Fatiha’yı idrak

“Namaz dinin direğidir.'Ve...'Fatihasız namaz olmaz.'

“Namaz dinin direğidir.'Ve...'Fatihasız namaz olmaz.' Bu iki net hüküm, Peygamber (s.a.) sözü ile sabittir.Dinin ikamesi için namaz şarttır, namazın ikamesi için de Fatiha...Hazreti Mevlana der ki: 'Beni Allah'a götürmeyen bir dini, bir inancı ben ateşe atar da yakarım.'Yani dinin insanı Allah'a götürecek kıvamda yaşanması lâzımdır. Mevlana herhalde şöyle düşünür: Allah'a götürmeyen dinin içi boşalmıştır, canlılığı kaybolmuştur. Varlığı ile yokluğu farksız hale gelmiştir. Namaz, insanın hayatında Allah ile birliktelik idraki oluşturacak böyle bir din ikamesi için olmazsa olmazdır. Namazın arınma ile başlayıp, kıble duyarlılığı, niyet sağlamlığı, tekbirler, kıyamlar, kıraatler, secdeler, rükularla devam eden tüm şartları ve rükünleri böyle bir idraki temin yönünde belirlenmiştir. Ve o rükünler içinde Fatiha, başlı başına bir idrak (kavrama, anlama, özümseme, kendine maletme) potasıdır. Eğer gerçekten bir idrak halinde kıraat edilebilir, okunabilirse... Namazda tekbirler gibi, tesbihat gibi, tahiyyat gibi, selam gibi 'okunan' kısımlar mevcuttur. Ama namazın asıl okunan kısmı, yani asli ifadesiyle 'kıraat'i Fatiha ve ona eklenen sure ve ayetlerden ibarettir. Ama Fatiha temeldir. Burada bir bilgi daha:'Fatiha'nın bir diğer ismi Ümmü'ül Kur'an'dır. Yani Kur'an'ın anası, özü...Kur'an'dan süt emmek isteyen bir İslam çocuğu, Fatiha'ya yüreğini dayayabilirse, neredeyse ruhunu Kur'an'dan beslemiş gibi olabilir. İşte onun için günde 40 defa Fatiha ile buluşturulur Müslüman. Günlük namazların farz ve sünnetlerinin her rek'atinde... Peki neyi idrak eder, etmesi gerekir Müslüman’ın Fatiha'da? Her daim besmele ile yani 'Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile ...' başlamak kaydıyla şunu: 'Hamd Allah'a mahsustur. O Alemlerin Rabbidir. O Rahman ve Rahimdir. O din gününün malikidir.'Biz ancak O'na ibadet - kulluk ederiz. Ancak O'ndan yardım dileriz. '(Ey Rabbimiz!) Bize müstakıym olan - doğru yolu göster. Yolumuzu Müstakıym olan yola çıkar, kendilerine nimet verdiğin insanların yoluna... 'Üzerlerine gazab edilmiş olanların değil, sapkınların değil.' Bu, gerçek idrak halinde insanın kendini Rabbine sunuşu, takdimidir. Bir iman bildirimidir. Bir duruştur. Hac ikliminden alarak söylemek gerekirse özünde 'Lebbeyk - İşte huzuruna geldim Yarabbi, buyur Yarabbi' seslenişi bulunan bir arzdır. 'Allahüekber - Allah en yücedir' diye başlayan ve tüm varlığı dışarda bırakıp huzur-u ilahiye giren insan, Rabbin her tür noksan sıfatlardan uzak olduğunu seslendiren kısa bir tesbihattan sonra kendini okumaya başlar: 'Elhamdü lillah!!! Her türlü sena, övgü, yani hamd diye ne kastedilirse o Allah'a mahsustur. Hamd edilecekse O'na edilir. Çünkü:'O’dur alemlerin Rabbi. O'dur rahman, O'dur Rahim, O’dur, din günün maliki...' Bizleri büyüleyen, boyutlarını kavramakta aciz kaldığımız bir alemler yekunu görüyorsak, beslenip büyütülüyorsak, rızık diye bir şey geliyorsa gökten yerden, semalar varsa, insan diye nitelenebilecek bir kişiliğimiz varsa ve saymak istesek sayamayacağımız şeylerle perverde isek onların hepsi O'nun lütfu keremi iledir. -Sensin Rabbim, büün varlığımla, şu âlemlerin varlığı ile ilgili kudretini idrak ettim. Özümsedim, bilincimi onunla dokudum,idrak ve şuuruyla Fatiha bizlere Burak olup metafizik alemlerde yolculuk ve hakka ulaşma erdemini kazandırır. Kazandırsın İNŞAALLAH…

HAMD:
1- Kavli hamd: Cenâb-ı Hak kendisini nasıl senâ ettiyse ve hamdini enbiyâsının lisanlarında, nasıl icrâ ettiyse lisanın öylece hamd ü senâ etmesidir.
2- Fiilî Hamd: Allah’ın rızâsını umarak ve ancak O’na teveccüh ederek bedenî ibâdet ve hayrata devam etmektir. İnsana, lisânıyla hamd etmek ne şekilde vâcip ise her bir uzvuyla hamd etmek de öylece vâciptir. Kul hangi durumda olursa olsun Cenâb-ı Hakka hamd etmekle mükelleftir. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem: “Her bir hâl için Allah’a hamdolsun.” buyurmuşlardır.
Kulun, Allah’a hamd etmiş olabilmesi için her bir uzvunu ne için yaratıldıysa Allah’a kulluk ve O’na yaklaşma yolunda kullanmasıdır.Kulun bu vazifeleri îfâda nefsî hazlarını tatmin gibi süflî bir arzu bulunmamalıdır.
3- Hâlî Hamd: Ruh cihetiyle yapılan hamddir ki; ilmî ve amelî kemâlat ile muttasıf olmak, ahlâk-ı ilâhiye ile ahlâklanmaktır. İnsanlar ahlâk-ı ilâhiyeyi kendilerine ahlâk edinmekle memurdurlar. Bunları peygamberler birer birer tavsif ve târif etmişlerdir.Kulun hamdi Allah’ı bildiği ölçüde kıymet kazanır.
(HİKAYE)

Hamd-ü Sena

Gencin birisi Kâbe'de hep, 'Ey doğruların yardımcısı olan Allahım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana Hamdu sena ederim' diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi,
—Neden hep ayni duayı yapıyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?” der. O da anlatır:
—“7–8 sene önce yine Kâbe'de iken içi altın dolu bir torba buldum. Tam 1000 altın vardı. İçimden bir ses “Bu altınlarla, şunları şunları yaparsın.” diyordu.” Hayır dedim kendi kendime, bu benim değil, başkasının mali, kullanmam haram olur.” dedim. Bu sırada birisi,
— “Şöyle bir torba bulan var mı?”diye bağırıyordu.”
Çağırdım onu, nasıl bir torbaydı, içinde ne vardı diye sordum. Torbayı tarif etti ve içinde 1000 altın vardı dedi. Al öyleyse torbanı diyerek verdim. Adam torbayı açıp içinden bana 30 altın verdiler. 30 altınla, işyerleri açtım, ticaret yaptım, daha çok zengin oldum. Bir gün bana arkadaşlar,
—'Çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var. Babası yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim.' dediler. Ben de 'olur' dedim. Nikâh kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti. Kıza, 'bu nedir' dedim. 'İçinde 970 altın var, babam Kâbe'de bunu kaybetmiş, bulan gence 30 unu vermiş. Kalanını da bana hediye etti, çeyizine koyarsın dedi'.
Demek ki bulduğum altınlar benim rızkım imiş, vermese idim haram yoldan gelecekti, simdi helal yoldan yine bana geldi. Bana yârdim edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamd ederim.





Şükrün önemi

Şükür ile ilgili ayet-i kerimeler çoktur. Mesela Kur'an-ı kerimde mealen buyruluyor ki:

(Allahtan sakının ki şükredebilesiniz.) [Nisa 123]
Allahü teâlâ şükredene bol bol nimet verir. (Fatır 30)

İbrahim aleyhisselam, Rabbinin nimetlerine şükretti, Rabbi de onu seçip doğru yola iletti. (Nahl 121)
Cenab-ı Hak, kudretinin eseri olarak insanların istifadesi için bir çok hayvan yaratmıştır. Bu hayvanları insanların emirlerine amade kılmıştır. Kimine binilir, kiminin etinden, sütünden vesairesinden istifade edilir. (Yasin 71-73)
Bu hayvanlar, şükretmemiz için istifademize verilmiştir. (Hac 36)
Allahü teâlâ, insanlara bol nimet vermiştir; fakat insanların çoğu şükretmez. (Bekara 243, Yunus 60, Neml 73, Mümin 61)
Kıymetli şeyler ekseriya az olur. Mesela altın pek çok olsa, bu kadar kıymeti olmaz.
Azların kıymetli olduğunu bildiren ayet-i kerimelerden birkaçı şöyle:
Emrimiz gelip, tandırdan sular kaynamaya başlayınca, [Hz. Nuha] 'Her cinsten birer çifti ve aleyhine hükmedilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye bindir.' dedik. Pek azı, onunla beraber iman etmişti. (Hud 40)
İnanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır ki sayıları da çok azdır! (Sad 24)
Nice az topluluk, çok topluluğa Allahın izniyle üstün gelmiştir, Allah sabredenlerle beraberdir. (Bekara 249)
Allahın size bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana uyardınız. (Nisa 83)
İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün, yine de sen, onları affet ve aldırış etme! Allahü teâlâ, iyilik edenleri elbette sever. (Maide 13)


Haftanın Ayeti
Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur.Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Haftanın Hadisi
“Zikrin (Allah'ı anmanın) efdali, “lâilâhe il¬lallah” Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur sözü, duanın efdali (en faziletlisi) de “El¬hamdülillah” hamd Allah içindir sözüdür.”

Haftanın Duası
“Al¬lah'ım, hamd senindir. Sana çok riyadan (gösterişten), temiz ve kendisinde feyiz ve bereket olan hamd ile hamdederiz. Rabb'imiz, huzurundan reddolunmayan, kabul buyrulan ve devam edilen, kendisinden müs¬tağni olunmayan hamd ile hamdederiz.”




Teknik bir arızadan ötürü dün yayınlanamamıştır. Arızadan ötürü tüm okurlarımızdan özür dileriz.

Bu haber 121 defa okunmuştur

:

:

:

: