NATO Zirvesi Bitti; Şimdi Türkiye İçin Sonuç Alma Zamanı

Diplomaside zirveler önemlidir. Ancak devletler tarih yazarken zirvelerde verilen fotoğraflarla değil, o fotoğrafların ardından attıkları adımlarla anılırlar. NATO Zirvesi geride kaldı. Şimdi Türkiye açısından kritik soru şudur: Bundan sonra ne yapılacak?

Diplomaside zirveler önemlidir. Ancak devletler tarih yazarken zirvelerde verilen fotoğraflarla değil, o fotoğrafların ardından attıkları adımlarla anılırlar. NATO Zirvesi geride kaldı. Şimdi Türkiye açısından kritik soru şudur: Bundan sonra ne yapılacak?

Türkiye son yıllarda izlediği çok yönlü dış politika sayesinde yalnızca NATO’nun doğu kanadındaki bir müttefik değil, aynı zamanda Karadeniz, Orta Doğu, Kafkasya ve Akdeniz arasında stratejik bir denge unsuru olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu konum, Ankara’ya önemli bir diplomatik hareket alanı sağlıyor. Ancak bu avantajın korunabilmesi için diplomatik temasların ekonomik ve askeri kazanımlara dönüşmesi gerekiyor.

İlk hedef, savunma sanayisindeki kısıtlamaların tamamen kaldırılması olmalıdır. Türkiye, müttefiklerinden yalnızca güvenlik konusunda destek bekleyen bir ülke değil; aynı zamanda NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip, ittifak operasyonlarına en fazla katkı sağlayan ülkelerden biridir. Bu nedenle savunma alanındaki iş birlikleri siyasi şartlara bağlanmamalı, karşılıklı güven temelinde yeniden inşa edilmelidir.

İkinci olarak, Türkiye savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma politikasını kararlılıkla sürdürmelidir. Yerli savaş uçağı, hava savunma sistemleri, insansız hava araçları, füze teknolojileri ve deniz platformlarına yapılan yatırımlar hız kesmeden devam etmelidir. Çünkü uluslararası sistemde kalıcı dostluklardan çok kalıcı çıkarlar vardır.

Ekonomi de dış politikanın ayrılmaz bir parçasıdır. Zirvede oluşan olumlu diplomatik atmosfer, Türkiye’ye yatırım çekmek, enerji projelerini hızlandırmak ve Avrupa ile ticari ilişkileri güçlendirmek için değerlendirilmelidir. Güçlü ekonomi olmadan güçlü dış politika sürdürülebilir değildir.

Türkiye’nin önünde bir diğer önemli başlık ise enerji güvenliğidir. Doğu Akdeniz, Karadeniz doğal gazı, yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji koridorları konusunda Ankara, bölgesel merkez olma hedefini hızlandırmalıdır. Enerji bağımsızlığı, artık askeri güvenlik kadar stratejik bir öneme sahiptir.

Bunun yanında Türkiye, Rusya ile diyalog kanallarını açık tutarken NATO içindeki sorumluluklarını da dengeli biçimde sürdürmelidir. Ankara’nın en büyük avantajı, kriz dönemlerinde konuşabilen az sayıdaki başkentten biri olmasıdır. Bu diplomatik kapasite korunmalı ve daha da güçlendirilmelidir.

Son olarak Türkiye, sadece krizlere tepki veren değil, gündem belirleyen bir ülke olmalıdır. Terörle mücadele, göç yönetimi, Karadeniz güvenliği, Orta Doğu istikrarı ve enerji arz güvenliği gibi alanlarda kendi stratejik önerilerini ortaya koyan aktif bir aktör olarak hareket etmelidir.

NATO Zirvesi sona erdi. Şimdi diplomatik nezaketin yerini stratejik hesapların aldığı dönem başlıyor. Türkiye’nin önünde önemli fırsatlar kadar dikkatle yönetilmesi gereken riskler de bulunuyor. Bu süreçte başarı; verilen sözlerin ne kadarının hayata geçirildiği, ulusal çıkarların ne ölçüde korunduğu ve Türkiye’nin uluslararası sistemdeki ağırlığını ne kadar artırabildiği ile ölçülecektir.

Çünkü zirveler birkaç gün sürer; ancak devletlerin geleceğini, zirve sonrasında attıkları adımlar belirler.
Bu haber 57 defa okunmuştur

:

:

:

: