Kıbrıs’ta bizi zorlu bir süreç bekliyor.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Erdoğan’ın, Kıbrıs konusundaki açıklamaları gerçekten “tarihe not” düşülecek etkide!
Annan Planı döneminden çok farklı bir Erdoğan profili ile karşı karşıyayız. Sayın Erdoğan’ın, Güzelyurt’un Rumlara verilmeyeceğini belirtmesi, “asker çekmem” demesi önemli noktalar.
Rumlar da Erdoğan’ın açıklamalarını BM’ye şikâyet etti.
Gerekçe, “Erdoğan’ın sözleri ile uzlaşılmış müzakere zemininin alabora olduğu ve BM Genel Sekreteri’nin Cenevre’deki açıklamalarına uygun olmadığı” savunması.
Cumhurbaşkanlığı’nda resepsiyon vardı önceki akşam.
Burada Erdoğan’ın açıklamalarını yorumlatmaya çalıştım bazı önemli noktalardaki “yetkililere…”
Biraz “kaygı” da hâkimdi, ya “Erdoğan bu sözlerinden geri adım atarsa…”
Bu bir anlamda “korkuya” da bürünmüş gibi.
Mesela Havadis’ten Başaran Düzgün, Başbakan Erdoğan’ın çıkışlarını “Erdoğan, anlaşılan bir kriz politikası için düğmeye basmış durumda” sözleri ile yorumluyor.
Kriz politikası değil de, AB’nin verdiği sözlere gösterilen “en sert” çıkış desek daha doğru olur diye düşünüyorum.
Milliyet’ten Fikret Bila’nın yazdığı gibi, “Başbakan Erdoğan’ın çıkışının dayanakları sağlamdır…”
Ki, Ortadoğu’nun en önemli gücü haline gelen, dünya ekonomisinde önemli bir paya sahip bir Türkiye’nin Başbakan’ının söylediği sözler “korkuya” neden olmamalı.
Sayın Erdoğan, bu süreçte Kıbrıslı Türklerin kaybedeceği adımların atılmasına izin vermeyecektir.
Bu endişelerle ilgili olarak, Ankara kaynaklarıyla da görüşme fırsatım oldu. Oradan edindiğim izlenim, “Erdoğan asla geri adım atmaz, çünkü söz verip yerine getirmeyen taraf AB ve uluslararası aktörler” diyor.
Ayrıca Başbakan Erdoğan’ın, dış politikada çok önemli isimlerle çalıştığını unutmayalım.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış.
Bu isimler, Türk dış politikasında önemli atılımlar yapıyor.
Sayın Bağış AB’de, Sayın Davutoğlu Ortadoğu ve uluslararası arenada.
Egemen Bağış’ın AB’yi Kıbrıs’la ilgili uyardığı, “Kıbrıs meselesi, AB'nin yoluna konulmuş muz kabuğudur. Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB üyesi bir ülke sıfatıyla dönem başkanı olduğu gün, o muz kabuğuna AB kurumunun basacağı gündür. Biz onları uyarıyoruz, ‘orada muz kabuğu var, basmayın’ diyoruz” sözleri önemsenmelidir.
AB ya muza basarak düşecektir, ya da muzu yerden kaldırarak sürecine devam edecektir.
Muza basmayı kabul edecek bir AB, Türkiye Cumhuriyeti’ni de karşısına alacaktır.
Bunu göze alabilir mi?
Bizce, zor!
Erdoğan sıradan bir lider değil!
Başbakan Erdoğan Kıbrıs’ta ne olup bittiğini biliyor.
Bunu neden mi yazıyoruz?
Bazıları “Erdoğan yanlış bilgilendiriliyor” iddiasına sarılıyor.
Kıbrıs’ta “kuş uçsa” bilgisi var Erdoğan’ın.
Mesela maaşlarla ilgili olarak.
Erdoğan devlet memurlarımızın aldığı maaşları “net” biliyor!
Burada olup bitenler, konuşulanlar Erdoğan’ın önüne konuluyor.
Ki bu en doğrusu.
Bu ülkede Erdoğan’ın adını kullanarak “iş yapmaya” çalışanlar, kendi işleri olsun diye Ankara’da kendisine “yanlış” bilgi vermeye çalışanlar olursa, işi zor deriz.
Unutmayalım, Erdoğan sıradan bir lider değil.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı!