Öztürkler: “KKTC güvenli bir ülkedir”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, son dönemde yaşanan olaylar ve toplum güvenliğine ilişkin tartışmaları değerlendirerek, “KKTC güvenli bir ülkedir. KKTC’nin demokrasisi, huzuru ve güvenliği tercih nedenidir.” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, son dönemde yaşanan olaylar ve toplum güvenliğine ilişkin tartışmaları değerlendirerek, “KKTC güvenli bir ülkedir. KKTC’nin demokrasisi, huzuru ve güvenliği tercih nedenidir.” dedi.

Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan açıklamaya göre Öztürkler, Meclis’in “Gündem Özel” programında Hakikat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Güven Arıklı’nın sorularını yanıtladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırması hakkında konuşan Öztürkler, çağrıya saygı duyduğunu belirterek, Meclis Başkanlığı olarak yasa ve İçtüzük hükümlerini uygulamakla yükümlü olduklarını söyledi.

Öztürkler, hükümet, polis, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve ilgili bakanlıkların yaşanan olaylarla ilgili gerekli çalışmaları yürüttüğünü ifade etti.

Düzensiz göçle mücadele çalışmalarına da değinen Öztürkler, Düzensiz Göçle Mücadele Merkezi’nin kurulmasında imza sahibi olduğunu söyledi. Başbakan Ünal Üstel’in de konunun önemine dikkat çektiğini belirten Öztürkler, merkezin Türkiye Cumhuriyeti’nin ekipman desteğiyle çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

KKTC’nin güvenli bir ülke olduğunu belirten Öztürkler, ülkenin tercih nedeninin demokrasisi, huzuru ve güvenliği olduğunu söyledi.

Öztürkler, gelinen süreçte UBP’ye yönelik ilginin ve ivmenin arttığını ifade ederek, yapılan yoklamaların da bunu gösterdiğini dile getirdi. 

“AB ve BM artık silkinmeli ve gerçekleri görmelidir”

Öztürkler, programda Kıbrıs sorununa ilişkin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile Meclis Başkanı Annita Dimitriu’nun açıklamalarını da değerlendirdi.

Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” sıfatıyla hareket ederek KKTC lehine olacak hiçbir anlaşmaya imza atmayacağını kaydeden Öztürkler, Birleşmiş Milletler’in de geçmişte Kıbrıs Türk halkını “cezalandırdığını “ve verilen sözleri yerine getirmediğini söyledi.

“Tarihi gerçeklere baktığımızda bunu net şekilde görüyoruz.” diyen Öztürkler, 1974’te Ada’ya gelen barış ve huzurun yalnızca Kıbrıs Türklerine değil, Kıbrıslı Rumlara da sağlandığını ifade etti. 20 Temmuz’a giden süreçte 15 Temmuz Yunan darbesinin görmezden gelinemeyeceğini belirten Öztürkler, Enosis hedefi ve Ada’yı Yunanistan’a bağlama girişimlerine işaret etti.

İzolasyonların kaldırılması çağrısı

Ada’da sürdürülebilir bir anlaşmanın önünün açılması için Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması gerektiğini belirten Öztürkler, “Gençlerimiz kendi bayraklarıyla müsabakalara katılsın. Doğrudan ticaret ve serbest dolaşım sağlansın. BM bunu Güney’e de hissettirmelidir.” dedi.

Kendisinin de bir anlaşmadan yana olduğunu söyleyen Öztürkler, kabul edilecek bir anlaşmada Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının korunması ve bunların anlaşma maddelerinde açık şekilde yer alması gerektiğini vurguladı. Öztürkler, “AB ve BM artık silkinmeli ve gerçekleri görmelidir.” ifadelerini kullandı.

Rum tarafında Girne, Maraş, Karpaz ve Güzelyurt’a ilişkin söylem ve marşlara da tepki gösteren Öztürkler, bu söylemleri “hayal” olarak niteledi; bu söylemlerin sadece “şarkılarda, türkülerde kalacağını” ifade etti.

Öztürkler, Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin askeri gücünün kıyaslanamayacağını, Yunanistan ve Rum tarafının anlaşma yaptığı ülkelerden gelecek desteğin “boş vaatlerin ötesine geçmeyeceğini” savundu.

2004 yılında Kıbrıs Türk halkının BM ve AB’ye daha fazla inanmış olabileceğini ifade eden Öztürkler, bugün gelinen noktada ve dünyada yaşanan gelişmelerin güvenliğin önemini gösterdiğini söyledi.
Bu haber 3 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER