“Beni hatırlamış…”
Bazen bir insanın yüzünde kocaman bir gülümseme oluşturmak için bundan daha fazlasına gerek yoktur.
Doğum gününde gelen bir telefon, yıllardır görüşmediğiniz bir arkadaşınızdan gelen “Seni düşündüm, nasılsın?” mesajı, yıllar sonra karşılaştığınız eski bir öğrencinin “Hocam, sizi hiç unutmadım.” demesi…
Ne kadar küçük gibi görünür bu davranışlar. Oysa insanın kalbine dokunan en güzel şeylerden biridir hatırlanmak.
Çünkü hatırlanmak, aslında “Sen benim için hâlâ önemlisin.” demenin sessiz bir yoludur.
Günlük hayatın telaşı içinde birbirimizi aramayı, sormayı, ziyaret etmeyi çoğu zaman erteliyoruz. “Bir ara ararım.” diyoruz. “Müsait olunca görüşürüz.” diyoruz. Sonra günler haftaları, haftalar ayları kovalıyor.
Oysa bazen bir dakikalık bir telefon, karşımızdaki insanın bütün gününü değiştirebilir.
Günlük Hayattan Birkaç Küçük An…
Yıllar içerisinde birçok öğrencimle farklı yerlerde karşılaştım. Kimiyle bir sokakta, kimiyle bir etkinlikte, kimiyle de hiç beklemediğim bir anda…
Ama markette yaşadığım bir karşılaşmanın bende bıraktığı duygu hâlâ çok taze.
Alışveriş yapmak için gittiğim bir markette yanıma genç bir kız yaklaştı.
“Merhaba.” dedi.
Ben de dönüp baktım ve “Merhaba.” dedim.
Bir süre yüzüne baktıktan sonra,
“Hocam, beni tanımadınız mı?” diye sordu.
Dikkatlice baktığımda kim olduğunu hatırladım. Yıllar önce öğrencim olmuştu.
Ayaküstü biraz sohbet ettik. Nerede olduğunu, neler yaptığını konuştuk. Sonra birbirimizden ayrıldık.
Ben alışverişime devam ederken içimde tarifsiz bir duygu oluştu.
Yıllar sonra bir öğrencim beni görmüş, yanıma gelmiş ve beni hâlâ öğretmeni olarak hatırlamıştı.
Duygulandım. Aynı zamanda çok mutlu oldum.
Belki onun için birkaç dakikalık sıradan bir karşılaşmaydı. Ama benim için çok daha fazlasıydı.
İşte o an bir kez daha düşündüm:
İnsan, başkasının hayatında bıraktığı izin ne kadar değerli olduğunu çoğu zaman bilmiyor.
Belki yıllar önce söylediğimiz bir söz, verdiğimiz küçük bir destek, gösterdiğimiz anlayış ya da yalnızca bir çocuğa hissettirdiğimiz değer, onun hafızasında hiç ummadığımız kadar uzun süre yaşayabiliyor.
Belki de hatırlanmak bize yalnız olmadığımızı hissettirdiği için bu kadar güzel geliyor.
Hayatımız boyunca birçok insanla karşılaşıyoruz. Bazıları hayatımızda uzun yıllar kalıyor, bazıları ise kısa bir süreliğine yolumuza eşlik ediyor. Ancak aradan yıllar geçse bile bazı insanların bizde bıraktığı iz silinmiyor.
Bazen bir isim, bir fotoğraf, bir şarkı ya da hiç beklemediğimiz bir karşılaşma geçmişten bir kapı açıyor. O kapının ardından güzel anılar çıkıyor.
Aslında hatırlamak kadar, güzel hatırlanmak da büyük bir armağan.
Bunun için büyük nedenlere ihtiyacımız yok.
Uzun zamandır aramadığımız bir dostumuzu arayabiliriz. Eski bir komşumuzun hâlini sorabiliriz. Bir arkadaşımıza “Seni düşündüm.” diyebiliriz.
Çünkü hayat, büyük olaylardan çok küçük dokunuşlarla güzelleşiyor.
Ebeveynlere Not
Çocuklar da hatırlanmak ister.
Söyledikleri küçük bir ayrıntının hatırlanması, sevdiği bir şeyin fark edilmesi, anlattığı bir hikâyenin daha sonra yeniden sorulması onlara “Ben görülüyorum ve önemseniyorum.” duygusunu verir.
Çocukların hafızasında kalan, çoğu zaman büyük hediyeler değil; kendilerini değerli hissettiren küçük anlardır.
Haftanın Cümlesi
İnsanın hayatta bırakabileceği en güzel izlerden biri, bir başkasının hafızasında güzel bir anı olarak kalabilmektir.