DÜNYACA KIBRIS ADASINDA TÜRKLÜĞÜN VARLIĞININ KABULÜNÜN ATMIŞ SEKİZİNCİ YIL DÖNÜMÜ

27 – 28 Ocak 1958 , Kıbrıs Türk’ünün , adada varlığını , İngiliz Sömürge İdaresine ve dünyaya , kabul ettirdiği günlerin , 68‘inci yıl dönümü .

27 – 28 Ocak 1958 , Kıbrıs Türk’ünün , adada varlığını , İngiliz Sömürge İdaresine ve dünyaya , kabul ettirdiği günlerin , 68‘inci yıl dönümü .
27 – 28 Ocak 1958 tarihine kadar , Rumlar ve Yunanistan , dünyaya , Kıbrıs’ın bir Helen adası olduğunu ve adada Türklerin bulunmadığının . Çok küçük bir azınlık olduğunun , propagandasını yapıyorlardı .
İngiliz Sömürge İdaresi de , buna çanak tutuyordu .
1955‘ te , EOKA’nın faaliyete girmesi ve dünyada , Kıbrıslı Rumların , terör faaliyetleri nedeni ile , bu propaganda daha da artacaktı .
İngiliz İdaresinin , 1931‘ de Rumların başlattığı isyan ve ENOSİS girişimi ile , getirilen sıkı tedbirler . Sanki isyanı , Kıbrıs Türkleri başlatmış gibi , en büyük baskıcı ve sindirici , ezici tedbirler , Türklere uygulanır olmuştu .
Bir yanda , EOKA , diğer yanda İngiliz’in yanlı ve baskıcı tutumu nedeni ile , Kıbrıs Türk’ü, iki değirmen taşının arasında , buğday gibi ezilmeye terkedilmişti .
İngiliz’in , adayı , Yunanistan’a verme vaadi karşısında , dönemin Kıbrıslı Türkleri , hem nefsi müdafaa , hem de , adanın Yunanistan’a bağlanmasının önüne geçilmesi için , çareler aramaya başladılar .
İllegal örgütlenmeye , dar çerçevede de olsa , baskı rejiminin getirdiği , istibdada rağmen , ağıllarda , gizlice toplanarak , halkın geleceği ile ilgili görüşmeler yapıyorlardı .
Bozkurt Gazetesinde , içeriği , İngiltere’nin taksim formülünü kabul ettiğine dair , manşetten çıkan haber üzerine . Liseli gençler ve onlara katılan sivil halk olmak üzere , Girne kapısından başlayarak , Girne caddesini takip eden kortej . Saray önüne geldiğinde , silahlı İngiliz polis ve askerleri ile karşılaştılar .
Tamamen masumane ve silahsız olan bu yürüyüşü , İngiliz Sömürge İdaresi , kana bulamıştı .
Ertesi gün , Mağusa’da yapılan eylem de , İngiliz güçleri tarafından kana bulandı .
Lefkoşa ve Mağusa’da , toplamda , 7 Kıbrıs Türk’ü , şehit ettiler .
Bu , barbarca saldırılarda , bir de kadın , şehit olmuştu .
27 – 28 Ocak hareketi , bir kıvılcımın parlaması hareketine dönüşecek ve Kıbrıs Türk’ü , bu adada , özgürce ve insan haysiyetine yaraşır bir yaşam hakkını , elde etmek için , illegal olarak . Örgütlü bir mücadeleye giden yolda , ilk adımını atmasını teşkil edecekti .
Nitekim .
Aradan , 6 ay geçtikten sonra , nefsi müdafaa ve adada varlığını sürdürmek için , TMT kuruldu .
Bu , tamamen savunmaya yönelik ve Kıbrıs Türk Halkının sinesinden oluşan bir teşkilattı.
TMT sayesinde , Adada , sadece Rum halkı var . Türkler , yok denecek kadar azınlıktalar propagandası da çürütülmüş ve Adada , Rum halkı ile birlikte , Türk halkının varlığı da , dünya tarafından , kabullenilmiş oldu .
Bunun , kıvılcımı ise , 27 – 28 Ocak 1958‘ de parlamıştı .
Ortaklık Cumhuriyetini gasptan ve soy kırım hareketinden sonra .
1964‘ te gelen , Jhonson mektubu .
Bu mektup , Türkiye’de ve Kıbrıs’ta , çok şeyin değişmesini de , birlikte getirdi .
Uyutulan dev . Titreyerek uyanır .
Ve .
Hanya’yı , Konya’yı görür , kendine gelir .
Hukukta , bir bağ var !
İlliyet bağı , diye .
Bu gün , Türkiye’mizin , savunma sanayiinde .
Geldiği nokta .
Küresel bir güç haline dönüşmesidir .
Bu güç sayesinde , dünyada , aranan bir devlet haline gelmesinde . 27 – 28 Ocakta parlayan kıvılcımın ve akabinde , onu takip eden kıvılcımların , ne kadar etkili olduğunu , tarihsel süreç içerisinde değerlendirmeyi , siz okuyucularıma bırakıyorum .
Gelinen noktadaki bağ , da , 1958’e kadar gider .
Kıbrıs Türkünün direncinin , Türkiye‘mizin , küresel bir aktör haline gelmesinde , yadsınamayacak kadar , çok büyük rolü olmuştur .
27- 28 Ocak , şehitlerimizi anmanın , yıldönümü .
Rahmetle , saygıyla , minnetle , şükranla anıyorum .
Ruhları , şad olsun .
Bu haber 9 defa okunmuştur

:

:

:

: