Kanını emdiniz bu milletin

Bu millet belki bugüne kadar yanlışların karşısına dimdik eğilemedi, ama bundan sonra sessiz kalma lüksü de kalmadı onu da çok yakında anlayacaktır. Önemli bir sorunu medya önünde tartışmaya açtınız mı çeşitli sesler çıkar. En büyük feryat haksız yere rant elde edenden gelir.

Bu millet belki bugüne kadar yanlışların karşısına dimdik eğilemedi, ama bundan sonra sessiz kalma lüksü de kalmadı onu da çok yakında anlayacaktır. Önemli bir sorunu medya önünde tartışmaya açtınız mı çeşitli sesler çıkar. En büyük feryat haksız yere rant elde edenden gelir.
Hatta bazen öyle masumane ve acındırıcı olurlar ki, bırakın yahu o zavallıcık da yesin diyesiniz gelir. Evet, taşlar yerinden oynamaya başladı mı hep öyle olur. İnsanlar bir değişim istiyor. Ancak değişimin ne olacağını ve nasıl olacağını önce siz bilmeli ve izahını iyice yapmalısınız. Aksi halde ellerimizde olanı da mı kaybedeceğiz acaba diye bu değişime kimsecikler onay vermez ve taraf olmaz. Son zamanlarda Müşavirlik üzerine ülkede yaşanan tartışmalar da bu yazdıklarımı yaşattı. Konuşan konuşana bir ortam. Tartışmalar ise sorun çözümü odaklı değil daha çok çamur atma ya da yavuz hırsız
modelinden. Gariptir ama toplumun büyük bir kesimi müşavir nedir bilmiyordu. Efendim Müsteşar mı diye soranlar çoktur. Müşavir aslında kelime anlamı ile Danışman demektir.
Görevden alınan üst kademe yöneticisinin artık danışman olarak devlete hizmet vermesinden doğmuştur. Peki böyle olmuş mudur? Çok küçük istisnalar hariç hayır. Gelen hükümetler ne bulduysa önce bir güzel temizler. Ardından kazanamayan adaylarından başlamak üzere yerlerine yenilerini atar. Hal böyle devran döner. Bazen aynı parti bir önce atadığını bir tekrar hükümete geldiğinde göreve yeniden getirmez. Bizlerle birlikte büyümüş, yılların paslanmış, küflenmiş sorunlarından olan bu konuyu maksatlı olarak gündeme getirirken de söylediğimiz gibi hedefte müşavirler değil müşavirlik ve sistem olmuştur. Gerek kamu kaynaklarının verimli kullanılması, gerekse vergisini ödeyen insanlarımız, çocuklarımızın geleceği endişesi ile olayı değerlendirdiğimizde durumun bugün geldiği yaklaşık 11 milyon TL’ lik boyutu ile ivediliği ortadadır. Geçmişte birçok kez insanların gözüne baka baka, emekliliğine sayılı günler kala kişilerin bu görevlere maksatlı olarak atandığını ve devletin yasal boşluklarından faydalanılarak zarara uğratıldığını hepimiz yaşadık. Aynı bakan veya parti iktidarı döneminde Müşavir hakkını kazananların görevden alınarak yerlerine başkalarının atandığına da gördük..
Bunları hep insanımız kendi arasında konuştu. Bunları dillendirmek yerine susmayı tercih ederken çocuklarımızın geleceğini kararttık. Konuşmayı kendi arasında sokakta veya kahve köşelerinde değil insanların gözleri önünde yapma cesaretini toplum kendisine şiar edinmelidir. Peki sadece Müşavirlik mi? Elbette hayır. Siyasal rant halkın soluduğu havanın çok üzerinde bir kalite ile sürdü gitti. Neler yaşattınız bu topluma neler.
Emekli olan yeni seçilen siyasetçi o yüksek enflasyon döneminde emekli ikramiyesini iade ederek son yaptığı görevinden yeniden bir tekrar emekliye çıkardı. İki ya da beş yıl milletvekilliği yaptınız anadan doğma milletvekilliğinden emekliye çıkarsınız!
Bakan oldunuz mu, yine aynı. Gel zaman git zaman bu memleket de Alice harikalar diyarı değildi elbette. Yine kendilerinden, yani siyasetçilerden anons geldi ve 'artık deniz bitti' dediler. Sanki denizi kendilerinin etrafında öbeklenmiş belli siyasal rant grupları ile
birkaç patron ve ailenin dışında bizler bitirmişiz gibi. Bizler de değil sadece yavrularımıza da ödeteceğiz bu insanların bizlere yüklediği ağır faturaları. Şimdi Oxford'da okuyan gencime gel bin beş yüze çalış diyorsun! Kanını emdiniz bu toplumun helen daha konuşuyorsunuz.
Bu haber 140 defa okunmuştur

:

:

:

: