Yılın en yüksek ikinci hayat pahalılığı yüzde 3.04 ile ağustos ayında yaşanırken Ada TV’ye konuk olan ekonomist yazar Ödül Muhtaroğlu, “Ülkedeki aylık enflasyon, AB ülkelerinin yıllık enflasyondan bile fazla” dedi…
İstatistik Kurumu, ağustos ayı enflasyonunu yüzde 3,04 oldu, yıllık enflasyonu ise yüzde 37,7 olarak açıkladı, Ada TV’ye konuk olan ekonomist yazar Ödül Muhtaroğlu sonuçları değerlendirirken, “KKTC’deki aylık enflasyon, AB ülkelerinin yıllık enflasyon ortalamasından bile fazla. Bu daha fazla sürdürülemez” ifadelerini kullandı.
Muhtaroğlu, “Yüzde 3.04 olarak açıklanan ağustos ayı enflasyonu nisan ayındaki yüzde 4,62’lik oranın ardından, bu yılın en yüksek aylık oranıdır. Türkiye’de ise, Ağustos ayı enflasyon oranı yüzde 1,84, yıllık enflasyon oranı ise, yüzde 31.51 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon rakamlarında, şu anda Türkiye’ den yaklaşık yüzde 6,2 daha fazla enflasyon oranına sahibiz. Güney Kıbrıs’ta ise, yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 4, AB ortalaması da % 3 düzeyindedir. Ülkemizdeki bu enflasyon oranı daha fazla sürdürülemez” diye konuştu.
Ülkedeki yıllık gıda enflasyonunun da şu anda yüzde 34’ü geçtiğini hatırlatan Muhtaroğlu, “Hem genel enflasyon oranında, hem de gıda enflasyonunda Avrupa da birinci sıradayız. Avrupa Birliği yıllık gıda enflasyonu ortalaması ise, yaklaşık yüzde 2.3 düzeylerindedir.” dedi.
Gıda harcamalarını zor karşılayan asgari ücretle, dar gelirlilerin geçinmesi mümkün olmadığını kaydeden Muhtaroğlu, şunları söyledi:
“Gıda ürünlerinin özellikle de meyve, sebze, et fiyatlarının aşırı yükselmesi, halkın tepkisini çekmektedir. Zira, bu ürünlerde kendi kendine yeten ve geçmişte bu ürünleri ihraç eden bir ülkeydik. Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ve hayvansal ürünlerin fiyatlarının aşırı yükselmesinin temel nedenleri, üretim miktarının düşmesi, girdi maliyetlerinin yükselmesi, devlet desteklerinin yetersiz kalması ve üreticiden makul fiyatlarla alınan ürünlerin, tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçlerde fiyatlarının aşırı derecede yükselmesidir. Halkın temel ihtiyaçları olan, özellikle gıda, sağlık, eğitim alanlarındaki pahalılık, vatandaşların harcamalarının önemli bir kısmını oluşturmakta olup, bütçelerinin sarsılmasına neden olmaktadır. Döviz kurlarında da, son günlerde kademeli olarak bir artış görülmektedir. İthalatla gelen tüm malların fiyatları, kiralardan, araçlara, evlere, okul harçlarına kadar, pek çok yerde döviz kullanıldığı için, tüm bunlar enflasyonu da tetiklemektedir.
KKTC’de yaşanan pahalılıktan dolayı, Rumların kuzeyden alışverişlerinin azalması ve Türklerin, güneyden alışverişlerin artması sonucunda, Maliye çift taraflı gelir kayıplarına uğramaktadır. ABD ile İran arasında yaşanan gerginlik, petrol fiyatlarının hala yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Ağustos ayı sonunda akaryakıt fiyatlarına litre başına 4 TL zam yapıldı. Bu zammın bir miktarının enflasyon endeksine yansıması Ağustos ayında gerçekleşmiştir. Diğer miktarı da Eylül ayına yansıyacaktır. Akaryakıtın girdi maddesi olması nedeniyle, yapılan mazot ve diğer akaryakıt zamları, toplu taşıma ücretleri, halkın yakıt giderleri ve başta tarım ve sanayi olmak üzere pek çok sektörde kullanılan bir çok mal ve hizmete zam olarak yansımaktadır. Bu da, hayat pahalılığı oranını yükseltmektedir.”