Siz bakmayın , barış söylemlerine ve barışçı tavırlarına ve davranışlarına .
Bunlar .
Sahnede sergiledikleri ve izleyicilere yutturmaya çalıştıkları sahte barış oyunlarıdır .
Perde gerisinde , bunun 180 derece gerisindeler .
Yani .
Yanisi , fazla .
Barış , marış .
Anlaşma , manlaşma istemiyorlar .
Ya , istedikleri ne ?
Mevcut statükonun devamı .
Ve .
Bundan , elde edecekleri çıkarlar .
Bu kanıya , nereden vardığım sorusu sorulabilir .
Kıbrıs’ta , birinci derecede müdahil olan , AB Komisyonu üyesi ve aday ülke Türkiye’yi , Çin ve Rusya saflarında düşman ülke ilan edeceksin , Kıbrıs’a gelip varel aralığından , kuzeye bakacaksın .
Güneyi , kendi istek ve çizdikleri politikada destekleyip , pohpohlayacaksın . Sonrada , kafalarındaki Kıbrıs Türk halkının varlığını , hiçe sayan politikalarını destekleyip , barıştan yana olduğunu söyleyeceksin .
Vallahi , Deve kuşuna “gal onda “ dedirttiniz.
Diğer AB üyesi Macron’un yönetimindeki Fransa’ya gelince .
Adada , her ne anlaşmayla olursa olsun , askerlerini sürekli Adada tutacaksın , barışı da ağzından eksik etmeyeceksin .
Utanmasanız !
Amerika’daki aynisinin tıpkısı , adada da barış heykeli dikeceksin .
Tabii , ABD’deki “Barış heykeli “ hiç barışı sağlayamadı .
ABD’yi , bir savaş ülkesi haline getirdi .
Bunları yaratan , güneydeki , Niko’ya gelince .
O , hiç masadaki federasyonu ister mi ?
Sadece ister görünüp , desteği olanlarla , Kıbrıs Türkünü , yama bir federasyona , azınlık statüsüne getirmek , değil mi ?
İstenilen , Kıbrıs Cumhuriyeti baki kalarak . Kıbrıs Türklerini , AB‘ne federe devlet altında sokmak .
Bu da , azınlık statüsünden başka bir şey değil .
Federe devletlerin , AB‘de temsiliyeti yok .
Çünkü , egemen değiller .
Niko .
Silahlanmaya , devam ediyor .
Emelleri .
KKTC coğrafyasını askeri güçle elde etmek .
Yunanistan’dan gelecek tanklar işi , fos çıkmış gibi .
Şimdi , katil Netanyahu’dan , tank almaya yöneldi .
Bu fiilleri yapan bir zihniyetin , barış söylemine ne kadar güvenilir ?
Ayni şekilde , bu soru AB için de geçerli .
AB Parlamento Başkanının , terörist EOKA’ya , ki yüzlerce Türkün katilidir . Methiyelerde bulunursa , ahali AB’ne karşı , çok ciddi bir güven bunalımı içine girmez mi?
Girmiştir de .
Bu , en üst tepede bulunan , Sn. Tufan Erhürman’ın da , gözünden kaçmadı .
Bir söyleşisinde , bundan da bahsetti .
Bir cümle ile çok güzel ortaya koydu !
“…AB ile Kıbrıs Türk tarafı arasında da güven yaratıcı önlemlere ihtiyaç bulunduğunu dile getirdim …”
Demek ki güven bunalımı , sadece güneyle değil .
Güneyi körü körüne destekleyen , AB ile de halkımız güven bunalımı içinde bulunuyor ki , Sn. Erhürman , AB temsilcilerinin bilgisine getirmiştir .
AB .
Bu davranışları ile , adada sürekli bir barışın gelmesinden mi ?
Yoksa .
Mevcut statükonun sürdürülmesinden mi yana , bunları yapıyorlar ?
Bu olgular karşısında , hepsini geçtim .
En büyük hak olan , Yaşam Hakkı konusunda , halkımız , gerek güneye , gerek AB’ ne güven duyabilir mi ?
Dünyanın geldiği son durumda , buna BM Teşkilatını da dahil etmek , her halde yerinde bir hareket olacaktır .