Evet… BUNLARA önce ahlâk lâzım!

Bu gazete kibarlığından “Ahlâksız” demiyorsa; kimse kendisine paye çıkarmasın. “Ahlâk lâzım” demek, “Ahlâka, terbiyeye, görgüye, demokrasiye, dine, imana, milliyete, hoşgörüye,... Kısaca İNSANLIĞA ihtiyaçları var” demektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu gazete kibarlığından “Ahlâksız” demiyorsa; kimse kendisine paye çıkarmasın.
“Ahlâk lâzım” demek, “Ahlâka, terbiyeye, görgüye, demokrasiye, dine, imana, milliyete, hoşgörüye,... Kısaca İNSANLIĞA ihtiyaçları var” demektir.
Çünkü herkese, kenddisinde olmayan lâzım.
Bakın şimdi...
Napolyon İspanya'yı aldıktan sonra İspanya kralı ülkesini kaybettiğine bakmadan dikleniyor;
- Sen para için savaşıyorsun...
Napolyon gayet müstehzi bir şekilde soruyor;
- Ya sen ne için savaşıyordun?
İspanya Kralı göğsünü şişirip cevap veriyor;
- Biz ise şerefimiz için savaştık.
Ve Napolyon noktayı koyuveriyor;
- Bak burada haklısın... Herkes kendisinde
olmayan şey için savaşır.
Onun için, herkes kendisinde olmayan için saçmasapan da olsa bir şeyler yapmaya çalışıyor.
İnşallah herkes bir gün lâzım olana kavuşur.
***
Gelin şimdi bunlara neden “AHLÂK LÂZIM OLDUĞUNU” ispatlayan habere bakalım:
Bunlara AHlâk lâzım
Öğretmen sendikası, Değirmenlik İlkokulu’nun ardından dün de Gönendere İlkokulu’nda ders verildiği sırada sınıfları bastı.
Çocukların korkulu anlar yaşamasına neden olan sendika yetkilileri ‘ahlak bunun neresinde?’ dedirtti.
***
Bayramlık ağzımı bugün açmamaya kararlyım. Onun için; aşağıdaki belgeyi bir tarihe mal edip, sadece sorularına cevap vermekle yetineceğim.
***
KKTC
DİN GÖREVLİLERİ SENDİKASI
DİN-GÖR-SEN-2004
PK.612-LEFKOŞA
Tarih:06/07/10
Sayı :260
Konu : Dini bilgiler kurslarına yapılan baskınlar.
01 Temmuz 2010 tarihinde Din işleri Dairesi ve Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı işbirliği ile başlatılan,Dini bilgiler kurslarına halkımızın ilgisinin yoğunlaştığı şu günlerde, Demokrasiyi özümseyemeyen bazı ideolojik yobaz kesimler dini bilgiler kurslarına karşı eylemlerini artırmaya başladılar. 01 Temmuz 2010 tarihinde Değirmenlik Orta Okuluna baskın düzenleyen yobazlar 06 Temmuz 2010 tarihinde de Gönendere Orta Okuluna baskın düzenlemişler, çocukların derste olduğu saatte dershane kapısını tekmeleyerek zorla okula girmeye çalışmışlar, polisin müdahalesine rağmen görevli hocaya fiili saldırıda bulunmuşlar ve olay yerinde terör estirmişlerdir.
Şimdi halkımız soruyor ? 1) Dini bilgiler kurslarına karşı son derece duyarlı olan, karşı çıkan malum ideolojik yobazlar, Rum tarafında okuyan ve kiliseler de vaftiz edildikleri iddia edilen gençlerimizle ilgili hangi eylemi gerçekleştirdiler?
2) Ülkemizin her köşesinde mantar gibi biten gece kulüpleri bu çevreleri hiç ilgilendirdi mi?.
3) Her köşe başında özellikle Lefkoşa da Girne de Magosa da yaygın olan bet salonlarına fiili tepkide bulundular mı ?
4) İlk okul çevrelerine kadar inen alkol ve uyuşturucuyu önlemek için her hangi bir eylemleri oldu mu ?
Bütün bu olumsuzluklar ortada iken Dinini kitabını öğrenmek suretiyle iyi bir insan iyi bir vatandaş olmayı hedefleyen, bu maksatla dini bilgiler kurslarına devam eden yavrularımızın psikolojilerini etkileyen bu saldırıların sorgulanmasını eli kalem tutan yazarlarımıza akademisyenlerimize kanaat önderlerimize ve halkımıza bırakıyoruz.
Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığımızın denetiminde yapılan bu kurslara karşı yapılan korsanca saldırıları, şiddetle kınıyor hükümetimizin, güvenlik kuvvetlerimizin, etkin önlem almasını ümit ediyoruz.
Mehmet Dere
BAŞKAN

***
Cevap 1) Hiçbir şey yapmadılar. Çünkü beslendikleri muslukların vanaları kısılıverir.
Cevap 2) Asla... Çünkü karşımızda; “Öğretmenlerini sınav zamanı greve soktuktan sonra “Öğretmenler başında olmazsa öğrenciler ya fuhşa ya kumara gider” diyebilen ahlâksız zihniyet vardır.
Cevap 3) Asla... Öğretmenin öğrenciye en fazla ihtiyaç duyduğu zamanlarda ya grev ya eylemde olanlardan bunu bekleyemezsiniz. Çocuklar o “bet” salonlara girdiğinde sadece sırıtmışlardır.
Cevap 4) Asla... “BUNLAR,” Derlerini iyi çalışmış, kendilerine verilen görevi iyi ezberlemişlerdir. Onun için da, bu ülke ve insanının çöküşünü namuslarına emanet edilen genç fidanlarımızda olduğunu biliyorlar. Hedeflerin de sadece “Daha fazla para” istedikleri devleti ve onun halkını daha fidan iken kurutup çökerterek, kendilerine yüklenen misyonu tamamlamaktır.
***
SON SÖZ: Detleri ne Kur’an kursudur, ne din eğitimi.
Hedeflerinde bu devlet ve onun halkı vardır. Çünkü o hedefi karşılarına dikenler öyle istiyor ve karşılığını da veriyor.
İşin diğer pis yanı ise; “Bu kurslara adaya 400 sene önce gelenler değil, 36 sene önce gelenler gidiyor, asıl derdimiz onlarla” diyemeden ölüp gidecekler.
Tabii ölüm haktır ve “ÖLMEK” de hak edenlere mahsus, ahlâktan mahrum olanların böyle bir hakkı yoktur.
“Benim çocuklar nasıl büyürsen seninki de öyle büyümeye mecburdur” diyenlerin hiç yoktur.
İster ezan ve Fatiha, ister çan sesleriyle çekip giderler.
Bunun da bizi ilgilendiren yanı yoktur!

 

 

 

 

 

 



 

 


Duyan be buba?

 

 

 

 

 

 



- Duyan be buba?
- Ağnat da duyarım guzum.
- DP Başkanı Serdar Denktaş “Türkiye’ye her yıl 1,5 milyar dolar veriyoruz. Çünkü ithalat ve alışverişi oradan yapıyor turist olarak oraya gidiyoruz” demiş!
- Başkan’a şuradan telefon et ve de ki; “İthalat ve alışveriş en yakın ve en ucuz yerden yapılır, tatile de en güzel ve yine en ucuz yere gidilir. Bir ülkeyi idareye soyunanların en azından bu katı bilmesi lâzım. Bunun için hükümet ortaklığının suya düşmesi de şart değildir!”

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber 1109 defa okunmuştur

:

:

:

: