“Hissedilen enflasyon ile açıklanan enflasyon arasında ciddi fark var”
Nevzat Özkunt, yılın resmi verilere göre yaklaşık yüzde 35’e yakın bir enflasyon oranıyla kapatıldığını hatırlatarak, açıklanan enflasyon ile yurttaşların günlük yaşamda hissettiği pahalılık arasında ciddi farklar bulunduğunu söyledi. Temel gıda, temizlik, eğitim ve sağlık harcamalarının aile bütçelerinde en büyük yükü oluşturduğunu belirten Özkunt, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim sıkıntısının giderek derinleştiğine dikkat çekti.
Asgari ücret–enflasyon ilişkisi: Topluma algı yaratılıyor
Her asgari ücret belirleme döneminde belirli çevrelerin “asgari ücret artarsa enflasyon artar” söylemini gündeme getirdiğini ifade eden Özkunt, bu yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Türkiye’de asgari ücretin bir yıl boyunca artırılmadığı halde enflasyonun yükselmeye devam ettiğini hatırlatan Özkunt, asgari ücretin pahalılığın nedeni gibi gösterilmesinin bir algı çalışması olduğunu kaydetti.
Özkunt’a göre sorun, ücret artışı değil; daha asgari ücret artışı gündeme gelir gelmez yapılan fahiş zamlar, fırsatçılık ve denetimsizliktir.
“Fırsatçılık denetlenirse pahalılık kontrol altına alınır”
Asgari ücret toplantı tarihi açıklanır açıklanmaz raf fiyatlarının güncellenmesini açık bir fırsatçılık olarak nitelendiren Özkunt, piyasanın etkin biçimde denetlenmesi halinde pahalılığın kontrol altına alınabileceğini söyledi. Döviz üzerinden yapılan karşılaştırmaların alım gücü gerçeğini gizlediğini vurgulayan Özkunt, esas ölçütün bir ücretle kaç birim temel ihtiyaç alınabildiği olduğunu ifade etti.
Bütçe açığı ve kayıt dışı ekonomi: Yük yanlış yere bindiriliyor
Nevzat Özkunt, 2026 bütçesinde yaklaşık yüzde 12’ye varan ciddi bir bütçe açığı öngörülmesini sürdürülemez olarak nitelendirdi. Bu açığın akaryakıt, enerji ve temel tüketim kalemlerine yapılan zamlarla kapatılmaya çalışılmasının enflasyonu daha da körüklediğini belirten Özkunt, kayıt dışı ekonominin çok büyük boyutlara ulaştığını söyledi.
Özkunt, kayıt dışılığın yalnızca yarısının dahi bütçeye kazandırılması halinde mevcut açıkların büyük ölçüde kapanabileceğini ifade etti.
Tasarruf ve adalet çağrısı: Kaynaklar eğitim, sağlık ve altyapıya aktarılmalı
Kamuda partizanca istihdam, gereksiz harcamalar ve israfın bütçeye ağır yük bindirdiğini belirten Özkunt, gerçek tasarrufun kamudan başlaması gerektiğini vurguladı. Yolsuzlukla mücadele edilmesi, kamu kaynaklarının doğru kullanılması ve elde edilecek tasarrufların eğitim, sağlık ve altyapı yatırımlarına aktarılmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Eğitim ve sağlıkta sosyal devlet vurgusu
TDP Genel Sekreteri Özkunt, eğitim ve sağlık alanlarının piyasaya terk edilmesinin toplumda derin eşitsizlikler yarattığını belirterek, parası olanın kaliteli hizmete ulaştığı, olmayanın ise zor koşullara mahkûm edildiği bu yapının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Özkunt, kamusal eğitimin güçlendirilmesi, genel sağlık sigortasının hayata geçirilmesi, aile hekimliği sisteminin yeniden kurulması ve sağlık altyapısının hizmet odaklı biçimde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Nüfus bilinmeden sağlıklı planlama yapılamaz”
Ülkede nüfusun bilinmemesinin tüm planlamaları anlamsız hale getirdiğini vurgulayan Özkunt, kapsamlı bir nüfus sayımının zorunlu olduğunu söyledi. Sağlık, eğitim, istihdam ve altyapı yatırımlarının ancak sağlıklı verilerle yapılabileceğini belirtti.
Adalet, şeffaflık ve erken seçim çağrısı
Nevzat Özkunt, kamuda yaşanan yolsuzluk iddialarının etkin biçimde soruşturulmadığını, davaların yıllarca sürüncemede kaldığını belirterek, “Geç gelen adalet, adalet değildir” dedi. Masumiyet karinesine saygı duyulması gerektiğini ifade eden Özkunt, suçlu olanların da mutlaka hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
Mevcut yönetim anlayışının ülkeyi derin bir enkaza sürüklediğini söyleyen Özkunt, değişimin ancak seçimle mümkün olacağını belirterek erken seçim çağrısını yineledi.
“TDP geliyor: Adalet, dürüstlük ve şeffaflık için”
Özkunt, TDP’nin toplumcu ve sosyal demokrat bir anlayışla; adil vergi sistemi, kayıt dışılıkla mücadele, kamuda liyakat, şeffaf yönetim ve güçlü sosyal devlet hedefleriyle yoluna devam ettiğini belirtti.
TDP’nin ekonomide, eğitimde, sağlıkta ve kamusal yaşamın tüm alanlarında adaletin tesis edilmesi için somut, veriye dayalı ve ayakları yere basan programlarla toplumun karşısına çıkacağını vurgulayan Özkunt, “Bu düzen değişecek” mesajını verdi.