DOĞAL GÜZELLİĞİNDEN BAŞKA !!!!

A Benim güzel kardeşlerim, Karpaz’ın doğal güzelliğinden başka nesi vardı? Onun da yok edilmesine karşı çıkanlara neden saldırıyor, mesnetsiz, acımasız saldırıda bulunuyorsunuz?

A Benim güzel kardeşlerim,
Karpaz’ın doğal güzelliğinden başka nesi vardı? Onun da yok edilmesine karşı çıkanlara neden saldırıyor, mesnetsiz, acımasız saldırıda bulunuyorsunuz?
Oralara yerleştiğiniz günden beri bir çivi mi çaktınız, hazır bulup yemeye koyulmadınız mı? Ormanları, altın kum sahillerini, plaj alanlarını, carettaların üreme yerlerini, piknik alanlarını talan etmediniz mi? Bizzat siz yapmamış olabilirsiniz, ama, yapanları durdurdunuz mu?
Olup biten ne varsa tahrip edilmedi mi?
İş yokmuş. Yaratınız. Tarım ve hayvancılıktan başka sanayi mi vardı oralarda. Bol bol istihdam sahaları mı vardı? Neden doğal hayvancılık ve tarımla ilgilenip o alanda bir şeyler yapmadınız? O bölge insanları daha önceleri nasıl yaşıyorlardı? Hiç düşündünüz mü?
Yeni ,geniş yollar, elektrik, inşaat, villalar, fazladan oteller midir Karpaz’ı kalkındıracak. Mevcut otellerimiz , turistik tesislerimiz turist akınına uğrayıp dolup taştı mı da gereksiz beton yığınları bitiyor mantar gibi her yanda? Milli Park alanlarının başına da gelmeyen kalmayacak yakında, değil mi? Bazı, iddia ettiklerinizde haklı yanınız olabilir. İstihdam ve iş alanı yok diyorsunuz. Doğayı tahrip ederek iş, aş mı bulacaksınız? Turistik güzellikleri ile çekiciliği bulunan Karpaz yarım adasını da, diğer mahvedilen bölgelerin durumuna düşürmekle mi kazanç kapısı açılacak sizlere?
Çevrecilere, basına saldıracağınıza, sizleri oralara yerleştirenlere neden hesap sormuyorsunuz? TC yardım heyetinden aldığınız maddi, manevi her türlü destek size yetmedi mi? Nüfusa göre hareket etmelerini yetkililerden neden istemediniz? Ha bre artan nüfusa bu gidişle ne KKTC ne de Karpaz yetemeyecek. Besleyemez bu coğrafya gereksiz artan nüfusu, bunu da mı bilmiyorsunuz?
Karpaz’ın en verimli harnup, zeytin, ayrelli (kuşkonmaz) mantar, lale, Nergis, salyangoz alanlarını ne hallere getirdiğinizin farkında bile olmayan, doğayı korumayan, Karpaz’ın doğal güzelliklerinden yararlanmayı düşünmeyen, çalışmayan, kahvehanelerde tembel tembel oturan, çocukları yollara salıp mantar, salyangoz, ayrelli, nergis, lale, anemon sattıran her kim iseler, alt yapı, geniş yollar bahanesi ile Karpaz’a canlılık getireceklerini iddia edenlere sorsanıza. Karpaz’ı canlandırıyor musunuz, yoksa olanları da mı öldürüyor, mahvediyorsunuz diye?
Avcılara da hakaret ediyorsunuz. Bu insanlar, devlete her türlü vergisini, ruhsat paralarını ödediklerine göre, gidip de Lefkoşanın, Girnenin, Mağusanın içinde mi avlanacaklar?
Haa, köpekleri başı boş bırakırlar, kullanılmış fişenkleri etrafa saçarlar ifadenizde yerden göğe kadar haklısınız. Onları da yola getirmenin formülleri vardır. Suç işleyenleri en caydırıcı şekile cezalandırmak devletin görevidir. Boş kalan fişenkleri çuvallarına koymayı, köpeklerine sahip çıkmalarını yasalarla düzenlemesi gereken devlet ve hükümet yapmıyorsa onları eleştiriniz. Karpaz’ın ünlü, başıboş eşeklerini koruma altına alanlara da bu hayvanların beslenmesi ve korunması için yetkilileri zorlayınız. Veya, ehlileştirebildiklerinizi satınız, ihrac ediniz. Kıbrıs eşekleri meşhurdur. Dayanıklıdır, iyi yük taşırlar. Bir zamanlar Kıbrıs’ın dört yanında eşekler başlıca ulaşım aracı, tarım makineleri olarak kullanılırdı. O devir geçti diyebilirsiniz. Ama, Türkiye’nin her yanında, tarımsal kesimlere bu hayvanlar ihraç edilebilir, gelir de sağlanabilir. Belirli sayıda muhafaza edilebilir ki sırf onları görebilmek için Karpaz’ı ziyarete gelen turistlerden gelir de elde edilebilir.
Karpaz’ın yemyeşil çam, servi, ardıç, laden, mersin, çitlenmiş vs ağaçları ve yabani çiçekleri de korunma altına alınsa emin olunuz ki binlerce turist celbedecek. Dinlenmek, sakin bir tatil yapmak isteyenleri de Karpaz çekebilse iyi olmaz mı? Beton yığınları haline dönüştürülen, Girne ve Mağusa’dan sonra Karpaz’ı damı mahvedelim?
Çıkarcılar, yağmacılar, hazır yiyiciler yeterince zarar vermediler mi bu ülkeye? Karpaz’ı da mı yiyip bitirecekler? Yesinler.
Geriye hiçbir şey kalmayınca da, acaba, diyorum insanlarımız birbirlerini mi yiyecekler? Sevgili kardeşlerim, Güzelyurt ve Girne de ,son yaşadığımız felaketleri göz önünde tutarak Karpazın güzelim dağlarının erozyon ve sel baskınları ile yok olmasını istemiyorsanız ormanlarını , doğal güzelliklerini, taşını, toprağını, çalısını, kayalarını, derelerini, vadilerini olduğu gibi korumaya bakınız.
Herkesi ayağa kaldırdınız diyerek gazeteci meslektaşlarımı ve çevrecileri de kötüleyerek onlara öfke ile saldırmayınız. Emin olunuz ki onlar hem Karpaz’ın hem de sizlerin geleceği için ayaklanıyorlar, uyarıyorlar, eleştiriyorlar.
Darılma yok. Hoş görü, anlayış, dayanışma ve işbirliği ile korunabilir bu vatanımız dediğimiz coğrafya. Sonradan gelip yerleşmiş olsanız dahi “vatanım” diyebildiğiniz ölçüde sahip çıkmalı ve korumalısınız Karpaz’ı. Olduğu hali ve güzellikleri ile yaşatmaya bakınız, olanı da yok etmekten uzak durunuz, körleştirmeye, kuraklaştırmaya, çoraklaştırmaya çalışanları da durdurunuz.
Biliniz ki Karpaz doğal hali ile daha bereketlidir. İnsan eli ile lanetlenir duruma getirilirse, intikamı korkunç olacaktır.
Durdurunuz Karpaz’ın vahşice katliamını ki bereketini biçesiniz.
Bu haber 55 defa okunmuştur

:

:

:

: