ECEVİT BU GÜNLERİ 90 LI YILLARDA GÖRMÜŞTÜ .

Bundan sonra “ ABD’yi kim durduracak “ demişti .

Bundan sonra “ ABD’yi kim durduracak “ demişti .
12 Eylül darbesi yapılmış , parti genel başkanları ve daha sonra , tüm vekil ve senatörler , siyasi yasaklı ilan edilerek . Yazmalarına ve konuşmalarına yasaklar getirilmişti .
Darbeyi , Washington fermanı ile yapan beşli diktatör . Türkiye’de , meydana gelen anarşik olayları , TBMM’nin demokratik yapısına yükleyerek . Can ve kan pahasına , Atatürk tarafından oluşturulan Meclisi , kapatmıştı .
Buna , ek olarak , Yüksek öğrenim gençliğini de , katmıştı .
Rahmetli Ecevit de , bu yasaklılar arasında idi .
Cunta tarafından , hapsedilmesi üzerine . Hapse her giriş çıkışında , akraba ve yakın dostları arasında , ben de bulunuyordum .
Demokrasi mücadelesinde , birlikte hareket ederek . Mücadeleyi , Türkiye’de , demokrasi gelene kadar devam ettirdik .
1987‘ de yapılan referandumla , % 16 lık bir farkla , yasaklar kaldırıldı .
Siyasal partilerin kurulmasını da , referandum , beraberinde getirmişti .
DSP , ilk seçimde , baraj altı kaldı .
14 Kasım 1991‘ de yapılan genel seçimlerde , DSP , 7 vekille mecliste temsil edildi .
Ecevit , 11 yıl sonra , meclis kürsüsünden de , demokrasi mücadelesini sürdürdü .
Kutlamak için , Oran’daki , konuta gittim .
Kapıda karşıladı .
Kucaklaştık .
“ Efendim . Hayırlısı olsun “ dedim .
“Sayenizde Yalçın bey . Birlikte , çok çetin uğraşlarımız oldu . Birlikte bu aşamaya geldik“ dedi .
Demlikteki çayın kokusu , salona kadar geliyordu .
Ankara , bembeyazdı , sıcaklık sıfırın altında .
Üşümüşsünüz . Birer çay içelim diyerek , mutfağa geçti .
Rahşan hanımın , partide çalışmaları vardı .
Dünyada , Siyasi gündem .
SSCB’nin , dağılmasını oluşturuyordu .
Tepside çaylar ve kurabiyelerle , salona geldi .
Her zaman olduğu gibi , bana Kıbrıs’ı sordu .
Genel olarak , bilgi vermeye çalıştım .
Akabinde , gündemi , Sovyetlerin dağılmasına , getirdi .
Karşılıklı , değerlendirmelerde bulunduk .
Bir nevi , beyin fırtınası gibi bir şey .
Sonunda .
Yalçın bey .
“ İki kutuplu dünyada , bir denge vardı . Şimdi , o denge , yıkılmak üzere . İleride , ABD‘yi kim durdurup frenleyecek “ diyerek . Kaygı ve endişelerini , dile getirmişti .
Çünkü , gerek haşhaş .
Gerekse de , Kıbrıs olaylarında , ABD’nin ne melem bir şey olduğunu , teşhis etmiş , notunu vermişti .
35 sene önce , Amerika’nın , gideceği köyün , minarelerini görmüştü .
Efendim , dünya , iki kutupludan , çok kutupluluğa geçti .
Amerika , istediğini yapamaz .
Görüş ve fikirleri de , artık bir ütopya .
Dünya , iki kutuplulukta , güç dengesi eşit ve hassas bir terazi gibi idi.
Çok kutuplu dünyada , güç dengeleri , orantısız .
Birbirlerini gemleyip , frenlemekten uzak .
Gazze ve Venezuella , şu gerçeği ortaya koymuştur ki , Dünya , denildiği gibi , çok kutuplu değil , tek kutuplu ve kutbun başını çeken de , silahlı gücü ile ABD’dir .
Trump , geçen günkü konuşmasında , saldırıyı anlatırken , bunun üzerinde sıkı sıkıya durarak . ABD ordusunun , gücünden bahsederek , dünyaya tehditler savurdu .
Sıra , Küba ve Meksika’da sinyalini verdi .
Bu , barbar ve korsan hareketleri .
Malesef , stratejik ortaklıklar da önleyemez .
Ha . Ne mi olur ?
Olabildiğinden çok , aşırı , ölüm silahlarının yapımına , daha da hız verilir .
Amerikan emperyalizminin , bu korsan ve barbar girişimi karşısında , ne uluslararası hukuk , ne BM Şartı , ne de AB sözleşmesinden bahsetmek , mümkün mü ?
Nerede , ABD’nin öncülüğünde , kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ?
Uluslararası hukuk ve İnsan hakları , süngüsü ve kılıcı , keskin olanlar için var .
Bir de buradan , Yunan Başbakanı , Sn. Mitsotakis’e bir göndermem olacak !
Verdiği demeçte , ABD’nin haklı olduğunu . Mudoro’nun , acımasız ve baskıcı bir diktatör olduğunu söyleyerek . ABD‘nin saldırısına destek verdi ve şu cümleyi sarf etti :
“ Uluslararası hukukun , çiğnenmesini düşünme zamanı değil .“
Sevsinler , bu başbakanı .
Yağdanlıkta , yağ bırakmadı .
ABD Emperyaşizmi , bir şeyi daha kanıtladı !
Dünya , haklının değil .
Güçlünün , dünyasıymış .



Bu haber 182 defa okunmuştur

:

:

:

: