Acımasız gerçekler

İşler iyi gitmiyor.

İşler iyi gitmiyor. Gerçekler acımasız. Almanya ekonomisi son on yılların en kötü durumunu yaşıyor. Durgunluk, yatırım eksikliği var. Almanya'nın uzlaşma modeli de artık işe yaramıyor. Uzun yıllar, işverenler ve sendikalar arasındaki anlaşma, Alman savaş sonrası ekonomisinin en önemli başarı faktörlerinden biri olarak kabul edildi. Ön tarafta tartışırken, kapalı kapılar ardında, çoğu zaman politikacıların da yardımıyla, uzlaşmalar sağlanıyordu:
* * * *
Toplu pazarlık anlaşmalarının müzakere edildiği, refah devletinin genişletildiği, çalışma saatlerinin kısaltıldığı model buydu. Almanya’nın ünlü ekonomik mucizesi, işte bu uzlaşma ilkesi üzerine kurulmuştu. Gerçekte, model yalnızca ekonomi büyüdüğü sürece sorunsuz bir şekilde işledi. En parlak dönemi, Alman şirketlerinin küresel önemlerini yeniden kazandığı savaş sonrası yeniden yapılanma yıllarıydı.
* * * *
Birleşmenin ardından ekonomi ciddi bir yapısal krize girdiğinde, sosyal ortaklık modeli de çöktü. Büyük ölçüde yıllarca süren sonuçsuz tartışmalardan sonra, nihayet sosyal demokrat Şansölye Gerhard Schröder, sendikaların isteklerine karşı çıkarak Gündem 2010 adı altında kemer sıkma politikalarını hayata geçirdi. Bu Almanya için adeta bir dönüm noktasıydı. Popüler olmayan bu reformlar ekonomiyi kısmen canlandırabildi
* * * *
Şimdi tekrar ekonomideki durgunlukla birlikte Almanya'nın birçok alanda acil reformlara ihtiyacı var. Sağlık, bakım, emeklilik, vergiler, işgücü piyasası: Bunlar Almanya'yı gelecekteki zorluklara hazırlamak yapılması gerekenlerin bazıları. Şansölye Perşembe günü Alman Sendikalar Konfederasyonu kongresinde hükümetinin reform planlarını tanıtırken delegeler tarafından alaycı kahkahalarla karşılandı, ıslıklandı.
* * * *
Şansölye, Alman Sendikalar Konfederasyonu'nun federal kongresinde beş milyondan fazla işçinin temsilcileriyle karşı karşıya geldi. Eski Şansölye Angela Merkel de görevinin ilk yılı 2006'da, yine aynı kongrede yuhalamalar ve ıslıklarla karşılanmıştı. Şimdi, yirmi yıl sonra, şansölye Merz benzer bir deneyim yaşadı. Merz, protesto korosuna katlanmak zorunda kaldı. Bu pek de şık bir durum değildi. Ama sanırım beklenen bir şeydi.
* * * *
Kongreye hitap eden Şansölye Merz, Almanya'nın ekonomisini ve sosyal sistemini tekrar elden geçirmeden refahını sürdüremeyeceğini, üretim maliyetlerinin çok yüksek olduğunu savundu. Kongrede işçi temsilcilerine hitap eden şansölye Merz, ardından daha da detaylandırdı: “Ancak ekonomik olarak yeniden güçlenirsek her alanda verdiğimiz sözleri tutabiliriz” diye uyardı.
* * * *
DeutschlandTrend anketine göre, Almanların büyük çoğunluğu (yüzde 86) koalisyon hükümetinin çalışmalarından memnun değil. Bu, bir Alman şansölyesi için kaydedilen en düşük oran oldu. Bu kötü bir işaret; 2025 seçimini yeni bir başlangıç vaadiyle kazanmıştı. İktidara gelmesi büyük ölçüde Almanya'nın uzun süredir zayıflayan, ihracata dayalı ekonomisini hızla canlandırma vaadine dayanıyordu.
* * * *
Şansölye Merz'in sorunlarından biri, göreve gelirken hükümetinin işleri hızla düzelteceğine dair verdiği sözdü. Göreve geldikten sonraki ilk parlamento konuşmasında halkın ülkenin 'daha iyiye doğru' değiştiğini geçen yazdan itibaren hissetmeye başlayacaklarını geçen vaat etmişti. Ama ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük vergisi ve İran savaşının yarattığı olumsuz sonuçlar, Alman ekonomisinin yapısal sorunlarını daha da kötüleştirdi.
* * * *
Durum daha da kötüye gidiyor: Rakamlar kötü. Şansölye Merz reformların yol haritasını ve her şeye rağmen ülkenin doğru yolda olduğuna seçmenleri ikna için ülke içinde geziyor ve herkesten sabırlı olmalarını istemesinin nedenini açıklıyor. Başbakanın mesajı kısaca şu: ‘Süreç zahmetli ve siyasi olarak karmaşık, bu yüzden lütfen sabırlı olun‘ Sabır bir erdem olabilir, ancak siyasi bir slogan olarak pek işe yaramıyor galiba. Sabırsızlar artıyor.
Bu haber 21 defa okunmuştur

:

:

:

: