Güney Kıbrıs’taki siyasi partilerin hemen hemen hiçbiri 2011 yılında bir çözüme inanmıyor. Kıbrıs Türk siyasi partileri de çoğunlukla çözüme inançsız.
Rum siyasi partilerden çoğunun 2011 yılında Kıbrıs sorununun çözümüne ulaşılacağına inanmadıkları ve var olan müzakere sürecinin bu sene de kendilerini hiçbir yere götürmeyeceğini düşündükleri belirtildi.
Simerini gazetesi “Bu Sene De Çözüm Görmüyorlar...” başlığıyla verdiği haberinde Rum siyasi parti yetkililerinden 2011 yılının gelmesiyle Kıbrıs sorununa ilişkin ne beklediklerine ilişkin aldığı görüşleri aktardı.
AKEL: TÜRK HÜKÜMETİ SEÇİMLER NEDENİYLE HAZIR DEĞİL
Habere göre AKEL Basın Sözcüsü Vekili Yorgos Lukaidis, “2011 yılının; Kıbrıs sorununun çözüm yılı, ayrıca işgalden kurtulma ve vatanın ve halkın yeninden kurtulması yılı olması” dileğinde bulundu. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için “dileklerde bulunmanın, çok boyutlu politika uygulamanın, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın girişimlerinin, Rum tarafının müzakereler sürecindeki yapıcı tutumunun yeterli olmadığını” savunan Lukaidis, “Türk tarafının bu güne kadarki politikasını gözden geçirmesi ve müzakerelerdeki kabul edilmez tezlerini terk ederek pratikte yapıcı ve yaratıcı olması gerektiğini” iddia etti.
DİSİ: YORGUNLUK VAR
DİSİ Basın Sözcüsü Haris Georgiadis, “Görüşmecilerimizle yapacağımız basit bir temas; hayal kırıklığını ve Kıbrıs sorununun çözüm perspektifine ilişkin yorgunluğu ispatlamaya yeterlidir” görüşünü belirtti ve “en kötüsü de aynı yorgunluğun uluslararası kamuoyunda da bulunmasıdır” diye ekledi. Kıbrıs sorununun, “çözülmesi zor bir sorun” olarak görüldüğünü kaydeden Georgiadis, “Tayvanlaşma tehlikesinin gittikçe daha çok görünür olduğunu” savundu.
DİKO: MÜZAKERELER SIFIR NOKTASINDA
DİKO Basın Sözcüsü Fotis Fotiu ise “özellikle de BM’den bazı kişilerin, doğrudan müzakereler sürecinde önemli ve özlü ilerlemeler kaydedildiği izlenimi yaratma çabalarına rağmen, son zamanlarda gittikçe daha çok kişi ilerleme yokluğundan, durgunluktan ve çıkmazdan bahsetmeye başladı” dedi.
“Doğrudan müzakerelerin 0 (sıfır) noktasında bulunduğunu, dinamiğin olmadığını ve başarısızlığa uğrandığını” savunan Fotiu, “Cenevre görüşmesinde de doğrudan müzakereler sürecinin dirilmeyeceğini” söyledi.
EDEK: OLUMSUZLUKLAR VAR
EDEK Basın Sözcüsü Dimitris Papadakis, 28 ay önce başlayan doğrudan müzakerelere bugün bakıldığında “olumsuzlukların olduğunu” savundu. “Kıbrıs sorununun çözümüne uzak olmakla kalmayıp, sorumluluğun uzlaşmaz Türk tarafı yerine kendi taraflarına atılması korkusu taşıdıklarını” söyleyen Papadakis, “Hristofyas strateji değiştirmeye karar vermezse, 2011 yılının Kıbrıs sorununa ilişkin zor bir yıl olacağını” iddia etti. Papadakis, “Cenevre randevusundaki tehlikelerin de var olamaya devam ettiğini” öne sürdü.
EVROKO: YENİ BİR UMUT DOĞURABİLİR
EVROKO Basın Sözcüsü Mihalis Yorgallas, “2011 yılının Kıbrıs sorunundaki çalışmalara ilişkin belirleyici olmasının beklendiğini” ifade etti. “2011 yılının doğru ve güvenilir bir çözüme ilişkin yeni bir umut doğurabileceğini” belirten Yorgallas, “yeter ki hükümetlerin çalışmaya ilişkin istekleri olsun...” diye ekledi.
ÇEVRECİLER VE EKOLOGLAR HAREKETİ : KONFEDERASYONA GİDİYORUZ
Çevreciler ve Ekologlar Hareketi Başkanı Yoanna Panayotu ise “uygun bir ön hazırlık ve üzerinde anlaşmaya varılmış ortak bir zemin olmadan başlayan doğrundan müzakerelerin, öneriler ve tartışılan konularla daha çok konfederasyona doğru gittiğini” iddia etti. Cenevre görüşmesinin yaklaştığına dikkat çeken Panayotu, “ortak kararlar alınması” ve Hristofyas’ın, Ulusal Konseyi daha sık toplantıya çağırması gerektiğini de belirtti.