Önce biz inanmalıyız

Dünyadan KKTC’yi tanımasını, ambargoları kaldırmasını istiyoruz. Peki, biz kendi devletimize ne kadar inanıyoruz? Bir yandan tanınma beklerken diğer yandan KKTC’yi federasyona giden yolda geçici bir araç olarak görürsek, dünyaya hangi mesajı veriyoruz?

Dünyadan KKTC’yi tanımasını, ambargoları kaldırmasını istiyoruz. Peki, biz kendi devletimize ne kadar inanıyoruz? Bir yandan tanınma beklerken diğer yandan KKTC’yi federasyona giden yolda geçici bir araç olarak görürsek, dünyaya hangi mesajı veriyoruz?
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, KKTC’ye yönelik izolasyonların bir gün sona ereceğine ve Kıbrıs Türk halkının güçlü bir devlet olarak varlığını sürdüreceğine ilişkin sözleri, önümüzdeki temel soruyu yeniden gündeme getiriyor: Bu beklentinin gerçeğe dönüşmesi için ne yapmalıyız?
Öncelikle kendi içimizde tutarlı olmalıyız. Devletimize inanmalı, geleceğimiz konusunda net bir irade ortaya koymalı ve bu iradeyi kararlı bir mücadeleyle desteklemeliyiz.
Çünkü dünya bir günde kurulmadı. Uluslararası dengeler değişebilir, bugün kapalı olan kapılar yarın açılabilir. Ancak bunun için yalnızca başkalarının tutum değiştirmesini beklemek yetmez. Bizim de ne istediğimizi bilmemiz ve bunun arkasında durmamız gerekir.
Elbette Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin farklı görüşler olabilir. Ancak kendi devletimizin geleceği konusunda ortaya koyduğumuz siyasi tutumun tutarlı olması gerekir. Bir yandan KKTC’nin tanınmasını isterken diğer yandan onu başka bir çözüm modeline ulaşmanın geçici basamağı olarak değerlendirmek, uluslararası alana verdiğimiz mesajı zayıflatabilir.
Devletimize inanmak, yalnızca onu savunmak değil; kurumlarını güçlendirmek, ekonomisini geliştirmek ve uluslararası alanda hak ettiği yeri alması için kararlılıkla çalışmaktır.
Türkiye’nin desteği, KKTC’nin haklarının savunulması bakımından büyük önem taşıyor. Ancak bu mücadele yalnızca Ankara’dan gelecek açıklamalarla yürütülemez. KKTC de kendi siyasi iradesini ortaya koymalı; diplomatik ilişkilerini geliştirmeli, uluslararası platformlarda daha etkin olmalı ve ekonomik kapasitesini güçlendirmelidir.
İzolasyonların kaldırılması için uluslararası temaslar kararlılıkla sürdürülmeli, Kıbrıs Türk halkının haklı talepleri her fırsatta dile getirilmeli ve bu girişimler somut sonuçlar elde etmeye yönelik uzun vadeli bir politikayla desteklenmelidir.
Elbette uluslararası toplumun tutumunu değiştirmek yalnızca bizim elimizde değildir. Ancak kendi içimizde ne istediğimizi netleştirmek ve bu hedef doğrultusunda tutarlı hareket etmek bizim sorumluluğumuzdur.
Başkalarından KKTC’yi tanımalarını istemenin yolu, önce kendi devletimize inanmaktan ve bu inancın gereğini yerine getirmekten geçiyor. Bizden söylemesi…
Bu haber 95 defa okunmuştur

:

:

:

: