Üniversitelerin, siyaset kurumunun arka bahçesi olmadığını kaydeden Akpınar, “Üniversiteler, devletin geleceğini inşa eden, bilim üreten ve özgür düşüncenin temsil edildiği kurumlardır. Bu kurumlara karşı kullanılan her baskı dili, aslında ülkenin geleceğine yöneltilmiş bir baskıdır.” dedi.
Akpınar, dün gerçekleştirilen UBP Vizyon ve Proje çalıştayına katılan birden fazla üniversite rektöründen taraflarına ulaşan bilgilerin, ciddi kaygılar yarattığını belirtti.
Akpınar açıklamasına, şöyle devam etti:
“Tarafımıza aktarılan bilgilere göre, üniversite rektörleri toplantıya Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi daveti ile katılmışlar, ancak toplantının işleyişi ve organizasyonunda siyasi bir parti çalışması olması, birçok katılımcıda rahatsızlık yaratmıştır. Her şeyden önce bunun net bir şekilde bilinmesi gerekmektedir. Devlet ile siyasi parti birbirine karıştırılamaz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın davetiyle bir araya gelen üniversite yöneticileri, herhangi bir siyasi organizasyonun parçası haline getirilemez. Devlet ciddiyeti bunu gerektirir.”
Gelen bilgilere göre, üniversitelerden, gelecek salı gününe kadar yükseköğretim politikalarına ilişkin önerilerini hazırlamalarının istendiğini, bunu yerine getirmeyen üniversitelerin Cumhuriyet Meclisi kürsüsünden kamuoyu önünde ifşa edileceği yönünde ifadeler kullanıldığını ileri süren Akpınar, “Eğer yükseköğretim politikaları bu anlayışla oluşturulmaya çalışılıyorsa, ortada konuşulması gereken çok daha büyük bir sorun vardır.” dedi.
Yükseköğretimin tehditle yönetilemeyeceğini, üniversitelerin baskıyla üretmediğini, bilimin korku ikliminde gelişmediğini belirten Akpınar, “Üniversiteler bu ülkenin en değerli kurumsal yapılarıdır. Rektörler de hesap sorulacak memurlar değil, devletin yükseköğretim politikalarının en önemli paydaşlarıdır.” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerden yeniden politika istendiğine işaret eden Akpınar, “Peki yıllardır hazırlanan raporlar nerededir? Hani Bakanlık sözde bunları yapmıştı. Üniversiteler Birliği’nin ortaya koyduğu çalışmalar nerededir? YÖDAK’ın önerileri nerededir? Cumhuriyet Meclisi’nde defalarca dile getirilen çözüm önerileri neden uygulanmamıştır? Hazırlanan Yükseköğretim Değişiklik Yasası neden hala bekletilmektedir?” sorularını sordu.
-“Cumhuriyet Meclisi, hiçbir üniversiteyi tehdit etme makamı değil, millet adına çözüm üretme makamıdır”
Sorunun, bilgi değil vizyon eksikliği, siyasi iradenin yıllardır gerekli reformları hayata geçirmemiş olması olduğunu kaydeden Akpınar, Cumhuriyet Meclisi’nin hiçbir üniversiteyi tehdit etme makamı değil, millet adına çözüm üretme makamı olduğunu ifade etti.
Yıllardır bekletilen kararların uygulanmasını, yasaların Cumhuriyet Meclisi’ne getirilmesini isteyen Akpınar, KKTC’nin, yeni siyasi fotoğraf karelerine değil yeni başarılara ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Akpınar, “Herhangi bir üniversite, düşüncesini özgürce ifade ettiği veya ifade etmediği için Cumhuriyet Meclisi kürsüsünde hedef gösterilmeye çalışılırsa, o kürsüde yalnız üniversiteler konuşulmayacaktır. O kürsüde yükseköğretimi yıllardır çözümsüz bırakan anlayış da millet adına tarafımızdan sorgulanacaktır.” dedi.