldu. Ancak bu sefer bizim tarafta benim görüşüme göre çözüm karşıtı birisi geldi.”
Klerides, bir başka soru üzerine, “Cumhurbaşkanı Talat’ı çözüm yanlısı olarak kabul ettiğini, ancak Sayın Hristofyas’ın ve bazı Rum yetkililerin Talat’ı katılaştırdığını söylediklerini” sorusuna cevap vererek: “Ben bu tür yakıştırmaların iki tarafta da yapılması hiç de yardımcı olmuyor” şeklinde konuştu.

Yakınlaşma ve güven

İki taraf arasında “güven” meselesi olup olmadığı sorusuna cevap veren Katty Klerides:
“İki toplum arasında kendilerince haklı ve birbirini suçlama yarışı içerisindedir. İki taraf da birbirine karşı suç işledi. İki tarafın kendi hikayesi, kendi tarihi değerlendirmesi vardır. Aslında temel sorun buradadır. Belki iki taraf birbirinden özür dilemesi bu durumun çözülmesine yardımcı olur” şeklinde konuştu.
“Karşılıklı güven” konusuna CPP Başkanı Shammas’ta katılarak, “Geriye bakmamak lazım. Yeni görüşle ileriye gitmek lazım. Dünya değişiyor, ancak biz Kıbrıslılar halen değişmemek için ısrar ediyoruz” dedi.
Kerem Hasan’ın, “Peki geçmişte kalmamamız lazım buna katılıyorum. Ancak bugüne bakalım. Kıbrıslı Türklerin görüşü şu – 2004’te Annan Plan referandumundan sonra Kıbrıslı Türklere çok sözler verildi. AB “izolasyon kalkacak” dedi. Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan referandum sonucundan sonra “Kıbrıslı Türkler cezalandırılmamalı” yorumunu yaptı. Ama, Kıbrıslı Türkler, siyasi veya ekonomik olmasa bile, en azından sportif organizasyonlara katılma konusunda çaba gösterirken, karşılarında hep Kıbrıslı Rumları buluyorlar. Bu durumda nasıl güvenecekler?” sorusunu cevaplayan Costs Shammas, “Yeniden başlamamız lazım. Farklı değerlendirmeler yapmamız lazım. Böyle devam edebiliriz ve birbirimizi suçlayabiliriz. Atın üzerinde iki sürücü vardır, biri bir yana, ötekisi başka yana çekiyor. Tekrar baştan başlanılması lazım” dedi.
Shammas Kıbrıslı Türkler ve hakları konusunda ise şöyle dedi:
“Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerin adına işler yapamaz. Kıbrıslı Türkler, toplu varlık olarak buradadırlar. Kendi entiteleri olarak hakları vardır. Yani kişisel değil, toplu varlıktan bahsediyorum. Rum tarafının da Kıbrıslı Türklere bunu tanıdıklarını göstermesi gerekir.”

Mülk meselesi

DİSİ Milletvekili Ketty Klerides, “Mülk meselesinin nasıl hal edilebileceği” sorusuna cevap verirken “hiç kimsenin mahkemelerden mahrum edilemeyeceğini, çünkü bunun bir kişisel hak olduğunu” söyleyerek sözlerine başlarken, buna rağmen mülk sorununun ancak, kapsamlı müzakereler yoluyla çözülebileceğine dikkat çekti.
CPP Başkanı Shammas, Hasan’ın, “Mahkemelere gitmenin iki halk arasında sürtüşmeleri artacağı, iki kesimli bir çözüme nasıl ulaşılabileceği” sorusuna, hiç kimsenin mahkeme yolunun kapatılamayacağını, Kıbrıslı Türklerin de istediği zaman Güney’de mallarını ayni şekilde alabileceği cevabını verdi.

Garantörlük meselesi

Klerides, garantiler konusundaki soruya verdiği cevapta ise şunları söyledi:
“Orta yolun bulunması lazım. Kıbrıslı Rumlar, Garanti anlaşmasını kullanıp Türkiye’nin buraya gelmesinden korkuyor. Her sorunun çözümünün orta yol olduğu gibi, bu konuda da bir orta yolun bulunması lazım. Unutmamalıdır ki Kıbrıs bir AB ülkesidir, dolaysıyla garantörlüklerin ne kadar ihtiyaç olduğu konusunda tartışılması lazım.”

Tarihi incelerken

CPP Başkanı Costas Shammas ise başka bir soruya cevap verirken, 1963-74’ü anlatırken iki toplumun birbirine siper aldığını, iki tarafın da suçlu olduğunu iddia ederek şunları söyledi: “Kıbrıslı Türkler durup dururken mağdur olmamışlardı. Herkes birbirine karşı silahlanmıştı. Ancak Kıbrıslı Rumlar adada çoğunluktaydı ve Kıbrıslı Türkleri yok edip, adayı saf Yunan Devletine dönüştürmek istedi. Önce Yunanistan’la birleşme istediler. Sonra bundan dönerek bir başka bağımsız Yunan devleti istendi. Bütün Kıbrıslı Rumlar buna hem fikir olmasa da, bu, bir plan olarak uygulandı.”

Klerides, 2010 referandum söylemlerine ise “Çözüm sürecine Kıbrıslı Rumların kuşkulu ve inançsız baktığını, çünkü bu kadar kısa sürede bir çözümün ulaşılabileceğine inanmıyorlar” yorumunu yaptı.
Bu haber 546 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER