Yaratıcı düşünmenin bastırılması

Bir kişinin yaratıcı düşünme yetenekleri gelişmemişse veya körelmişse, o kişinin zihinsel olarak tam anlamıyla işlevde bulunduğu söylenemez.

Bir kişinin yaratıcı düşünme yetenekleri gelişmemişse veya körelmişse, o kişinin zihinsel olarak tam anlamıyla işlevde bulunduğu söylenemez. Yaratıcılığın bir biçimde engellenmesi, yaşamaktan sağlanan üretme gücünü, yaşama sevincini önlediği gibi gerginliğe ve çöküntüye de neden olabilir. Çünkü günümüzde, yaşamla baş edebilmenin ve streslere karşı direnebilmenin kaynağı yaratıcılık olarak ifade edilmektedir.

Her ortamda öğrenenin ifade özgürlüğünü, kendiliğindenliğini, bağımsızlığını, merakını, araştırıcılığını, demokratik ortamlara sahip olma hakkını ve kendine güvenini sınırlayan herhangi bir durum veya etkinlik, yaratıcılığın gelişmesini engelleyebilir. Öğrenenin okuma, inceleme, sorgulama, eleştirme veya ıraksak düşünme için zamanının kalmaması; başarı notlarına gereğinden fazla önem verilmesi veya bütün öğrenme çabalarının başarı notuna göre düzenlenir olması yaratıcı düşünme süreçlerini engelleyici yapılardır. Yapay hedefler, öğrenenin çabaları için bir ölçüt oluşturmaktadır ancak bu ölçüt kişiye kalıp olarak dayatılmaktadır. Çünkü bu yapay hedef için öğrenenin tek problemi; yüksek başarı notlarının nasıl elde edilebileceği olmaktadır.

Benzer etkiler öğrenenlerin kendilerine uygulanan sınavların türüne göre de belirlenmektedir. Objektif testlerin sürekli olarak kullanılması, öğrenenlerde alışkanlık haline dönüşebilecek sınırlı bir çalışma biçiminin yerleşmesine neden olabilir. Tamamen ders materyallerinden hazırlanan ve tek doğru yanıt isteyen sınav sistemleri, sınırlı bir bilgi ölçme ve değerlendirmesi yanında, yakınsak düşünmeyi yerleşik bir düşünme alışkanlığına dönüştürerek ve/veya bu alışkanlığı pekiştirerek, yaratıcı düşünmeyi engelleyebilir.

Yaratıcılık üzerine olumsuz etkiler, öğretmenin kendisi tarafından da yaratılabilir. Öğretmenlerin popüler yanıtlardan uzaklaşması, düşünsel süreçlerdeki ve davranışlardaki zenginliği, farklı düşünme normlarını akıcı bir şekilde üretebilmesi ve yaratıcılığın gelişmesi için gerekli olan esnekliliği geçerli ve önemli sayması yaratıcı düşünme biçimini teşvik etmektir ve öğrenenleri rahatlatarak, yaptıklarını onaylama anlamına geldiği için de önemli eğilimlerdir. Eğer öğretmen yaratıcı düşünmeyi öğretmekten ve bu süreçleri işlevselleştirmekten kaçınıyorsa, öğrenenlerdeki öğrenme süreci otoritenin düşündüğünü düşünme, yaptığını yapma, onların sonuçlarını kabul ederek ve o sonuçları benimseyerek yaşama anlamına gelmektedir. Yaratıcı süreç içindeki öğrenen, öğretmenler tarafından hedefe farklı yollardan varmayı denemesi için yüreklendirilmelidir. Öğrenen karşılaştırma mantığını kavradıktan ve/veya karşılaştırmalı düşünmeyi öğrendikten sonra gerekli olan, gözlemlere dayalı gerçekleri ve verileri yorumlayarak, kavramları, bulguları, parametreleri oluşturabiliyorsa, bunun dışındaki yaratıcılığını durduracak tek şey zihinsel yeteneğinin sınırları, saplantıları ve daha önce öğrendiği engelleyici düşüncelerin, gelişmiş düşüncelerini bastırması, ketlemesi olabilir. Dolayısıyla öğretmen, öğrenene doğru yanıtları söylemek yerine onu çok yönlü düşünmeye sevkederek yaratıcı süreçlerinin gelişmesini sağlamalıdır. Zihinsel bakımdan güçlü öğrenen, düşünmeyi öğrenmiş ve düşünmeyi ketleyen algısal, duygusal ve ifade engellerini aşmış olacağından, karşılaştığı problemlere karşı benzersiz, özgün yeni yaklaşımlar, çözümler üretmeye artık hazırdır ve cesaretlendirilmelidir. Esas özelliği özgün ürünler vermesinden ileri gelen yaratıcılık, zaman alan bir süreçtir. Bunların ortaya çıkması, ürün vermesi, birden bire değil adım adım ilerlemeyle olabilmektedir.
Bu haber 55 defa okunmuştur

:

:

:

: