KKTC’de devletin geleceğini konuşurken artık yalnızca yol, hastane, okul ya da elektrik yatırımlarını konuşmak yetmez. Çağın devleti aynı zamanda hızlı, şeffaf, erişilebilir ve dijital olmak zorundadır.
KKTC’de devletin geleceğini konuşurken artık yalnızca yol, hastane, okul ya da elektrik yatırımlarını konuşmak yetmez. Çağın devleti aynı zamanda hızlı, şeffaf, erişilebilir ve dijital olmak zorundadır.
Tapu ve Kadastro altyapısının dijitalleştirilmesi kapsamında yürütülen Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) projesi bu açıdan son derece önemli bir adımdır. Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin “Türkiye’nin dijital devlet tecrübesini KKTC ile buluşturuyoruz” sözleri, aslında meselenin özünü ortaya koyuyor.
Çünkü dijitalleşme yalnızca bilgisayarların, yazılımların veya elektronik arşivlerin devreye girmesi değildir. Dijital devlet; vatandaşın devlet kapısında saatlerce beklemediği, aynı belgeyi defalarca teslim etmek zorunda kalmadığı, kurumların birbirinden haberdar olduğu ve işlemlerin daha hızlı sonuçlandığı bir devlet anlayışıdır.
Bugün KKTC’nin en önemli sorunlarından biri, birçok alanda hâlâ eski usul bürokrasi ile yeni dünyanın ihtiyaçları arasında sıkışıp kalmasıdır. Bir kurumda bulunan bilginin başka bir kurum tarafından yeniden istenmesi, kâğıt üzerinde yürütülen işlemler, arşiv sorunları ve vatandaşın farklı devlet daireleri arasında mekik dokuması artık sürdürülebilir değildir.
İşte e-Devlet burada bir teknoloji projesinden çok daha fazlasıdır.
Başçeri’nin dikkat çektiği Avrupa Komisyonu e-Devlet Kıyaslama Raporu’nda Türkiye’nin 83 puanla 37 ülke arasında 10’uncu sırada yer alması, Türkiye’nin bu alanda ciddi bir birikim oluşturduğunu gösteriyor. Türkiye’nin yüksek nüfusuna rağmen böylesine geniş kapsamlı bir dijital devlet altyapısı kurabilmiş olması, KKTC açısından da önemli bir tecrübe kaynağıdır.
Üstelik bu işbirliği yeni başlamış değil. KKTC kamu kurumlarının yeni altyapı üzerinden entegre çalışmasını hedefleyen e-Devlet Projesi’ne 2014 yılından itibaren mali destek verilmesi, bugün atılan adımların aslında uzun vadeli bir dönüşümün parçası olduğunu gösteriyor.
Şimdi yapılması gereken, bu dönüşümü hızlandırmaktır.
Tapu sistemi bunun en önemli örneklerinden biridir. Taşınmaz kayıtlarının güvenli, güncel ve dijital ortamda yönetilmesi; hem vatandaşın işini kolaylaştıracak hem de devletin taşınmazlarla ilgili işlemlerinde hata ve belirsizlikleri azaltacaktır. Daha da önemlisi, farklı kamu kurumlarının aynı dijital altyapı üzerinden birbirleriyle konuşabilmesi, devlet mekanizmasının bütününü değiştirecektir.
Ancak burada önemli bir noktaya dikkat etmek gerekiyor:
Dijital devlet yalnızca sistem kurmakla olmaz. Sistemin bütün kurumlarda etkin biçimde kullanılması gerekir.
İçişlerinden maliyeye, tapudan belediyelere, sosyal güvenlikten eğitime kadar bütün kamu kurumları ortak bir dijital ekosistemin parçası haline gelmelidir. Vatandaş bir kurumdan aldığı belgenin başka bir devlet kurumunda zaten mevcut olduğunu söylemek zorunda kalmamalıdır.
Devlet, vatandaşından bilgi istemek yerine kendi kurumları arasındaki bilgiyi yönetebilmelidir.
Bunun yanında dijitalleşmenin en önemli getirilerinden biri de şeffaflıktır. İşlemlerin elektronik ortamda izlenebilir hale gelmesi, bürokrasinin azaltılması ve süreçlerin kayıt altına alınması; kamu yönetiminde hesap verebilirliği de güçlendirecektir. Bizden söylemesi…