Faruk ağabey şimdi ne düşünüyor?

Bundan beş yıl önce 24 Temmuz 2006 yılında bir yazı kaleme almış, çocukluğumun geçtiği İzmit’te yer alan Kitapçı amcamızın oğlu Faruk ağabeymizden söz etmiştim.

Bundan beş yıl önce 24 Temmuz 2006 yılında bir yazı kaleme almış, çocukluğumun geçtiği İzmit’te yer alan Kitapçı amcamızın oğlu Faruk ağabeymizden söz etmiştim. Söz konusu yazımda yıllar sonra Faruk ağabeyin dükkanına yeniden gittiğimi ve derin bir sohbete daldığımızı anlatmıştım.

Önce o yazıyı yeniden hatırlayalım:

“Faruk Ağabey dükkanına girdiğimiz an beni tanıdı, benim onu tanıdığım gibi. Nasılsın vs .muhabbetinden sonra kilit soru “Ne işle meşgulsün” sorusu geldi. Her zaman olduğu gibi bu soruya yanıtım beraberinde Kıbrıs meselesi ve çözümleri konusuna geliyordu ki Faruk Ağabey farklı bir şey yaptı. Zaten bana hep farklı biri olarak gözüken Faruk Ağabey, anlayacağınız yine yaptı yapacağını. Kıbrıs konusu hakkında tek bir cümle sarf etti. Derinlere inmedi. Annan vari bir yaklaşım sergilemedi. Yeni bir çözüm önerisi sunmuş bir bilge şekline girip böbürlenmedi. Tek bir cümle… Basit, sade ve anlaşılır. Net, tek bir cümle… Geçmişte benim için Kitapçı Amcanın Oğlu Faruk Ağabey, bugünlerde ise benim için sadece Faruk Ağabey şunu söyledi:

“Kıbrıs Türk’ü yıllarca mücadele etti ve onlar her şeyin en iyisine layık.”

Bu kadar. Açık ve net… Bu Türk toplumunun bakış açısı, öyle bir güç ki, her türlü zorluğa göğüs germiş, mücadele etmiş bir toplumun asla yalnız kalmayacağının bir göstergesi. Bu noktadan sonra tek bir şey kalıyor. Bu gücün bilincinde hareket etmek… Her şeye layık olma bilinci. Ama şımarmadan! İnsanoğlunun doyumsuzluk egosuna kapılmadan. Kitapçı Amcanın Oğlu Faruk Ağabeyleri hayal kırıklığına uğratmadan. Haysiyetli, onurlu ve bilinçli bir toplum olarak hareket etmek.”(26 Temmuz 2006 - Vatan Gazetesi – ‘Kitapçı Amcanın Oğlu Faruk Ağabey’)

Bu yazının üzerinden yıllar geçti ve geçen süre zarfında Faruk ağabey Türkiye medyasında Kıbrıs ile ilgili çok haber okudu. Faruk ağabeyin okuması muhtemel haberlerin bazılarını hızlı bir şekilde hatırlayalım; önce Maliye Bakanımızı gördü gazete manşetlerinde. Bakanımız bugün hepimizin isyan ettiği kamu sistemine isyan ediyor ve şöyle diyordu “Har vurup harman savurma dönemi bitti.” (11.08.2009 Hürriyet ve Türkiye Medyası)

Sonra Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanımız İrsen Küçük ile ortak basın toplantısındaki konuşma ile karşılaştı Faruk ağabey… Bizde bu konu ‘Erdoğan başbakanımıza maaşını sordu’ diye saptırılsa da söz konusu toplantıda Erdoğan maaşlar konusunda Başbakanımızdan 14 bin TL’ye kadar maaşların olabildiği yanıtını alıyor ve sonra şöyle diyordu “Buyurun. 14 milyara kadar maaş alıyor. Belki Sayın Başbakanım KKTC'de bunu konuşamıyor ama ben konuşuyorum.” (16.07.2010 Haber Türk ve Türkiye Medyası)

Son olarak “besleme” krizi ile karşılaştı Faruk ağabey… Faruk ağabey gibi konuyu hepimiz biliyoruz.

Merak ediyorum, acaba Faruk ağabey şimdi ne düşünüyor?

Sizce ne düşünüyor?

Haftaya görüşmek ümidiyle…

Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve lütfen trafikte saygılı olun…


Bu haber 158 defa okunmuştur

:

:

:

: