Tunus’ta 24 yıl boyunca iktidarda kalan ancak Wikilekas belgelerinin yayınlanmasıyla birlikte halkın ayaklanması üzerine ülkeyi terk eden Devlet Başkanı Zeynelabidin Bin Ali’nin ardından ülkedeki sular durulmuyor. Bıçaklanan Bin Ali’nin eşinin yeğeninin yanı sıra çıkan olaylarda bir Fransız foto muhabiri de hayatını kaybetti.
Tunus’ta geçtiğimiz Cuma günü başlayan olaylar şiddetini giderek artırıyor. 24 yıl boyunca iktidarda kalan Devlet Başkanı Zeynelabidin Bin Ali’nin ülkeyi terk etmesinin ardından tüm gözlerin çevrildiği Tunus’tan her dakika devrimin bilançosuna ilişkin açıklamalar geliyor. Çıkan olaylarda bıçaklanan Devlet Başkanı Zeynelabidin Bin Ali’nin eşinin yeğeni İmed Trabelsi’nin askeri bir hastanede öldüğü bildirildi. Başkent Tunus’taki askeri hastaneden adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, bıçaklandığını söylediği Trabelsi’nin Cuma günü öldüğünü kaydetti ancak nasıl ve nerede bıçaklandığı hakkında bilgi vermedi. Trabelsi’nin ölümü, Bin Ali çevresinden teyit edilen ilk ölüm vakası oldu.
YARALANAN FRANSIZ FOTO MUHABİRİ DE ÖLDÜ
Yasemin Devrimi’nin neden olduğu bir diğer ölüm de Cuma günü çıkan olaylarda yaralanan Fransız foto muhabirinin ölümü oldu. Muhabirin yakınları ile başkent Tunus’taki Fransız konsolosluğundan bir kaynak, bir gösteriyi izlediği sırada polis memuru tarafından atılan gaz bombasının başına isabet etmesiyle yaralanan EPA Ajansı için çalışan 32 yaşındaki Lucas Mebruk Dolega’nın öldüğü belirtildi. Yaralı halde hastaneye kaldırılan ve ameliyata alındıktan sonra suni olarak uyutulan Dolega, Tunus'taki Yasemin Devriminin ilk yabancı gazeteci kurbanı olarak kayıtlara geçti.
GANNUŞİ SÜRGÜNDEN DÖNÜŞ HAZIRLIĞINDA
Tunus Devlet Başkanı Bin Ali’nin ülkeyi terk etmesi üzerine Tunus’un sürgünde yaşayan İslamcı Partisi Ennahda’nın Lideri Raşid Gannuşi, ülkesine dönme hazırlığında olduğunu söyledi. İngiltere’nin başkenti Londra’da sürgünde olan Gannuşi, “Dönüş hazırlığındayım”derken, ne zaman Tunus’a döneceğinin sorulması üzerine de “yakında”yanıtını verdi. “Tunus intifadası diktatörlüğü çökertti” diyen Gannuşi, Zeynelabidin Bin Ali’nin kaçışından sonra siyasi sistemde bir parçalanma olduğunu ortak bir temelde anlaşmaya varmanın zaman alacağını da sözlerine ekledi.
KADDAFİ: TUNUS HALKI ACELE ETTİ
Libya Lideri Muammer Kaddafi, komşu Tunus’ta kan dökülmesine ve kanunsuzluğa “Tunus halkının, devlet başkanlarından kurtulmak için çok acele etmesi”nin sebep olduğunu söyledi. Jana Ajansı’nın haberine göre Kaddafi, Tunus’taki olaylarla ilgili yaptığı açıklamada, Tunus’ta olanlardan çok üzüntü duyduğunu ifade etti. Libya’nın 1969 yılından bu yana lideri olan Kaddafi, “Tunus şimdi korku içinde yaşıyor. Aileler yataklarında öldürülebilir. Bolşevik ya da Amerikan devriminde olduğu gibi vatandaşlar sokaklarda öldürüldü; ne için? Zeynelabidi’'i değiştirmek için mi? 3 yıl sonra istifa edeceğini size söylemedi mi? 3 yıl sabredin, oğlunuz hayatta kalsın” diye konuştu.
‘HALKIN 23 YILLIK ÖFKESİNİN PATLAMASI’
Tunus’ta Aralık ortasında diplomalı seyyar satıcının kendisini yakarak öldürmesiyle patlak veren ve 23 yıllık Zeynelabidin Bin Ali iktidarına son veren olaylar, “halkın 23 yıllık öfkesinin patlaması” olarak yorumlanıyor. Başkent Tunus'ta, Devlet Başkanlığı Sarayının bulunduğu Kartaca mahallesinde 56 yaşındaki emekli Ferhat Hafayed, yağmalamaların hedef seçilerek yapıldığına, bu yerlerin çoğunun eski başkana ait mülkler olduğuna dikkati çekti. Hafayed, “Bu tıpkı Fransız Devrimi gibi. Bir dönemin sonu. Gerçek bir değişim umuyorum. Böyle devam edemeyiz” dedi. Bazı görgü tanıkları da, yağmalama olaylarının, devrik Bin Ali'nin yandaşları tarafından yapıldığını savundu. Başkent ve banliyölerinin sakinleri genelde korku ve endişelerini dile getirirken, yollarda tank ve kamyonlar dikkati çekiyor. Sokaklarda, bir zamanlar her yeri süsleyen Bin Ali'nin portrelerinin parçalanmış hali göze çarparken, personel idaresi okumasına rağmen resepsiyonist olarak Gammarth'da bir otelde çalışan Meryem, “Şimdi herkes ailesi için endişeleniyor” diyor. Vekil devlet başkanı Fuad Mezaba konusunda da endişelerini dile getiren Meryem, “O bir burjuva, halktan gelmiyor. İnsanlar onu kabullenmeyecek”yorumunda bulundu.