Sayın Mehmet Ali Talat, coşkulu bir kalabalık önünde Cumhurbaşkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladı.
CTP Birleşik Güçler adayı değilmiş. Bağımsız!!! Adaymış.
Öyle diyorsa öyle.
Ama bu ülkede ve Kıbrıs’la ilgilenen her çevrede Talat’ın CTP’li olduğunu bilmeyen mi var?
Halkın her siyasi görüşe sahip olan seçmenlerinden de oy toplayabilmek amacı ile olmalıdır ki “bağımsız adayım” deme ihtiyacını duymuştur. Tıpkı UBP yi kuran, bozan ama hiç sağ cepheden kopmayan Rauf Denktaş’ın da bir zamanlar yaptığı gibi. Her ne ise. Şu anda Cumhurbaşkanlığı koltuğuna sahip iki aday var karşımızda. Üçüncüsü nerede? Diğer siyasi partiler ne alemde. Formalite icabı olsa bile, kazanamayacaklarını bile bile, bir aday çıkartmaları gerekmez miydi?... Hadi diyelim buna cesaret edemediler. Nerede kaldı o “müşterek-ortak” bir aday çıkartma girişimleri?
Fakat onların yapmadığını, yapamadığını yapmaya hazırlanan bazı isimlerin olduğu spekülasyonları yapılıyor.
Özellikle, UBP Başkanlığı yapmış, bir ara Dışişleri Bakanlığı portfolyosunu taşımış, Eroğlu ile ters düşmüş, Başbakanlık talepleri olduğu söylenen Tahsin Ertuğruloğlu’nun isminden bolca söz ediliyor. Kendisi ile bizzat telefonda görüşüp düşüncelerini almak istedim. Henüz kesin bir kararı olmadığına kanaat getirdim. Ancak, “birkaç gün daha bekle, yine konuşuruz” demekten ileri gitmedi. Kendisini destekleyen eski UBP’lilerin bulunduğunu hatırlatmam üzerine temkinli konuştu, ser verdi sır vermedi.
KADEM’in yaptığı çalışmaya ve açıklanan ankete bakıldığında Derviş Eroğlu’nun 5 puan farkla ileride olduğu görülüyor. Daha önceki çalışmaları sonucu KADEM’in bulduğu sonuçlar tam isabet çıkmıştı. Bu kez de yanılmayabilir.
Yine de Mehmet Ali Talat’ın şansı büyük. Eroğlu, birinci turda kazanmazsa ikinci turda işi çok daha zor olacak. Şu anda durum bu. Üçüncü bir aday çıkarsa, veya, Tahsin Ertuğruloğlu UBP içindeki sürtüşmeyi, hizipleşmeyi artırırsa Eroğlu bir kez daha düş kırıklığına uğrayabilir.
Cumhurbaşkanlığı seçimi sonucu ne olursa olsun, UBP’nin tek parti iktidarı tehlikeye düşecektir. Meclisteki kritik çoğunluğu elden gittiği anda, rakip partiler boş durmayacaktır. Erken seçim için yoğun bir kavga başlatacaktır. Eroğlu seçimi kaybederse UBP içindeki bölünme daha da büyük boyutlara varacaktır. İrsen Küçük, Tahsin Ertuğruloğlu, Hüseyin Özgürgün Başbakan Eroğlu’nu Cumhurbaşkanlığına taşısa vay, taşımasa vay da vay!!
Temennim, demokratik, olgun ve de gerçekçi bir seçim yaşanır. Atletlerin iki favori ismi piste inmiştir, yarış başlamıştır. İkisine de başarılar dileriz. Yeni bir aday da çıkarsa, ona da şimdiden başarılar deriz. İnşallah, kim kazanırsa kazansın, halkımızın ve ülkemizin yararına, siyasi olgunlaşmamızda hayırlara vesile olur.
RUMLAR ÇILDIRDI
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM) Rum başvururları ile ilgili olarak aldığı kararı ile davacı kuzey Kıbrıs’ta taşınmaz malları bulunan Rum sahiplerini KKTC Mal Tazmin Komisyonuna havale edişi Rum komşularımızı çılgına döndürdü. Hele, kararda sık sık KKTC den söz edilmesi fena halde canlarını sıktı ve adeta kızgın boğalar gibi etrafa saldırmalarına neden oldu.
Hâlbuki bunda kızacak bir şey yok. Buyursunlar Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonumuza başvursunlar. Zaten binden fazlası halen müracaatta bulundu. Yüzlercesi sonuçlandırılmak üzere. Yaşanan gerçek ortada. Kıbrıs adası bir kere daha asla eski haline dönmeyecek. Güney’deki Türk malları orada, Kuzey’deki Rum malları da kuzeyde kalacak. Yıllardır ne onlar, ne Kıbrıslı Türkler bu mallarına malım diyemiyor, satamıyor, icara veremiyor, kullanamıyor, gelir elde edemiyor. İyisi mi tatlı tatlı anlaşarak tazminatlarını alarak bu ciddi sorundan kurtulsunlar. KKTC’yi ister tanısınlar ister tanımasınlar. Nasıl ki onların Güney’de bir yönetimleri vardır, Kuzey’de de Kıbrıslı Türklerin seçilmiş hükümetleri, meclisleri, devletleri (onlara göre sözde, gayri yasal, sahte devlet olsa bile) vardır.
Kıbrıs müzakereleri kısır döngü içinde yıllarca sürüp gitti ve de gideceğe benzediğine göre, neden taşınmaz mal sahipleri, bu işin kökten halledilmesine yardımcı olmasın?
Daha önceleri AİHM’in vermiş olduğu kararları alkışlayan, büyük zafer kazanmış olduklarını zanneden Rumlar, şimdi ayni mahkemenin son kararına neden saldırıyorlar, kınıyorlar?
Bana göre, geçmişte ektiklerini biçiyorlar. Unuttular mı Kıbrıs Türkleri’nin mallarını yıllarca nasıl kullandıklarını, o insanları nasıl mahrum bıraktıklarını, evlerinin, tarlalarının, bahçelerinin yanına yaklaştırmadıklarını?
Kıbrıslı Türkler mahkemelere başvursunlar bakalım kimler haklı, kimler haksız, kimler kazançlı, kimler zararlı çıkacak! En akılcı yol, mahkemelere düşmeden, taşınmaz mal, mülk, tazminat, iade her ne ise konularında uzlaşmaktır. Bunun adı da global takas mı olur, bilmem. Tek bildiğim ve anladığım odur ki tapu, mal mülk, toprak konularında Kıbrıs sorununa çözüm aramakta olanlar barışçıl, kabul edilebilir bir çözümü masada pazarlıklarla asla bulamayacaklardır. Sorun, zannedildiğinden de karmaşıklaştırılmıştır. En iyisi mi daha fazla uzatmadan, yol yakın iken gelsin Rum komşularımız KKTC Mal Tazmin Komisyonu’na müracaat etsinler. Bütün hukuk yollarını tükettikten sonra tatmin olmazlarsa yeniden AİHM veya ATAD’a başvursunlar. Ömürleri mahkemelerde tükensin mi istiyorlar? Tercih kendilerine aittir.