ADF DE EGEMENLİK VE DİYALOG VURGUSU

İki gün önce , Antalya’da başlayan ve geçen yıllara oranla , katılımcıların artış gösterdiği ADF‘na KKTC‘ den de , kalabalık bir heyet gitti .

İki gün önce , Antalya’da başlayan ve geçen yıllara oranla , katılımcıların artış gösterdiği ADF‘na KKTC‘ den de , kalabalık bir heyet gitti .
Hem iktidar , hem de muhalefetten katılım , üst derecede gerçekleşti .
Cumhurbaşkanı , Sn. Tufan Erhürman’ın konuşması , foruma damga vurdu .
ADF‘da yaptığı konuşmada , ağırlıklı olarak Kıbrıs konusunda sorular soruldu .
Daha doğrusu .
Tamamı ile Kıbrıs ve Kıbrıs sorunu oldu .
Sn. Erhürman .
Ağırlıklı olarak , iki konuda , yaptığı açıklamalar ile , somut olarak , Kıbrıs ve Türkiye kamu oyunu rahatlatıcı bir ders sergiledi .
Bunlardan biri :
Türkiye ile diyaloğun , hangi çizgide olduğu sorusu idi .
Kıbrıs Türk Halkının , 1955‘lerde başlayan fiili varoluş savaşımı yıllarında , işin başında olan , Dr. Fazıl Küçük , bu savaşımın zafere gitmesinin de parolasını Kıbrıs Türküne haykırmıştı !
Gerilere gidip onu bir anımsayalım .
“Türkiye için hayati olduğu kadar şeref ve haysiyet meselesi olan Kıbrıs davası , Türkiyesiz hiçbir zaman halledilemez ve edilmeyecektir “.
Dr. Küçük’ün bu vecizesi , Kıbrıs Türkünün bir ilkesi haline gelerek , sorunun her döneminde , en sıkı bir şekilde diyalog içerisinde olarak , ilişkiler sürdürülmüştür .
Sn. Erhürman da , bu ilkeye bağlı kalarak , diğer Cumhurbaşkanları veya yetkililerin , sürdürdükleri diyaloğu , sürdüreceğinin mesajını ve teminatını vermiştir .
İkincisi ise , Egemenlik konusu idi.
Kıbrıs Türk Halkı , elde ettiği egemenliğini , silah zoru ile elinden almaya kalkan , Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan’a karşı , Ada coğrafyasının %3’ün de , gettolarda , her türlü insanlık dışı muameleye tabii tutulmasına karşın . Egemenliğinden , canı ve kanı pahasına o günleri mevzilerde yaşayan ve bil fiili o mücadeleye katılan biri olarak , ödün vermemiş. Egemenliğine toz kondurmamış. Dokundurmamıştır .
Egemenlik , Kıbrıs Türkünün varlık nedenidir .
O yoksa .
Kıbrıs Türkü , yokla eşanlamlı olur.
Özetle , Kıbrıs Türk Halkının , egemenliğini , kurucu ortak olarak katıldığı Kıbrıs Cumhuriyeti ile , elde ettiğini . Rumlar ne kadar egemense , Kıbrıs Türklerinin de , o oranda egemen olduğunu . Kıbrıs’ta , Kıbrıs Türklerinin dışlanarak , güneyin icraat ve tasarrufta bulunmalarının , kabul edilemez olduğunu. Bunun için , Kıbrıs Türkünün egemenlik ve bundan doğan haklarını , söke söke almak için mücadele edeceğinin vurgusunu da , yaptı .
Güneyin , güvenlikle olan yaptığı ittifakların da , hükümsüz olduğu yollu açıklamalarda da bulundu .
Kıbrıs Türkü , egemenliğini , her türlü saldırı ve Bizans oyunlarına karşı durarak , direnerek elde etti .
Bunu 1960‘ta , self – determinasyon hakkını kullanarak , elde etti ve uyguladı .
Bu uluslararası anlaşmalara dayanarak yapıldı .
Kıbrıs Türklerine egemenlik verilsin mi? verilmesin mi ? tartışmaları .
Abesle iştigaldir .
Bundan geriye dönüş , na mümkün .
1983‘ te , KKTC , Kıbrıs Türkünün bağrından , sağ salim doğmuştur .
42 yaşına erişmiş , kurumları ile , bir devlet .
Ya bu gerçeklik , kabul edilir .
Ya , da .
Herkes , kendi yolunu seçer .
Kıbrıs Türkü , egemenliğini ve bağımsızlığını , canı ve kanı ile elde etti .
Egemenlik ve bağımsızlık , başkaları tarafından , birine verilmez .
Tarihte , bunun hiç örneği yoktur .
Ancak , güçle savaşımla alınır .
Kıbrıs Türkü bu savaşımı 11 yıl vermiş , devletini kurmuştur .


Bu haber 12 defa okunmuştur

:

:

:

: