Zaman , ne kadar da kaygan ?
99 yılı , geride bıraktık .
Türklerin , Anadoluya akışını , hiçbir zaman içlerine sindiremeyen , Hristiyan alemi . Anadolu’ya , kendilerini güçlü hissettikleri her daim , saldırmışlardır .
Son , askeri saldırıları , 19‘uncu yılın , ilk çeyreğinde Çanakkale’de başlayıp , bilahare , Anadolu’nun iç kesimlerine kadar , bu işgal ve saldırılarını devam ettirmişlerdir .
Osmanlı idaresi , sanayi devrimini yobaz ve geri kafalılıkları yüzünden , yakalayamamış . Batılı ülkeler , sanayilerini güçlendirmiş , güçlü ordular karşısında direnme gücünü gösterememişti .
18‘inci yy. başlarında , batıda meydana gelen ulusalcılık karşısında , Avrupa’da toprak kayıplarına uğramış .
Topraklarının savunmasını , başka ülkelerin ihtiyari isteklerine göre , elde tutmaya başlamıştı .
Bu gerçek karşısında , emperyal güçler , Türk yurdu olan Anadolu’yu parçalama girişiminde bulunmuş . Yunanistan’ı da piyon olarak , Anadolu’nun işgalinde kullanmışlardır .
Türklüğü , Anadoludan koparmak ve geldikleri yere sürmek olan bu plan , 19 Mayıs 1919’ da tökezlemeye başladı .
Sonra da .
Hareketsiz olarak , yürüme , engelliye döndü .
Sakarya , bunun en büyük kanıtıdır .
Yunan işgalleri karşısında , Türk Ulusu , appiduri misali , zaferi elde edene kadar , hareketli bir evreye girdi .
Çünkü , katarları çeken Lokomotife ve onun çekici gücüne, müthiş güven duymuşlardı .
Öyle ki .
Ölümü bile , göze almışlardı .
Türk Anası , Kurtuluş savaşının , en büyük mayalarından biri idi .
İtilaf Devletlerinin , ilk yaptıkları , Orduyu tasfiye ederek , işe koyulmaktı .
Çünkü , bağımsızlık hareketlerinin , vaz geçilmezi , silahlı güçtür .
Daha Atatürk , Akaretlerdeki evinde , Anadolu’ya geçmezden önce , güvendiği kurmay subay olan arkadaşları ile bire bir temas kurarak , Anadolu’ya geçmeden , kurmay heyetini , oluşturmaya başlamıştı .
Başlamaya , başlamıştı da .
Elinin altında , bir tek er yoktu .
Bu yokluk karşısında , milletin nasıl kurtulup bağımsızlığına kavuşacağı sorusuna ise :
Millet , yine milletin azim ve kararlığı ile kurtulacak , yollu yanıtlar veriyordu .
Bu yanıtlara gülen ve kaale almayanlar , 30 Ağustos günü , Mustafa Kemal paşanın ne demek istediğini , kavramaya başlarlar .
Tabii , onlar için artık çok geçti .
Adı , üstünde .
“Türk Kurtuluş savaşı .“
Bu savaş , tamamı ile Türk Ulusunun kazandığı , kanının aktığı , canının gittiği ve zaferle sonuçlandığı bir savaştır .
Şunlar da katıldı .
Bunlar da katıldı , lafları , palavradan öteye gitmez .
Hele hele , Lozan’ı sorgulamak gafleti içinde olanların , bu savaşın içinde olmaları , hiç düşünülemez .
Bizzat , Kurtuluşu , a dan z ye kadar , idare etmiş olan Yüce Atatürk , bu konuya değinerek , gelecekte bunu grileştirecek hareketleri de , önlemiştir .
Bir bakalım .
“ Az zamanda , çok büyük işler yaptık . Bu işlerin en büyüğü , temeli , Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan , Türkiye Cumhuriyetidir . Bundaki muvaffakiyeti , Türk Milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak , azimkarane yürümesine borçluyuz .”
Savaş da .
Kurtuluş da .
Cumhuriyet de .
Tamamı ile Türk patentlidir .
Bunun dışındakiler , fasa fisodur .
Tüm Türk Ulusununun , Kurtuluş Zaferi , Kutlu ve mutlu olsun ..