Ada TV’ye konuk olan Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson, “Ortadoğu, tarih boyunca 'matruşka bebekler gibi' iç içe tasarlanmış jeopolitik kurgular ile dizayn oldu” dedi.
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson, Kıbrıs Ada TV'de yayınlanan “İşin Aslı” programına katılarak, Aslıhan Ünver'in gündeme ilişkin sorularına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Gürson; Tüm dünyada meydana gelen 'sıradışı' olaylar ile özellikle bölgesel sorunlara değinerek; “Ortadoğu, tarih boyunca 'matruşka bebekler gibi' içiçe tasarlanmış jeopolitik kurgular ile dizayn oldu.” ifadesini öne çıkardı.
Aynı zamanda, GAÜ Siyasal Bilimler Fakültesi'nin dekan vekilliği görevini de sürdüren Gürson, program esnasında, önceki öngörülerine bağlı olarak beklentilerinin gerçekleştiğini savunarak; ”Rusya'nın Ukrayna'ya askeri müdahalesi başladığında, bir süre sonra; 'savaş alanı her iki taraf için de bataklığa dönüşür' benzer öngörümle: Tarih bize, yeniden geçmişteki bir İngiliz-Rus rekabeti gibi bir şeyi sunuyor, tümden gelen jeopolitik okumada da; Uzaydaki siber güvenlik, istihbarattan- yeryüzünde okyanuslar dahil kontrolü ele alınmış geçiş yollarının, kanallarının yani stratejik bölge sahipliğinin, bu kurgunun ana konuları olduğunu hatırlatmaktadır. Tamamına birden baktığınızda; O zaman bizi ilgilendiren kısımları özellikle de; Hem Kıbrıs Adası'na, hem de Türkiye ile ilgili tırnak içerisinde 'biçilmeye' çalışılan perspektifi de daha nitelikli görebilme yolları da açılmaktadır. Ukrayna- Rusya krizi ve savaşı sürecinde olduğu gibi, şu anda karşı karşıya kalınan; ABD- İran Krizi ve olası savaşını engelleyebilmek veya makul bir anlaşma seviyesine geri getirebilmek için, yine İstanbul'un seçilmesi bir tesadüf olmadığı gibi!” şeklindeki ifadeleri de kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın agresif tutumun, aslında emperyalist bloğun en önemli ülkelerinden birinin hep varolan ihtiraslarının daha öncekilerden farklı olarak “sabırsızca” söylenmiş, muğlak olmayan nitelikli hedefleri gösterip, psikolojik baskıyı gözeten söylemler zinciri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson; ABD'nin bu konuda yalnız olmadığını, Rusya ve Çin gibi devletlerin de okyanus aşırı hamleler yaptığını, Arktik Kıta başta olmak üzere, tüm alanlarda bölgesel hakimiyet kurma mücadelesinin daha da sertleşeceğini öngördüğünü belirtti. Gürson,”Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendi hakimiyet sahasında; Devlet aklıyla, kuyumcu terazisi hassasiyetiyle Suriye, Ukrayna, Gazze'deki savaşlar ile başlayıp, daha da ağır gelişmelere evrilmeye yüz tutan bu süreçte; Aslında, kendi bekası adına, çok ciddi bir fırsatı veya fırsatları ele geçirebilir. Çok titiz diplomasi gerektirecek bir süreçten geçiliyor. ABD' nin askeri gücünün yığınaklanması, 'santrifüj' etkilere sebep olacaktır.
Örneğin; İsrail yönetimi, bu merkezde oluşan güce karşı bir etki ortaya koymaya çalıştı. İşte, İran'a ne zaman bir hamle yapacak olsa, ki orada da hep ezbere konuşuluyor; 'ABD, İsrail'i asla yalnız bırakmaz' deniyor. Evet! bugüne kadar öyleydi, ama ülkeler kendi bekaları, kendi ana karaları tehlike altında ise; bırakır giderler. Birleşik Krallığı da dinlemez, İsrail'i de dinlemez.”görüşünü dile getirdi.
Katıldığı programın son bölümünde “Terörsüz Türkiye” ile ilgili olarak; “IRA veya ETA gibi örnekler” ile karşılaştırıldığında beş- on yıllık zorlu süreçlerin görülebileceğini anlatan GAÜ Rektör Yard. Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson, “Tüm veriler, yaşananlar ve mutlaklık; Ankara'nın çok güçlü olmasını gerektiren sebepleri oluşturuyor. Bunların her birinde, Türkiye'nin otomatik olarak, sadece kendi gücüne değil, diğer müttefiklerin de gücüne güç katan bir konumu var. Sonuç olarak; diğerlerinin de 'bu güce ihtiyacının olduğu' bir dönemden geçiliyor.” dedi.