Almanya‘nın doğası şöyle tasvir ediliyordu... Bol yağmur yağan bir ülke... Ormanlar yeşil, çayırlar yemyeşil, tarlalarda ise sabah esintisinde sallanan gür buğday başakları... Dağlardan fışkıran kaynaklar vadilerde nehirlere karışıyor ve manzara boyunca akıyordu. Ülkenin sakinleri aşırı yağmurdan şikayet ediyorlardı. Ama ülke şimdi öyle mi? tanınmaz halde: Ormanlar kahverengiye dönüyor, ağaçlar yaz ortasında yapraklarını döküyor.
* * *
Çayırlar ve tarlalar sarı toz çöllerine dönüşmüş, nehirler ince birer damlaya kadar kurumuş. Yağmur yağmıyor. Hava artık çok sıcak ve çok kuru. Bu yılki en acil soru şu: Tüm yağmur nereye gitti? Ne zaman tekrar yağmur yağacak? Atmosferde neler oluyor ve alışılmadık bir yaz nasıl tarihi bir kuraklığa dönüştü. Bu yaz olağanüstüden de öte. Almanya'da su kıtlığı çok şiddetli. Yaz giderek ürkütücü ve tehditkar bir hal alıyor.
* * *
Eğer yakında bol yağmur yağmazsa, doğa ve ekonomi felaketle karşı karşıya kalacak. Özellikle güney ve batı bölgeleri ağır darbe aldı. Bu yaz beşinci sıcak hava dalgası zirveye ulaştı. Haftalardır birçok bölgede neredeyse hiç yağmur yağmadı. Bu yaz, hava durumu kayıtlarının tutulmaya başlanmasından bu yana en sıcak yaz olmaya hazırlanıyor, hatta rekor kıran 2003 yazından bile daha sıcak.
* * *
Hava durumu normalden çok farklı. Akdeniz'den Orta Avrupa'ya doğru hareket eden sıradan sıcak hava dalgaları da değil, Orta Avrupa'nın her yıl yaşadığı kuraklıklar da değil. 2026 yazı sadece istisnai veya aşırı değil. Şimdiden tarihi bir yaz. Orta ve güney Almanya'da, Haziran ayından bu yana normal yaz yağışlarının sadece üçte biri düştü. Ağustos ayında Almanya genelinde neredeyse hiç yağmur yağmadı.
* * *
Bilim insanları genel hava durumu karşısında şaşırmış vaziyette. Sıcaklık anomalileri dikkat çekici: Yaz, uzun vadeli ortalamadan dört ila beş derece daha sıcak. Bu tür uç değerler, bilinen aşırı değerlerin tamamen dışında. Beş derecelik bir anormallik: Bu yaz alışılmış kalıplar artık geçerli değil. Meteoroglar şöyle diyor; Orta Avrupa'da yaz havası genellikle oldukça değişkendir.‘
* * *
‘Almanya yazında yüksek basınç sistemleri tekrar tekrar oluşarak Akdeniz havasını kama şeklinde kuzeye doğru iter, ancak kısa süre sonra serin kutup havası taşıyan bir alçak basınç sistemi ısıyı uzaklaştırır. Bu gelgit, Orta Avrupa'nın bulunduğu ılıman iklim bölgesinin karakteristik özelliğidir. Sıcaklıklar ılımlıdır, mevsimler belirgindir ve yağışlar düzenlidir. Bu yaz durum artık böyle değil. Ülkenin büyük kısmı iklim bölgesini değiştirdi:
* * *
Almanya artık Akdeniz ikliminde yaşıyor. İnsanlar Akdeniz yazını deneyimliyor; Ancak doğa bu iklime uyum sağlamadı. Klasik kuru Akdeniz yaz iklimine geçişin nedeni, Orta Avrupa'nın kıtanın yarısına hakim olan subtropikal yüksek basınç sisteminin etkisi altına girmesi... Yüksek basınç sistemi, Avrupa'yı adeta bir kale gibi tecrit ediyor. Kasım ayından beri hava çok kurak; hatta kışın Almanya ortalama yağış miktarının yüzde 71'ini almış...
* * *
Ama hepsi bu değil. Bu yaz durumu daha da kötüleştiren bir diğer faktör ise kuru topraklar. Normalde nemli topraklar, buharlaşma yoluyla güneşin ısı radyasyonunu zayıflatır. Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü'nden meteorolog ve şiddetli hava olayları uzmanı Michael Kunz'a göre, şimdi sağanak yağışlar için hayati önem taşıyan bir nem kaynağı eksik. Sonuç: dikey nem akışı çöker. Bariyer görevi gören toprak tabakası daha yoğun hale gelir.
* * *
Michael Kunz'un 'zincirleme süreçler' olarak adlandırdığı bu olayların sonucu, Batı ve Orta Avrupa'nın kurak manzaraları... Bunlar, yetersiz yağış ve artan buharlaşmanın eseri... Güneşli bir yaz gününde, bir metrekarelik nemli topraktan beş litre su buharlaşabiliyor. Bu görünmez süreç, Avrupa'daki kuraklığın en önemli etkeni. Ve sorun gelecekte daha da kötüleşecek...