Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zaroğlu, Ercan Havalimanı'nın iç hat statüsüne alınmasına yönelik tartışmalardan erken seçim düzenlemelerine, yerel yönetim seçimlerinden Meclis'teki tartışmalara kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“UÇAK BİLETİ FİYATLARI VATANDAŞI ZORLUYOR”
KKTC'nin turizm açısından önemli bir noktada bulunduğunu belirten Zaroğlu, ülkeye yalnızca turistlerin değil, aile bağları nedeniyle Türkiye'ye sık sık gidip gelen vatandaşların, çalışanların ve öğrencilerin de yoğun şekilde seyahat ettiğini söyledi. Bu yoğunluğun özellikle uçak bilet fiyatlarını ciddi seviyelere çıkardığını ifade eden Zaroğlu, yakın zamanda yaşadığı bir cenaze nedeniyle kendisinin de yaklaşık 24 bin TL'lik bilet fiyatıyla karşılaştığını, YDP Genel Başkanı'nın da yaklaşık 23 bin TL ödeyerek seyahat etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Asıl mağduriyetin asgari ücretle geçinen vatandaşlar tarafından yaşandığını vurgulayan Zaroğlu, bir kişinin maaşının neredeyse yarısını yalnızca tek yön uçak biletine vermesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Dönüş bileti ve aile bireyleriyle yapılacak yolculuklar düşünüldüğünde bu yükün daha da ağırlaştığını dile getirdi.
'İÇ HAT MODELİ TARTIŞILABİLİR, ÖNEMLİ OLAN VATANDAŞIN YÜKÜNÜ AZALTMAK'
Sorunun çözümü için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Zaroğlu, bunun iç hat uygulaması ya da farklı bir modelle gerçekleştirilebileceğini söyledi. Önemli olanın yöntemin adı değil, vatandaşın ulaşım maliyetini düşürecek bir çözümün hayata geçirilmesi olduğunu ifade eden Zaroğlu, konuya ideolojik yaklaşımlarla karşı çıkılmasını eleştirdi. Meclis'te yapılan tartışmalarda meselenin halkın ekonomik sıkıntıları yerine egemenlik ve Türkiye ile ilişkiler üzerinden değerlendirilmeye çalışıldığını savunan Zaroğlu, halkın yararına olacak bir düzenlemeye siyasi gerekçelerle karşı çıkılmaması gerektiğini kaydetti.
'MECLİS'TE SAĞLIKLI TARTIŞMA ORTAMI OLUŞMUYOR'
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) içerisinde ülkeye hizmet etmek isteyen değerli isimlerin bulunduğunu belirten Zaroğlu, buna rağmen bazı milletvekillerinin Meclis'teki tutumlarını eleştirdi. Meclis'te görev yapmış biri olarak yaşanan tabloyu yakından bildiğini ifade eden Zaroğlu, kürsüye çıkan milletvekillerinin sık sık sözlerinin kesildiğini, soru yöneltildikten sonra cevap vermelerine fırsat tanınmadığını söyledi. Demokratik işleyişin söz alıp görüş belirtmek ve verilen cevabı dinlemekten geçtiğini dile getiren Zaroğlu, yaşananların sağlıklı bir tartışma ortamını engellediğini savundu.
'GENEL SEÇİM VE YEREL SEÇİM AYRI TARİHLERDE YAPILMALI'
İki seçimin aynı gün yapılmasına da karşı çıkan Zaroğlu, bunun teknik açıdan ciddi sorunlar doğuracağını söyledi. Birlikte yapılacak seçimlerin maliyetleri düşüreceği yönündeki görüşlere katılmadığını ifade eden Zaroğlu, sandık, personel ve organizasyon yükünün artacağını, dolayısıyla maliyetlerin de yükseleceğini savundu. Eski ve mevcut Yüksek Mahkeme Başkanlarının da konuya ilişkin uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Zaroğlu, seçimlerin ayrı tarihlerde yapılmasının daha doğru olacağını belirtti. Milletvekilliği genel seçimlerinin ocak ayında, belediye seçimlerinin ise gerekli yasal ve anayasal düzenlemeler yapılarak haziran ayında gerçekleştirilmesini öneren Zaroğlu, belediye seçimlerinin dört yılda bir yerine beş yılda bir yapılmasının da değerlendirilebileceğini söyledi. Yargıda bekleyen binlerce dava dosyasına da dikkat çeken Zaroğlu, seçim takvimi yeniden planlanırken hakim sayısının artırılması ve yargının ihtiyaç duyduğu düzenlemelerin de hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
“SEÇİM TAKVİMİ SİYASİ HESAPLARLA YAPILAMAZ”
Sürekli seçim atmosferinin hem vatandaş hem de kamu açısından yük oluşturduğunu dile getiren Zaroğlu, planlı bir seçim takviminin hem kamu maliyesine hem de demokratik işleyişe katkı sağlayacağını savundu. Konuşmasının sonunda siyasi hesaplarla seçim tarihi belirlenmesini doğru bulmadığını belirten Zaroğlu, 'Şu parti barajı geçer, bu parti daha az milletvekili çıkarır' tartışmalarının yerine milletin iradesine güvenilmesi gerektiğini söyledi. Kendine güvenen siyasi anlayışın sandığı halkın önüne koyması gerektiğini ifade eden Zaroğlu, seçim takviminin siyasi hesaplarla değil, kamu yararı ve demokratik ilkeler doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.