YENİ DÜNYA DÜZENİNİ AT BİNENİN KILIÇ KUŞANANIN

Yeni dünya düzenini Almanya başbakanı Merz’den dinleyelim ve yazımıza devam edelim .

Yeni dünya düzenini Almanya başbakanı Merz’den dinleyelim ve yazımıza devam edelim .
Merz :
Büyük bir güç düzeni hızla şekilleniyor … Güç hukukun önüne geçiyor . Kurallara dayanan düzenin bilindiği şekli ile artık mevcut olmadığını , bu yeni çağda güç önemlidir özellikle askeri güç … Teknoloji bu gün endüstriyel egemenliği ve güvenlikle ilgili yetenekleri belirliyor . Bu teknolojilere sahip olanlar uygulanacak kurallları da belirliyor …
Özetlersek .
Teknolojik üstünlüğe sahip olanlar , asgeri güçlerini buna dayandırarak , dünyayaı yönetmede de kendi kurallarını empoze ederek uygular .
Alman başbakanı , bu konudaki açıklamalarını devamlı yapmaktadır .
Hukuk kural yoksa , askeri ve ekonomik gücü elinde tutanlar ,
Kılıcı kuşanıp istediğini yapar ve alır .
Amerika örneği gibi .
Adamı yatağından alıp götürdüğü gibi .
İşte yeni dünya düzeninin , başlangıç tarihi .
Mudoro , bu açıdan tarih kitaplarına girmiştir .
Dünya düzenini , güçlülerin gücünün belirlediği bir döneme girmiş bulunmaktayız .
Bu beraberinde neyi getirmektedir ?
Tabi ki olağanüstü bir silahlanmayı .
Bunun da getireceği , çatışma ve savaş .
Dünyada bu düzenin mimarları ve uygulayıcıları .
ABD ve İsrail .
Her ikisi de , Gazzeyi ve içindekilerini ukluslararası hukukaku çiğneyerek yaşanamaz hale getirdiler .
Katlettikileri filistin li Müslümanların haddi hesabı yok .
Uluslararası kuruluşlara rağmen , Gazze’yi harabeye çevridiler .
BM .
By-Pas edilerek , Uluslararası Barış Kurulu oluşturularak , Gazze’yi mamur hale getirecekler miş .
Bunun başkanı da , katliamlarda , İsraile ortak olan ABD ve onun başkanı .
Gazze’yi imar , Gazze’yi bu hale getirenlerden talep edilmez mi ?
Edilemez .
Çünkü yeni dünya düzenine girdik .
Ya giden canların ve akan kanların hesabı .
O da sorulamıyor .
Bu yeni dünya düzeninden .
Bize gelince .
Bir türkü tutturmuş gidiyoruz .
BM parametreleri diye .
Vallahi dünya bize katıla katıla gülüyor .
Bu parametreleri oluşturanlardan biri , çıkıp da derse ki !
Uluslararası hukuk benim ahlakımdır .
Onu ben belirlerim .
Kuyduğu kuralları çiğner geçere , ve biz o kurallara sıkı sıkı sıkıya bağlılık göstermeye devam esdersek , dünya bize gülmeyip de ne yapsın ?
AB’nin en güçlü ülkesinin başbakanının söylediklerini yukarıda okudunuz .
Dünyada kural kalmadı diyor .
AB’ de dünyada varlığını sürdürdüğüne göre , onun da kuralları yok hükmünde olmaz mı ?
Kıbrıs konusu tam da bu yeni dünya düzeninin kayasına toslamış durumda .
Yeni umutlar pompalana dursun yeşermeden , sıfıra sıfır elde var sıfır misali , umutsuzluk yerinde saymaya devam ediyor .
Tabii umutsuzluğun kaynağı , salt yeni dünya düzeni değil .
Yeni düzene haksızlık yapmayalım .
Umutsuzluğun esas kaynağı , Rum tarafı .
Milli konseyde , tüm Rum partilerinin ENOSİS için imzaları yerinde duruyor .
Hiç birisi , içtenlikle Türk tarafının istediği federasyonu konuşmuyor .
Ya neyi konuşuyorlar ?
Birleşik , garantilerin ve TSK’nin olmadığı bir Kıbrıs modeli .
Böylece , adayı birleştirecekleri haayali içinde yanıp tutuşuyorlar .
Diyaloğa gelince .
Kapıların ve pencerelerin açılmasında bile ilerleme sağlanamayan müzakeresiz görüşmelerden umut umulabilir mi ?
Sn. Ertuğruloğlunun basın toplantısına gelkince .
Bu benim kanım .
Ankara’nın bilgisi haricinde , böyle bir açıklama mümkün değil .
Yoksa .
Sana söylerim kızım . Sen anla gelinim , misali mi .

Bu haber 39 defa okunmuştur

:

:

:

: