Rum basını: Yetkililer patlayıcı yüklü konteynırlarla ilgili tehlikenin farkındaydı. Ancak; bu konuda, birkaç bilgilendirme mektubu dışında hiçbir adım atmadılar
Rum yetkililerin, 2009 yılının Mayıs ayından bu yana, “Monchegorsk” gemisinden indirilen patlayıcı yüklü konteynırlarla ilgili tehlikenin farkında oldukları, ancak bu konuda, Başkanlık-Savunma Bakanlığı-Dışişleri Bakanlığı ekseninde karşılıklı birkaç bilgilendirme mektubu gönderilmesi dışında kapsamlı hiçbir adım atılmadığı belirtildi.
Fileleftheros Gazetesi, 2009 yılından patlamanın olduğu güne kadar, Başkanlık-Savunma Bakanlığı-Dışişleri Bakanlığı arasındaki bilgilendirme mektuplarının içeriğini yayınladı ve mektuplardan, neredeyse tüm yetkililerin patlayıcılarla ilgili tehlikenin farkında olduğu, ancak kimsenin cesaret edip de bu konuda herhangi bir adım atmadığı sonucunun çıktığını yazdı.
‘MUHAFAZASINA DEVAM’ TALİMATI GELDİ: Gazete, mektuplarda, tehlikenin bilinmesine karşın, Başkanlık’tan patlayıcıların muhafazasına devam edilmesi talimatı geldiğinin, maliyetinin yüksek olması nedeniyle açıkta muhafaza edilen patlayıcılara, sıcak iklim koşullarından korunması için gölgelik gibi herhangi bir şey inşa edilmediğinin, patlamadan bir hafta önce konteynırların şişerek patlama olacağına dair ilk uyarıyı verdiğinin, patlamanın önlenmesi için yalnızca konteynırların üzerine su atıldığının ve etrafındaki kuru otların olası bir yangını önlemek için temizlendiğinin görüldüğünü kaydetti.
BİR ZİYARET DE PATLAMADAN 4 GÜN ÖNCE: Habere göre, RMMO Genelkurmaylığı, Savunma Bakanlığı, Rum İtfaiyesi temsilcileri ve diğer teknik elemanlardan oluşan bir heyet, patlayıcıların muhafaza edildiği “Evangelos Florakis Üssü”ne son ziyaretini, patlamadan 4 gün önce gerçekleştirdi. Komite, üsse yaptığı ziyarette konteynırların şiştiğini ve yaz sıcaklık değerlerinde açıkta muhafaza edilmesinin mümkün olmadığını tespit etti. Ancak konteynırların yeni bir yere taşınması veya patlamamaları için gerekli önlemler alınması gerçekleşemeden, 11 Temmuz faciası yaşandı.
SURİYE İRAN VE RUSYA RAHATSIZ OLMASIN: Öte yandan Alithia gazetesi de, DİSİ Milletvekili Yorgos Georgiu’nun, patlayıcılarla ilgili basına dağıttığı yeni belgelerde, yetkililerin patlayıcılarla ilgili sorumsuzluk ve ihmalinin tüm açıklığıyla gözler önüne serildiğini yazdı.
Gazete, Rum Dışişleri Bakanlığı’nın, Suriye, İran ve Rusya’yı, patlayıcıları imha ederek rahatsız etmek istemediğini ve aylarca süren müzakerelere karşın, patlayıcılar konusunda hiçbir karar alınmadığını kaydetti.
Yunan darbesini patlamanın ezikliği ile kınadılar
15 Temmuz Yunan Dabesi, Evangelos Florakis Deniz Üssü’nde meydana gelen patlamanın gölgesinde kınandı. Rum Meclisi de, önceki gün ‘darbe’ özel gündemiyle bir toplandı
Rum tarafında, “Evangelos Florakis Deniz Üssü”nde Pazartesi günü meydana gelen ve 13 kişinin ölümüne yol açan patlamanın ağırlığı altında, 15 Temmuz 1974’de Kıbrıs’ta gerçekleşen Yunan darbesini kınama etkinlikleri düzenlendiği bildirildi.
Simerini Gazetesi “Trajedinin Gölgesi Altında Darbe Kınaması... Kara Yıl Dönümü İçin Özel Toplantı” başlıklarıyla verdiği haberinde, Rum Meclisinin, önceki gün, “darbe” özel gündemiyle bir toplantı gerçekleştirdiğini yazdı.
Habere göre, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın da katılığı toplantı, 15 Temmuz 1974’te ölenler anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Mecliste yapılan konuşmalarda, Pazartesi günkü patlama ve Kıbrıs sorunu ağırlıklı açıklamalar yapıldı.
AYNI TERANE: TAKVİM YOK HAKEM YOK: Rum Meclis Başkanı Omiru, Kıbrıs sorununa ilişkin gelinen aşamayı yorumlayarak, uluslararası konferans şekli altındaki hakemlikleri, zaman takvimlerini ve şantajları kabul etmelerinin söz konusu olmadığına netlik kazandırılması gerektiğini ifade etti.
DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis, gelinen zamanının, sorumluluk alınması zamanı olduğunu söyleyerek, “milli davanın” sınır aşamasına geldiğini ve ekonominin de 1974 yıkımının ardından, en büyük krize doğru sürüklenildiğini savundu. Anastasiadis cesur kararların alınması gerektiğine işaret etti.
KAROYAN: BM ARTAN ENDİŞELERE SEBEP OLDU: AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, darbe ve ileri sürdükleri “istilayı” kınama toplantısının Pazartesi günkü patlamanın ağırlığı altında gerçekleştirilmekte olduğuna işaret ederek, hedef ve isteklerinin konunun derinlemesine araştırılması ve sorumlulukların yüklenilmesi olduğunu belirtti.
DİKO Başkanı Marios Karoyan, son dönemde Türk uzlaşmazlığının doruğa çıktığına ilişkin göstergelerin arttığını; BM ve diğer uluslararası toplumun bazı hareketlerinin artan endişelere sebep olduğunu öne sürdü.
Politis gazetesi de yoğun katılımın olduğu Meclis özel toplantısının ağır bir atmosfer içerisinde gerçekleştirildiğini aktardı.
KİLİSE VE MEZARLIKTA TÖRENLER: Haravgi Gazetesi de, Hristofyas ve diğer yetkililerin katılımıyla Ay. Konsteandinu ve Eleni Kilisesinde darbede ölenler anısına anma töreninin düzenlendiğini yazdı.
Habere göre Hristofyas törenin ardından yaptığı kısa konuşmasında, ne olursa olsun, önceki günkü trajik olaylar yaşansa da, bu günün bir kenara atılamayacağından bahsetti.
Gazete bir başka haberinde önceki gün sabah 8.20’de sirenlerin çaldığını, ayrıca çeşitli örgüt ve partiler tarafından Agios Nikolaos Mezarlığındaki darbede ölenlerin mezarlarına çiçekler konulduğunu belirtti.
20 TEMMUZ’DA SİRENLER ÇALACAK: Haravgi Gazetesi bir başka haberinde, Rum sivil savunma yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre, ileri sürülen “Türk istilası” dolayısıyla düzenlenecek etkinlikler çerçevesinde 20 Temmuz tarihinde sabah 5.30’da tüm şehirlerde sirenlerin çalacağını kaydetti.
Markos Kiprianu istifanın eşiğinde
DİKO yönetimi koalisyondan ayrılma fikrinde birleşiyor. Markos Kiprianu’nun istifa edeceği konusunda şüphe kalmadı
Güney Kıbrıs’taki “Evangelos Florakis Deniz Üssü”nde Pazartesi sabahı meydana gelen ve 13 kişinin ölümü, çok sayıda kişinin de yaralanmasına yol açan patlamanın akabinde, sorumlu arayışıyla ilgili yükselen öfke dinmiyor.
DİKO’da, koalisyondan ayrılma ve koalisyonda kalma konusunda yaşanan ayrılıkların sona ermeye başladığı gözlemlenirken, Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu’nun görevinden istifa edeceği konuşuluyor.
DİKO ARTIK DAYANAMIYOR:
Alithia gazetesi “DİKO Artık Dayanamadığını Söylüyor... Markos Konteynırlarla İlgili Belgeleri Savunma Komitesi’ne Sunduktan Sonra İstifa Etmeye Hazır” başlıklarıyla aktardığı haberinde, DİKO’da daha önce koalisyondan ayrılmak isteyenler ve koalisyonda kalmak isteyenler olmak üzere iki cephe bulunduğunu, ancak bugünlerde, koalisyonda kalmak isteyenlerin de fikir değiştirerek, ayrılıkçılara destek vermeye başladığını yazdı.
Gazete, DİKO Başkanı Marios Karoyan’ın, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın geçtiğimiz gün yapmış olduğu halka seslenişle ilgili kullanmış olduğu sert üslubun da, DİKO’nun koalisyondan ayrılacağı argümanına kanıt teşkil ettiğini kaydetti.
BAKANLIĞIN ELİNDE BULUNAN BELGELER: Gazete, bazı kaynaklardan edindiği bilgilere dayanarak, Rum Dışişleri Markos Kiprianu’nun, konteynırlarla ilgili Bakanlığın elinde bulunan belgeleri, araştırılmak üzere Pazartesi günü Savunma Komitesi’ne vermesinin ardından istifa edeceğini yazdı.
Habere göre Kiprianu’nun sunacağı bu belgeler, kendisini suçlarından arındırırken, Hristofyas’ın pimini çekecek. Bu durumun Başkanlık Sarayı’nda ve AKEL’de korku yarattığını kaydeden gazete, Kiprianu’nun yapmasının söz konusu olduğu suçlamaları düşürecek belgeler aramaya koyulduğunu belirtti, özetle şunları yazdı:
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAKİ SIKI İŞBİRLİKÇİLER: “Dışişleri Bakanlığı’ndaki sıkı işbirlikçileri ve diğer çalışanlar, Kiprianu’nun önümüzdeki günlerde istifa edeceğine kesin gözüyle bakıyor ve yerine kimin geleceğiyle ilgili düşünüyor. Bununla birlikte DİKO’daki herkes, artık daha fazla koalisyonda kalamayacaklarını söylüyor ve trajediye neden olan sebeplerle ilgili herhangi bir yükümlülüğü reddediyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, DİKO Başkanı Marios Karoyan’ın ilerleyen zamanlarda DİKO’yu toplantıya çağırarak kati kararlar alması da ihtimal dahilinde.”
Santralin yakıt depolarında çatlak
Vasiliko Elektrik Santralinin yakıt depolarında çatlaklar meydana geldi. Santral çalışanları: 120-150 bin ton mazot bulunan depolarda çatlaklar oldu. Ancak depoların iç duvarlarının durumu bilinmiyor
RMMO deniz üssünde meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangında tamamen tahrip olan Vasiliko Elektrik Santralinin yakıt depolarında çatlaklar olduğu bildirildi.
Olay günü çıkan yangının yakıt depolarına ulaşmasının engellenmesine ağırlık verilmiş, dolayısıyla santral tamamen tahrip olmuştu.
Alithia Gazetesi’nin “Vasiliko’daki Mazot Depolarında Çatlaklar… Santralde Çalışanlardan Şok Suçlamalar” başlıklı haberine göre, santralde çalışanlar, 120-150 bin ton mazot ihtiva ettikleri tahmin edilen depolarda çatlaklar olduğunu ancak depoların iç duvarlarının durumunun bilinmediğini söylediler.
DAYANIKLILIĞI DEĞERLENDİRMEİNİN YOLU YOK: Santral çalışanlarının, Pazartesi günkü şok dalgasından sonra depoların bugünkü dayanıklılığının değerlendirilmesinin yolu olmadığına da dikkat çektiklerini yazan gazeteye göre, Vasiliko’daki elektrik santralinde her biri 30 bin ton yakıt kapasitesine sahip toplam 6 akaryakıt deposu ve üç tane de üç biner tonluk depo bulunuyor.
Büyük 6 depodan 2’si pazartesi günkü patlama ile tahrip oldu. Tahrip olan depoların içerisinde akaryakıt yoktu ancak diğer 4 deponun dolu ve içerdikleri toplam yakıt miktarının 100-130 bin ton olduğu tahmin ediliyor. Çalışanlar, istenmeyen bir durum cereyan ederse en iyi değerlendirmeyle on binlerce ton mazotun denize döküleceğine, bunun da ciddi bir çevre tahribatına neden olacağına dikkat çekiyor.
TV EKİBİ GÖRÜRSENİZ DERHAL POLİS ÇAĞIRIN: Santralde çalışanlar Alithia’ya, bölgede TV ekipleri görülmesi halinde derhal polise haber vermeleri yönünde kesin emir aldıklarını, ekiplerin sadece AİK (Rum Elektrik İdaresi) Genel Müdürü Haris Thrasu’nun vereceği özel izinle bölgeye girebileceğini kaydettiler. Çalışanlara Rum Yönetiminin üst düzeyli yetkililerin ve hatta eşlerinin, ikamet ettikleri yerlerde elektrik enerjisinin kesilmemesi için baskı yaptıkları söylentileri soruldu, söylentinin doğruluk payı olduğu cevabı alındı.
Gazete, çalışanların, patlama günü görev başında olan ve halen patlamanın şokunu yaşayan, hatta yaralı olan çalışanların vardiyaya çağrıldığı şikayetinde bulunduklarını da yazdı.
Diğer kışlalar da tehlike altında
Rum basını: Binlerce ton mühimmat ve patlayıcı, depolarda yer olmadığından açık alanda, güvenlik tedbiri olmadan muhafaza ediliyor
RMMO’nun Mari-Zigi’deki “Evangelos Florakis Deniz Üssü”nde tutulan mühimmat ve patlayıcı dolu 98 konteynerin 11 Temmuz Pazartesi günü infilak etmesi, ölümlere ve büyük maddi hasara neden olmasının ardından diğer kışlalarında bulunan silah ve patlayıcıların muhafaza şeklinin de tehlike arz ettiği haber verildi.
Alithia Gazetesi; “Tonlarca Mühimmat Hiçbir Güvenli Muhafaza Olmadan” başlığıyla yansıttığı haberinde, DİSİ Milletvekili Efthimios Diplaros’un, çoğu RMMO kışlasında binlerce ton mühimmat ve diğer patlayıcıların hiçbir güvenlik önlemi alınmadan muhafaza edildiğini yansıtan fotoğraflar sunarak yeni şikayetlerde bulunduğunu bildirdi.
BARIŞ ZAMANINDA YAŞANAN TRAJEDİ: Habere göre, Diplaros, deniz üssünde meydana gelen patlamanın herkesi şoke ettiğini, barış zamanında yaşanan ve 13 kişinin öldüğü, onlarcasının yaralandığı trajedinin, bazı sorumsuz sorumluların suç teşkil eden kayıtsızlığını gözler önüne serdiğini söyledi. Larnaka bölgesindeki bir RMMO kışlasında binlerce ton mühimmat ve diğer patlayıcıların açık alanda depolandığını, güneş altında kaldığını ve üzerlerinden elektrik telleri geçtiğini vurgulayan Diplaros’un ilgili kışlanın hangisi olduğunu açıklamaktan kaçındığını yazan gazete, mühimmatın fotoğrafına da yer verdi.
GÜVENLİK NOKSANLIĞI VE PATLAMA TEHLİKESİ: Gazete Diplaros’un ayrıca Rum Meclisi Savunma Komitesi Başkanı aracılığıyla Savunma Bakanı’ndan; Limasol’daki Palodia kışlasında yaşanan sorunlar hakkında bilgi istediğini yazdı.
Habere göre Diplaros, Rum Savunma Bakanlığı’nın RMMO’ya gönderdiği 17 Eylül 2010 tarihli ve “çok gizli” damgalı mektubuna işaret ederek mektupta Palodia kışlasında güvenlik noksanlığı ve patlama tehlikesi bulunduğuna dikkat çekildiğini kaydetti.
Diplaros, Savunma Bakanı’na yönelik mektubunda Palodia kışlasının, patlayıcı malzemelerin kalitesinin test edildiği alana çok yakın olduğunu belirterek, bu kışlada muhafaza edilmekte olan mühimmatın hangi şartlarda depolandığı ve genel kalite durumları hakkında bilgi istedi.
KIBRIS BARUT FIÇISI: Simerini de, Diplaros’un açıkladığı fotoğrafı birinci sayfasından “Kıbrıs Barut Fıçısı” başlığıyla okurlarına aktardı.
Gazete Diplaros tarafından açıklanan bir başka fotoğrafı da yayınladı. Diplaros’un
mühimmat ve patlayıcıların güneş altında olduğu ve üzerlerinden elektrik kabloları geçtiğini söylediği RMMO kışlasının Larnaka’da da olduğunu söylemesine ancak ismini açıklamamasına rağmen gazetede yer alan fotoğrafta, nizamiye girişindeki tabeladaki “Nikos Evagoru Kışlası” yazısı okunabiliyor.
Fileleftheros ise, haberi “Kışlaların Güvenliğinde ‘Delik’… Diplaros’tan Palodia Konusunda Bomba-Şikayet… Bölge Sakinleri ve Çalışanlar Tehlikede” başlığıyla aktardı.
Taşlara 35 temizlenmesine 12 bin avro
Lefkoşa Rum Belediyesi tarafından, 9 gün önce yapılan çevre düzenlemesiyle Rum Başkanlık Sarayı’nın yanındaki çemberin taşlarla döşenmesi 35 bin Euro’ya mal olurken; deniz üssünde meydana gelen patlamanın ardından Başkanlık Sarayı’nın çevresinde çıkan olaylarda tahrip edilip fırlatılan taşların temizlenmesi için 12 bin Euro harcandı.
Alithia Gazetesi, ekonomik krizin göbeğinde olan Güney Kıbrıs’taki Başkanlık Sarayı’na “zengin bir görüntü” vermek amacıyla döşenen taşların, hükümete oldukça pahalıya mal olduğuna dikkat çekti.
BAŞKANLIK SARAYI ÖNÜNDE BALONLU EYLEM: Gazete, bir diğer haberinde de Rum Başkanlık Sarayı önünde dün akşam, balonlu eylem yapıldığını yazdı.
Habere göre eylemciler, ellerindeki balonları aynı anda patlatırken, Hristofyas’a megafonla “Hristofyas korkma, bu bir darbe değil, yalnızca balonların patlamasıyla duyulan gürültüler” ifadeleriyle seslendiler.
Eylemciler Hristofyas’a, kendisine “Evangelos Florakis” deniz üssünde meydana gelen patlamaya ilişkin ne kadar sorumluluk yüklediklerini duyması için balon patlattıklarını ifade ettiler.
Seracılar Birliği ve üreticilerden hükümete tam destek
Lefkoşa Türk Belediyesi’nden Ortaköy, Göçmenköy ve Küçük Kaymaklı’da asfalt çalışmaları
Cuma ve cumartesi günleri sağanak bekleniyor
Ocak ayında hayat pahalılığı aylık yüzde 1,97 olarak açıklandı
Hekimler Sendikası, Sağlık Bakanı Dinçyürek ile tüm ilişkileri askıya aldı
Madde kullanımıyla mücadele paneli Girne’de başladı
İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, gündemindeki yasa önerilerini görüştü
AÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu’nda görevden alma ve atamalar yayımland
Tabipler Birliği’nden Dünya Kanser Günü mesajı