Siber âlem korku cehennemi!

Güzel bir sinema adı olabilirdi. Ama ne yazık ki siber âlemin zararlarını beyaz perdede değil, gerçek âlemde görüyoruz.

Güzel bir sinema adı olabilirdi. Ama ne yazık ki siber âlemin zararlarını beyaz perdede değil, gerçek âlemde görüyoruz. Sosyalleşmeyi bıraktığımız o yalnızlık çağının kapanmasıyla başlayan ve bir virüs gibi hızla yayılan siber âlem sosyalleşmesini yaşıyoruz. İnternet dünyasına yetişkinler yeni alışsa da, çocuklar daha okula başlamadan siber âlemde sörf yapıyor, e-mail ve Facebook hesapları oluyor. Anne babalar doğar doğmaz çocukların internet hesaplarını açıyor, resimleri ve isimleri ile sanal dünyaya“ dünyamıza bir insan daha doğdu ne mutlu bize” diyerek duyuruyor.

Son günlerde birçok yerde siber âlemde yaşanan zorbalıklar haber konusu oldu. Siber âlemde yaşanan zorbalıklar çocuklar için büyük sorunlara neden olduğu, hatta Facebook’ta hakkında yazılan kötü mesajlardan dolayı bunalıma girenlerin, hatta intiharı deneyen gençlerin olduğu öğrenildi. Daha önceleri bu tür hakaret ve inciten olaylar yaşansa da bu kadar ağır psikolojik sorunlara hatta ağır travmalara yol açtığı duyulmamıştı. 12, 13 yaşlarındaki çocuklar çevrelerinin kendileri hakkında, internette ve cep telefonlarında yazılanlara ve söylenenlere çok önem veriyor. Sürekli neler söylenmiş şeklinde merak içindeler ve eğer siber zorbalığa maruz kalırlarsa bunalıma giriyorlar. Örnekleri şimdilik ABD ve İngiltere’de yaşanıyor ama bizim ülkemizde çocukların yaşadıkları şimdilik bilinmiyor. Yaşıtlarına siber zorbalık yapanlara uygulanacak herhangi bir cezada bulunmuyor. ABD ve İngiltere’de ve her 5 gençten birinin bu tür saldırılara uğruyor olması işin boyutlarını gösteriyor. Tabii çocuklar ileriki yaşamlarında bu yaşananların karşılarına çıkma ihtimalini tahmin edemiyorlar. Çevrelerinde yaşadıklarını siber âleme aktaranların, hakaret mesajları yapanların ve yapılanların yaşadıkları olaylar hafızalarda kalmayabilir ama internete bulmak hiçte zor olmayacak. Yıllar sonra özel yaşamlarında ve , iş yaşamlarında karşılarına çıkma ihtimali çok yüksek. Google'un yöneticisi Eric Schmidt yaptığı benzer açıklamada “Gençlerin internetteki sosyal paylaşım sitelerine koydukları fotoğrafları ve kişisel bilgileri, gelecekte iş ararken başlarına bela olabilir. Sanal geçmişlerinden utanan gençler, isim değiştirmek zorunda kalabilir.”demişti. Buradan anlaşılan bir sonraki aşama gerçek kimliklerini bırakıp sanal kimliklere bürünen bir nesil olacağı.

Çocuklar mı sadece bu sorunları yaşanlar? Sosyal paylaşım sitelerinde yüzlerce arkadaşa sahip olmak, hatta tanımasa da arkadaşı olarak eklemeyi marifet gibi görenlerin, gerçek arkadaşları olmayacağını yaşanan acı haberlerle öğreniyoruz. Facebook sayfasından intihar edeceği notu bıraktığı arkadaşları tarafından alaycı mesajlar alan Simone’nun intiharına sadece engelli annesi yas tutu. Yurtdışında daha sık görülse de Türkiye’de azımsanmayacak kadar intihar vakalarına rastlanıyor.

Sosyal paylaşım sitelerinin bizim kontrolümüzden çıktığını, üyeliklerimize ve her davet olunan gruba üye olunmaması gerektiği bu hafta yaşanan olayla da pekiştirmiş olduk.

Bu haber 321 defa okunmuştur

:

:

:

: