Bugün de akşamüstü SAMMAMİS gölündeydik. Buraya KUNDUZ Gölü de deniyormuş.
Leocuğum arkadaşıyla buluştu. Arkadaşının annesi Daniela ve babası Daniel’le de tekrar görüşme fırsatımız oldu.
Elbette sevgili arkadaşım Sonia ile buluşup sohbet etmek bana çok iyi geldi. Sonia, Daniela’nın annesi… O bir anneanne ben de babaanne…
Ona istediği şiir kitabımı hediye ettim. Hakkında da pek çok şey öğrendim.
Sonia’nın anne ve babası İtalya’da doğar. Sonra Brezilya ‘ya gelirler. Sonia Brezilya’da doğar. Brezilya’nın resmi dili PORTEKİZCE’dir.
Çocukluğunda İtalyanca bildiği halde konuşması yasaktır, sınır dışı edilebilirler diye sadece aile içinde İtalyanca konuşurlar. Film gibi değil mi? Aslında filmler de yaşananlardan yola çıkılarak hazırlanıyor…
Bu yaz anne ve babasının doğduğu İtalyan kasabasını görmek ve tanımak için oradaki bir yemek kursuna yazılmış. Çok heyecanlı. Yolun açık olsun Sonia…
Ne hayatlar var değil mi? Hangi ulustan ya da ırktan olduğunuz önemli değildir. İnsan olarak çektiğimiz sıkıntılar ve inanılmaz serüvenler devam eder her dönemde…
Bir gün yolun düşerse seni Kıbrıs’a bekliyorum güzel kalpli arkadaşım.
HAFTA SONU
Hafta sonumuz
Üç ailenin aynı okulda okuyan çocukları buluşup top oynasın, temiz hava alsın ve eğlensin diye piknik düzenlenmiş. Biz de davetliyiz.
Yer Sammamish Gölü kıyısı… Geçen defa buluşmamız güney batısındaymış bu kez doğuda bir yerdeyiz. Bir sürü göl varmış bu bölgede.
Sammamish Gölü yaklaşık 21 km² (4.853 dönüm) yüzölçümüne, 11 km uzunluğa ve 2 km genişliğe sahiptir. En derin noktası yaklaşık 32 \text{ metre olan göl, Washington eyaletinin altıncı ve King County'nin ikinci en büyük gölüdür.
Baktığınızda deniz gibi duruyor. Yüzenler, minik tekne ya da sörflerle gezenler… Güneşlenenler… Geniş bir doğa parkı içinde piknik yapanlar. Bir tarafta kamp kurmuş öğrenciler…
Her dilden, her ırktan neşeli ve mutlu insanlar diyarı… Mangallar yakılmış, dumanları savruluyor. Bir sürü çocuk neşe içinde oynuyor, çimenlerde yuvarlanıyor.
Bir ara son derece düzgün alanda yürüyüşe çıkıyorum. Dev bir ormanın içinde yürüyorsunuz gerçekten.
İki kilometre yürüyorum ama daha derinlere giden o kadar yollar var ki! Kaybolmamak için bir yerden geri dönüyorum.
Her yer ağaç, her yer orman… Her yer çiçek… Tek bir çöp görmedim. Doğal park ama arazi o kadar geniş ki!
Ormanın derinliklerinde çeşitli kuş sesleri… Uçuşan kelebekler…
Görüş alanınıza giren binlerce insan. Huzurlu… Mutlu… Bambaşka bir dünya…
Bir şeyi unutmadan eklemeliyim.
Parka belli yerlerden giriş yapıyorsunuz. Bir siteye girer gibi güvenliği var. Giriş ücreti ödüyorsunuz. Elinde, belinde silahı olan güvenlik görevlileri var.
BAINBRIDGE ADASI
Hafta sonunu adada geçirdik. Adalarda olduğu gibi çok hareketli ve kalabalıktı. Feribot sırasında çok beklemedik. Bir gün önce kutlamalar olduğundan bizim gibi erkenciler azdı.
Dev bir feribot düşünün… İçinde iki katlı otoparkı var. En az yüz araç vardı. Belki daha çok. Arabalar altı sıra halinde dizilmişti.
3. kata asansör ya da merdivenlerden çıkabilirsiniz. Kapalı bölümde oturma alanları, yemek bölümü. Şaşırtıcı büyüklükte… Son derece şık ve rahat…
Feribot hareket ettiğinde siz farketmiyorsunuz bile. Ne sallanma var ne bir şey!
Adayı çok sevdim. Yemyeşil, tertemiz, çiçeklerle bezeli… Buradaki her yer gibi çevreye çok önem verilmiş.
Kafeler, lokantalar, butikler, hediyelik eşya dükkanları, çiçekçiler… Ne ararsanız var… Sokaklarda bol bol oturup dinlenecek yerler yapılmış. Müzik yapan gençler var.
Acıkınca bir İtalyan restoranında pizza yedik. Nasıl kalabalık… Neşeli, mutlu… Millet sırada bekliyor…
ADANIN Özellikleri
Seattle'ın hemen karşısında, şehrin ikonik silüetini ve Space Needle manzarasını seyretmek için sıkça ziyaret edilen yer Bainbridge Adası'dır.
Bainbridge Adası'na ulaşım şu şekilde sağlanmaktadır:
Feribot Seferleri:
Downtown Seattle rıhtımından (Colman Dock) kalkan Washington State Ferries araç ve yaya vapurları ile adaya geçebilirsiniz.
Seyahat Süresi: Yolculuk karşılıklı olarak yaklaşık 40 dakika sürmektedir.
Bainbridge Adası'nın yanı sıra, şehrin batı kıyılarından ve Alki Sahili'nden bakıldığında daha geniş ve yerleşimli bir diğer ada olan Vashon Adası da Seattle'ın tam karşısında yer alır.”
Arabayla şöyle bir tur atıp feribot kuyruğuna girdik. Giderken görmemiştim ama dönüşte sahil güvenlik bize Seattle’ye kadar eşlik etti.
Bir yeri tanımak için uzunca bir süre kalmak gerekiyor gerçekten. Ben bir aydır buradayım.
( Burada iki hat kullanıyorum ya! Bir kısmı diğer telefonda kaldı.Aktarınca paylaşacağım. Söz… 🥰🥰🥰🥰🥰)
ADADA GÖRDÜĞÜM EN İLGİNÇ HEYKEL
Bainbridge adasında gördüğüm, çok şaşırtıcı aynı zamanda yaratıcı kocaman, dev bir heykel…
Sanki ormanın bekçisi gibi duruyor. Çok sevimli… İlk anda bana Kızılderililerin Tanrısı gibi geldi. Amerika’nın gerçek sahipleri onlar bana göre…
Torunum ve ben yanında minicik kaldık.
BY THOMAS DAMBO kimdir?
Thomas Dambo, geri dönüştürülmüş malzemeler ve hurda ahşap kullanarak yaptığı devasa, masalsı trol heykelleriyle tanınan dünyaca ünlü Danimarkalı bir geri dönüşüm sanatçısıdır.
Amacı, insanlara geri dönüşümün önemini anlatmak ve doğada macera dolu bir keşif sunmaktır. Eserlerini tüm dünyada bulabilirsiniz.
Sanatçının çalışmaları ve projeleri hakkında daha fazla detay:
Çalışma Tarzı: Eserlerinde eski paletler, yıkılmış ağaçlar ve geri dönüştürülmüş ahşaplar gibi atık materyalleri kullanır.
Kapsam: Dünya çapında 16'dan fazla ülkede ve sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde 50'nin üzerinde trol heykeli bulunur.
Keşif: Dünyanın dört bir yanına sakladığı bu trolleri bulmak ve projelerini incelemek için sanatçının resmi Trollmap sitesini kullanabilirsiniz.
PIA The Peacekeeper ( heykelin adı)
Danimarkalı sanatçı Thomas Dambo tarafından tamamen geri dönüştürülmüş ahşap malzemeler kullanılarak yapılan 5,5 metre (18 feet) yüksekliğindeki devasa bir trol heykelidir.
Bölgedeki yerel halk ve doğa sevgisini temsil eden bu heykel, Washington, Bainbridge Adası'ndaki Sakai Park'ta yer alır.
DÜNYA KUPASI
11 Haziran 2026 tarihinde Meksika'da oynanan açılış maçıyla başlayan futbol şöleni, yaklaşık bir aylık sürenin ardından 19 Temmuz 2026 Pazar günü oynanacak olan büyük final müsabakası ile resmen sona erecek.
Ne büyük rastlantıdır ki ben 11 Haziranda İstanbul - Seattle uçuşumu gerçekleştirdim. İnanmayacaksınız ama uçağın yarısı Türklerden oluşuyordu.
48 ülkenin katılımıyla toplam 104 karşılaşmaya sahne olan bu tarihi organizasyon, 19 Temmuz'da bitecek.