AB . Rus doğal gazından kurtulmak için , Doğu Akdeniz’deki hidrokarbonların en erken bir zamanda , süratle çıkarılması için, büyük çabalar harcıyor .
Bunun için , güneyin hamiliğini yüklenmiş bir durumda .
Bunun gerçekleşmesi için de , bu büyük projeden , Türkiye ve KKTC’yi dışlayıcı politikalar uygulamakta .
Açıkça , Türkiye’ye sünnetçi korkusu vermektedir .
AB‘den talep edilenlere karşı , açıkça Kıbrıs’ı bir AB eyaleti haline getirerek , her şeyi sömürmek .
Buna en büyük engel , tabii ki .
Ada Türkleri .
Doğal zenginlikler , halklarındır .
Hükümet ve devletlerin , değildir .
Tabii enerjinin , arz ve tedarikinde , Türkiye’nin rolü büyük .
Türkiye , tüm adanın garantörü .
Türkiye ve KKTC’yi dışlayarak , bu işi yapamayacaklarının bilinci içerisindeler .
Neden mi ?
Sondajı yapan ve enerjiyi çıkaracak olan şirketler , ticari şirketlerdir .
Dünyamız , kapitalist bir ekonomik sistemle , dört nala gitmektedir .
Şirketler , yatırım yaparken , bölgede , her türlü istikrarın olmasını istemektedir .
Oysa bölgemiz .
Bu ticari şirketlerin , istediği bir istikrar içinde değildir .
İstikrarsız bir bölgeye , hangi ticari şirket gidip yatırım yapar .
Bu , çok büyük bir risktir .
Nitekim , bunu , Rus doğal gazını , Avrupa’ya nakleden boru hattının , Ukrayna , Rus savaşında , nasıl sabote edildiğini gördük .
Onun için , Doğu Akdeniz , sürekli istikrara kavuşmadığı sürece , hiçbir şirket doğal gazı çıkarıp , nakil altyapısını , tamamlayarak , risk almak istemez .
Bu durumda , iki alternatif , bizi bekliyor !
Birincisi .
Doğu Akdeniz’deki mammayı yemek için , tarafların siyasi duruşlarına bakmayarak . Tamamı ile , ticaret anlayışına dayanan , enerji kaynakları , adil bir şekilde , her iki tarafa , bölüşülerek , bu yönde bir istikrar sağlamak .
İkincisi ise .
Siyasi , ekonomik ve askeri bakımdan baskı uygulamak .
Bu , yıllarca Türk tarafına uygulandı .
Maya , tutmadı .
Mammaya sahip olmak için , güneye ve Yunanistan’a baskı uygulamasına gidilir mi?
Şimdilik , öyle bir şey görülmüyor .
Ticari şirketlerin , yani sermayedarların para için yapamayacakları hiçbir şey yok .
Kapitalist sistemin , dini imanı paradır .
Baskılar bir tarafa yapılır da , sonuç elde edilmiyorsa , baskı , karşı tarafa yöneltilir .
Dedik ya .
Sermayenin , dini , imanı , milliyeti paradır .
Güven arttırıcı önlemlere , kapısını kapatan bir güneyle , anlaşma olamayacağına göre .
Hidrokarbonda , Türkiye ve KKTC’yi dışlamaya devam etmek . Çözüm için söylenenlerin , laf ola söylendiği manasına gelmez mi ?
Tabii bölgede , ABD şirketleri de hakim.
Dolayısı ile , ABD’nin nüfuzu da etkin .
Kısaca .
Bölgede , istikrar sağlanana kadar .
Öyle anlaşılmaktadır ki .
Hidrokarbonlar , yataklarında uyumaya devam edecek .
Bunun , somut örneğine , Almanya’da dün şahit olduk .
Almanya’ya , resmi ziyarette bulunan , Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev .
Devlet töreni ile karşılandı.
Almanya Başbakanı Merz ile , yaptığı resmi görüşmede , Aliyev’den , Avrupa’ya doğal gaz ve petrol satışının , arttırılması istendi .
Avrupa’ya , 12 milyar metre küp doğal gaz gidiyor .
Merz , bunun arttırılmasını talep etti .
Bu da gösteriyor ki , yakın bir gelecekte , Doğu Akdeniz’deki Hidrokarbon için , umut ışığı görülmüyor .
Bu konuda , Guterres’in çabalarından da , AB umut kesmiş , ki , Azerbaycan’dan enerji arttırım talebinde bulunuyor .
Ettiler eylediler , devi şişeden çıkardılar .
Koy , koyabilirsen , çıktığı yere .