İşadamlığı ve sendikacılık...

Bu memlekette iş sahipleri, vatandaşın çoğu Rum tarafından alışveriş yapıyor, parayı o tarafa akıtıyor diye şikayet ediyor.

Bu memlekette iş sahipleri, vatandaşın çoğu Rum tarafından alışveriş yapıyor, parayı o tarafa akıtıyor diye şikayet ediyor.
Şahsen Rum tarafından alışverişe karşı olmama rağmen vatandaşın bu konuda haklı olduğunu KKTC’de her alışveriş yaptığımda görüyorum.
Memlekette bir sürü insan iş sahibidir, ticaret yapar, ama iş adamı, ticaret erbabı olamamıştır, Rum ise birtamam olmuştur.

Aradaki fark budur.
Memlekette bir tüccardan bir mal alırsınız, defolu, bozuk, hatalı, bilmem neli çıkar, geri götürürsünüz, bırakın geri alıp da parasını vermeyi, değişmemek için bile bin dereden su getirirler, her türlü yüzsüzlüğü yaparlar, paranızla sizi rezil rüsva ederler, en sonunda “lanet olsun” dedirtirler...
Akıllarınca ticaret yaparlar, bir seferliğine vatandaşı kazıkladıklarında kısa günün karından sayarlar, geri dönüşüm olarak vatandaşın içine düştüğü durumdan dolayı göstereceği tepkinin ve memnuniyetsizliğinin kendilerine ne büyük boyutta bir zarar vereceğini asla hesaplamazlar...

Bu durumu defalarca yaşamış bir vatandaş olarak bundan böyle vaktim ve ihtiyacım olduğunca Rum tarafından alışveriş yapmaya gideceğim, hem kendimi hem de çevremi bu konuda yönlendireceğim.
Bu memlekette iş sahibi olanlar yankesici misali çalışmayı bırakıp, öncelikle iş adamı, işinin adamı ve ticaretin de erbabı olmayı öğrenmek zorundadırlar.

................................

Sendikacı dostlarımız yine coştular, memleket elden gidiyormuş...
Yok canım siz de, sanki memleket eldeydi da gidecek!
Sayenizde çoktan memleketin hesabı görüldü, şimdi de köşe bucak suçlu arar durursunuz!

Hem suçlu hem de güçlü, hem kel hem de fodul...
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek kılını kıpırdatmayanlar, her ikide bir önlerine atılan avantalara tav olarak döneklik üstüne döneklik yapanlar, kendi menfaatinden başka hiçbirşey düşünmeyenler, bulunduğu mevkiyi ve elinde tuttuğu yetkiyi popülizm ve rant uğruna harcayanlar hala piyasada, hala aynı yerlerde, hala gözümüzün içinde...

Bu memleket bu hallere geldiyse, gündüz kavga edip de gece hırsızlığa beraber çıkmayı marifet bilen sizlerin sayesindedir beyfendiler...
Düşmediniz şu toplumun yakasından gitti...
Sendikalarda derin devlet kurdunuz, siyasi partilerde derin devlet kurdunuz, siyasi partileri tarikata çevirdiniz, devleti sendikacı-siyasetçi işbirliğiyle yediniz yuttunuz, kuruttunuz, gündüz birbirinizle kavga ettiniz, gece ise neyi nasıl çalıp çırpacağınızın hesabını yaptınız...

Elbette bu işleri yalnız başınıza yapmadınız, toplumun her kesiminden beslemelerinizle birlikte yaptınız, şimdi deniz bitince hepiniz kıvıl kıvranıyorsunuz...
Ayağınızın altındaki kara parçası, parça parça elden gidiyor, yakında kendinizi denizde bulacaksınız, ondan da ötesi yok...

Ucuz kahramanlıklarınız vız gelir tırıs gider
Topunuzu toplasak bir yarım adam etmezsiniz...
Etseydiniz, bu topluma bir lider çıkartırdınız, ama hepiniz çapınıza, kulpunuza bakmadan lider bozuntusu olmayı, eğreti sendikacılık, eğreti liderlik, eğreti siyaset adamı olmayı marifet bildiniz...

Topunuzun aklını toplasak bir incir çekirdeğini doldurmaz...
Doldursaydı bugün bu hallerde olmazdık...

Düşün yakamızdan, yettiniz artık!
Bu haber 292 defa okunmuştur
  • yazınız üzücü ercan ergün  lefkoşa - 9.07.2011 tüm işadamlarımızı aynı kefeye koymayınız biz ithal ettihimiz ürünlere iki yıl garanti veriyoruz sattıhımız ürünlerin garantisi bitse bile sattıhımız ürünlerin arkasındayız ayrıca kendi imalatlarımıza beş yıl garanti veriyoruz güney kıbrısa da ihracatımız var saygılarımla ercan ergün endüstriyel mutfak

:

:

:

: