YÜZLERCE YOLCU PERİŞAN UTANSIN SEBEP OLANLAR

Herkes, özellikle adaylar ve de siyasi parti ileri gelenleri, bu gün ,her zamankinden daha heyecanlı ve huzursuz. Huzursuzlukları KTHY nın batışı veya ortada kalan binlerce yolcunun perişanlığı ile ilgili değil.

Herkes, özellikle adaylar ve de siyasi parti ileri gelenleri,
bu gün ,her zamankinden daha heyecanlı ve huzursuz.
Huzursuzlukları KTHY nın batışı veya ortada kalan binlerce yolcunun perişanlığı ile ilgili değil.

Seçmenler gerçekten beni seçecek mi, yoksa yaptığım araştırmalar, sondajlar, temaslar, hesaplar yanlış mı çıkacak düşüncesinin esiri olmuş durumda.
Önceden bilet almış, alanlarda kalmış, gününde ve zamanında uçamamış, işine gücüne, okuluna, sınavına ulaşamamış insanlar, randevulu toplantılarına katılamamış iş adamları onların umurunda değil.

Pegasusmuş, Atlajetmiş, Onurairmış, KTHY nı kim teslim alacakmış....
Kim isterse alsın, kim satarsa satsın, ortak olsun....
Kim yönetici, kim denetci olursa olsun...
Uçaklar ister uçsun ister uçmasın.........
Yüzlerce çalışan işsiz kalmak tehlikesi ile karşı karşıya kalsın...
Değerli Bakanlarımız ve KTHY ileri gelenleri istedikleri beyanatları sıralasın, tekrarlasın, rezaletin boyutlarını, beceriksizliklerini örtbas etsin, varılan //bozulan anlaşmaları açıklasın, ihale kutusundan kaybolan teklifleri aramaya devam etsin.... ardı arkası kesilmeyen mazaret üretsin...
Bu seçim ortamında, koltuk kapma yarışında durup da sorunla, çıkmazla ilgilenecek milletvekili, siyasi parti lideri, aday ve seçmen bulmak, sizlerin de takdir edeceği gibi, kolay değil.

Olan, KTHY nın batışından dolayı uçamayan, işine gücüne, hastasına, randevusuna yetişemeyen, yaşlı, genç, kadın erkek, çoluk çocuk biletli yolculara olmaktadır.
Başka gelişmiş ülkelerde benzeri kaos yaşanmış olsaydı ilgililer çoktan hesaba çekilir, mahkemelerde yargılanır, tazminatlar ödemeye mahkum edilirdi. Sadece önceden bilet almış yolcular değil, turizim-seyahat acenteleri, otelciler vs. olayla ilgililer de, mağdur olan herkes de KKTC yi, hükümetini, KTHY yetkililerini rahat bırakmaz, mahkemelerde süründürürlerdi.

Geliniz görünüz ki, burası dünya devletlerinin, BM nin, AB nin tanımadığı bir devlet- KKTC. Dünya hukukuymuş, insan haklarıymış, uluslararası uygulamalar-yasalarmış buralarda sökmez. Uygun olduğunda, ilgililerin, hükümetin, devletin, çıkarcıların işine geldiğinde hukuk da vardır, guguk da vardır, uluslararası uygulamalar, kurallar da vardır.

Fakat şimdi sırası ve zamanı mı bunları karıştırmak?
Vatan, millet, ulusal hava yollarımız sağolsun. Rumun ve dünyanın bizlere karşı uygulaamakta oldukları acımasız ambargolara karşı savaşıyoruz, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde elbet sonunda kazanacağız nutukları atan liderlerimiz geliyor gözlerimin önüne.. Ne güzel değil mi?

Ama sizin karnınız, artık, bu tür hamaset nutuklarına ve dayanışma çağrılarına tok. Hak aramak, sormak, sorgulamak, hesap istemek için gösteriler, grevler, protestolar da düzenliyorsunuz. Zavallı bakanlarımızı, gözbebeğimiz devletimizi zora sokuyorsunuz, hükümet edenlerimize güvenmiyor, istifa et çağrıları yapıyorsunuz. Olmaz ki. Ölüm kalım savaşı, Kıbrıs adası üzerinde varolma mücadelesi veriyoruz. Anlamıyorsunuz, acele ediyorsunuz, sabırsızca davranıyorsunuz, liderlerimizi, yöneticilerimizi üzüyorsunuz, Rumlara, düşmanlarımıza koz veriyorsunuz.
Ah, ahhh, ahhhh!!

Nasıl da yıllarca uyutulmuşuz. Nasıl da aldatılmışız. Kurtarıldık, devlet, hükümet kurduk ama yönetimlerde, icraatlarımızda, adil paylaşımda başarılı olamadık.
Olamadık, çünkü, ipleri çıkarcılara ve onların patronlarına kaptırdık. Kişilikli, onurlu bir halk olarak kendi geleceğimizi özgürce tayin etmeye, kendi kendimizi adamca yönetmeye bir türlü ulaşamadık. Galiba, ulaşmaya da çalışmadık gibi geliyor bana. Bari, son yılların çöküntüsü, KİTlerin batışı, ekonomik ve sosyal sıkıntılarımız, KTHY nda yaşanan skandallar, binlerce bankazedeler gibi binlerce KTHY mağdurları yaratılması gözümüzü açsın da yolumuzu bulalım.

Sonsuza dek Ankaranın desteği ile ayakta durmak bizlere yakışır mı, Ya Ankaradaki yöneticiler bu desteği beklenmedik bir anda arkamızdan ve altımızdan çekerlerse ne olacağımızı hiç düşündük mü?

Tam zamanıdır. Silkinip kendimize gelelim. Tutarlı, kişilikli, aydın, cesur , Kıbrısı seven, vatanseverler bulup, seçip başımıza getirelim. Bayat vaatlere, hamasete, düzemece ve kalıplaşmış görüşlere, sloganlara esirlikten kurtulalım.
İlk iş,hemen şimdi, KTHY ı ve ortada kalmış perişan yolcuları ve ulusal havayolarımızın çalışanlarını kurtaralım.

Bunu gerçekleştirmek çok zor olsa da, sakın ola, VER DE KURTUL yolunu seçmeyelim.
Kurtaracaksak, kurtulacaksak
Ya hep beraber ya da hiçbirimiz, düşüncesiyle hareket edelim.
Kıbrıs Türkü nelere katlandı da teslim bayrağını çekmedi,
Şimdi mi teslim olacak, varını yoğunu başkalarına bırakıp da bu topraklardan gidecek!!
Her sorunun, problemin kesinlikle çözüm formülü vardır. Başarı , o formülü bulmakta, hatırlamakta yatar, unutmayalım.
Durmadan konuşanlara, yalanları sıralayanlara bunu hatırlatalım, bizi narkozla uyutanları, başarısızları da yolcu edelim.
Bu haber 197 defa okunmuştur

:

:

:

: