İşkenceyi Önleme Platformu (İOP) Merkezi Cezaevi’nde mahkum ve tutuklulara şiddet uygulandığı şikayetleri aldıklarını ve şikayetlerde bahse konu olan mahkum ve tutuklularla görüşmeye müsaade edilmediğini ileri sürdü. İOP cezaevinde şiddet iddiaları hakkında zamanında etkin bir soruşturma yapılmasını ve iddialarda söz konusu olan hükümlü ile tutukluların ivedilikle İOP avukatlarıyla görüştürülmesi olanağı sağlanmasını istedi. İÖP Avukatı Öncel Polili’nin “yetkililere açık mektubu” Platform üyesi Kıbrıs Türk İnsan Hakları Vakfı (KTİHV) tarafından yayımlandı.
Polili mektubunda mahkum ve tutuklulara cezaevlerinde şiddet uygulayanların cezalandırılmamasının işkenceye destek vermek anlamına geldiğini, bu nedenle şiddet iddiaları durumunda, bahse konu şahıs üzerinde oluşmuşsa oluşan şiddet izleri kaybolmadan etkin bir soruşturma yapılması gerektiğini söyledi. Polili ayrıca şiddet iddialarında ismi geçen hükümlü veya tutukluların talep üzerine İÖP avukatlarıyla ivedilikle görüştürülmesini istedi.
KTİHV’nin geçen hafta içerisinde gerek mahkum yakınlarından gerek mahkumların avukatlarından, Merkezi Cezaevi’ndeki hükümlü ve tutukluların şiddete maruz kaldıkları yönünde şikayetler aldığını belirten Polili, KTİHV avukatının şiddete maruz kaldığı iddia edilen kişilerle görüşmek istediğini fakat görüştürülmediğini, KTİHV’nin bunun üzerine yazılı olarak İçişleri Bakanlığı’ndan görüşme için izin talep ettiğini ve cevap beklediğini belirtti. Polili, “Böyle durumlarda gerekli iznin geç verilmesi, işkenceyle ilgili darp izlerinin kaybolması ihtimali olduğundan anlamsız kalacaktır” dedi.
Polili ayrıca İÖP’nin Bayram sonrası Merkezi Cezaevi’nde çıkan yangının ardından bazı mahkumların şiddete maruz kaldığı şikayetleriyle ilgili, İçişleri Bakanlığı’na bağımsız bir soruşturma yapılması için yaptığı dilekçenin yanıtsız kaldığını da iddia etti. Mahkumların disiplin kurallarını ihlal etmesinin tutuklu ve mahkumların işkence görmesi için geçerli bir mazeret olmadığını belirten Polili, devletlerin işkence yapmama yükümlülüğünün yanında işkencenin önlenmesi için pozitif önlem alması gerektiğini söyledi.
KKTC’de uygulanmakta olan Ceza Usul Yasası’nın sanıkların gönüllü ifade verirken avukattan yararlanma haklarını açıkça tanımadığını belirten Polili, verilen ifadelerin video kayıtlarının yapılmamasının, işkence için açık kapı bıraktığını kaydetti.
Platformda, ASİ Kültür Derneği, Baraka Kültür Derneği, Fikrin ve Hukukun Üstünlüğü Hareketi, Homofobiye Karşı İnisiyatif, Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği, Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, Lefkoşa Mahalli Barosu, Sosyal Riskleri Önleme Vakfı ve TIP-İş bulunuyor.