‘ERKEN SEÇİM ÇÖZÜM DEĞİL!’

Demokrasi ve Güven Partisi (DGP) Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, gündemde öne çıkan maddeleri Uğur Bayram’a değerlendirdi.

Demokrasi ve Güven Partisi (DGP) Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, gündemde öne çıkan maddeleri Uğur Bayram’a değerlendirdi. Başkanlık sistemine geçilmemesi durumunda ülkeyi bir erken seçimin dahi kurtaramayacağına inandığını belirten Ertuğruloğlu, KKTC’nin kurulduğu günden bu zamana kadarki en kötü hükümet ile karşı karşıya olduğunu da iddia etti.

Her fırsatta ülkedeki mevcut sistemin çöktüğünü ve siyasal yapının deforme olduğunu vurgulayan Demokrasi ve Güven Partisi Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, gündemdeki gelişmeleri Uğur Bayram’a değerlendirdi. Yeni yasama yılına geçtiğimiz günlerde başlayan Meclis’in daha ilk haftadan itibaren boş koltuklarla çalışmaya başladığını vurgulayan Ertuğruloğlu, hükümeti eleştiri bombardımanına tuttu. İşte Tahsin Ertuğruloğlu’ndan çok konuşulacak o eleştiriler…

‘ O KOLTUKLARI BOŞ BIRAKANLAR DÜŞÜNSÜN’:Cumhuriyetçi Türk Partisi Gazimağusa Milletvekili Dr. Arif Albayrak’ın geçtiğimiz hafta Meclis’te ‘hükümet’ koltuğuna oturmasını yorumlayan Ertuğruloğlu şunları söyledi: “ Dr. Albayrak’ın iktidar partisinin boş koltuğuna oturmasını tipik Sayın Albayrak eylemi olarak düşünüyorum. O her hareketi her sözü bir anlam taşıyan kendi misyonuna yönelik bir arkadaşımız. O koltuklar boş olmasaydı oraya oturmazdı. Koltukları boş bırakanlar düşünsün. İktidar koltuklarının boş olduğunu vurgulamak için oraya oturdu.”


‘MECLİS KISIR BİR DÖNGÜYE GİRDİ’: “Meclis’teki tartışmalara gelince bunlar ülke ihtiyaçlarına yönelik tartışmalar olduğuna inanmıyorum. Ben meclis kürsüsünde iktidarı ve muhalefeti eleştiriyorum. Biz muhalefet partisiyiz ama sadece iktidara değil muhalefete de muhalefetiz. Mevcut sistemle ülkenin bir yere gidemeyeceğine inanan insanız. Meclis de bir kısır döngü var ve o döndü devam ediyor. Muhalefet haklı nedenlerle iktidarı eleştiriyor, iktidar çıkıyor ‘sizde iktidardayken şunları yaptınız’ diyor. Bu bir kısır döngü gibi devam ediyor. Tüm partilerin doğruları olduğu kadar yanlışları da var. Hiçbir parti sütten çıkmış ak kaşık değil. Milletvekillerinin ve partilerin murat ettiklerinin tersine vatandaşın siyasete ve siyasetçilere olan güvenini yıpratıyor. Dolayısıyla ülkenin ve halkın ihtiyaçlarına yönelik tartışmalar yapıldığına inanmıyorum.”

‘DÖNEMİN EN KÖTÜ HÜKÜMETİ’: Gündemdeki erken seçim söylentilerini de değerlendiren Ertuğruloğlu, mevcut sistemde bir erken seçime gidilmesinin halka olumlu olarak yansıyacağını düşünmediğini belirtti. Ertuğruloğlu; “Erken seçim yapılırsa ve sistem bu şekil devam ederse halkın kazanacağına katılmıyorum. Çünkü çok partili parlamento sistemi devam ettiği sürece erken seçimde yapılsa bugünkünden daha kötü neticeyle ülke karşılaşacak. Çünkü şu anda KKTC’nin kurulduğu günden bu güne, en başarısız bir hükümetle karşı karşıya olsak da sonuçta tek partili bir iktidar var. O tek partili iktidar da kendi içinde on parçaya bölünmüştür. Başbakan ne hükümete hâkimdir ne de partisine. Dağınık, darmadağınıktır ve herkes kendi aklına göre hareket etmektedir. Asla ülke ve halkın ihtiyaçlarına yönelik plan projesi olmayan tamamen kişisel çıkarlar ihtiraslara yönelik kabine üyeleri ve iktidar milletvekilleri var. Erken seçime gidilirse iktidar partisi mevcut milletvekili sayısının belki de yarısına inecek. Muhalefet partiler ise mevcut milletvekili sayısını belki biraz daha artıracak. Bunun sonucunda ortaya bir çorba çıkacak. Tek partili bir iktidar olmayacak. Belki de üç partinin oluşturacağı bir koalisyon gündeme gelecek. Koalisyon hükümeti elindeki projelerden tavizler vererek oluşturulur. Bu da etkin icraatı gerileterek oluşan bir hükümettir. Erken seçim olması bizimde partisel olarak işimize gelir ama ülke açısından bakıldığında bizim temel duruşumuza göre; başkanlık sistemine geçilmesi, milletvekillerin bakan olmaması, milletvekillerin sayısının azaltılması ve etkin idarenin kurulması için Başkanlık sisteminin kaçınılmaz duruma gelmesidir. Erken seçimde bugünkü tarihimizin en kötü hükümetini aratabilir.”

‘HALK KENDİSİNİ SENDİKAYA MALZEME ETMEMELİ: “Bunlar çok basit olaylar olarak görülür ama basit değil. Ben kişi olarak sokak eylemlerine sıcak bakan biri değilim. Ama insanlarımızın, vatandaşlarımızın haklı sıkıntıları var. Bu sıkıntıların artık kendilerini bunaltıp da sokaklara döktüğü gerçeğini de görmezden gelemeyiz. Fakat bu sıkıntıları bir takım sendika patronlarının kendi siyasal ve kişisel çıkarları uğruna malzeme olarak kullanıp, gerçekten haklı nedenlerle tepkilerini ortaya koyanlar üzerinden siyaset yaptığını da unutmayalım. Bir takım sendika patronları, sanki ülkeyi yöneten kendileriymiş gibi veya kendileri olması gerekliymiş gibi bir yaklaşım içindedirler. Havayolları çalışanları ise bu ülkenin gerçekten bir ayıbıdır. Onların samimi bir şekilde eylem yapmalarını yadırgamıyorum. Bu arkadaşlarımdan benim ricam, evet böyle bir sıkıntı var. Ama hükümet duyarsızdır. Sizler söz konusuyken başka istihdamları gizli gizli yapmaya devam ediyorlar. Fakat sendikal bir faaliyete dikkat etsinler. Kendilerinin durumunu istismar edip kişisel ve sendikal çıkar adına birileri kendilerini malzeme olarak kullandığını da göz ardı etmesinler. Eylem yapmak demokratik bir haktır ama şunu da göz ardı etmemek gerekir. Ülke eskisine dönemeyecek ve bir geçiş dönemindedir. Eskiden alışılmış bolluk savurganlık, ganimet dağılımı ve paylaşımı, nerden bulduğunu sorgulanmayanlar geride kalmıştır. Şimdi mali disiplin sağlama ve sorumluluk üstlenme gemisini kurtaran kaptandır zihniyetinden vazgeçip ülkenin düzlüğe çıkmasını bütün olarak herkesin, başta yönetenlerin ve herkesin elini taşın altına koyacağı disiplin ve sorumluluk taşıyacağı bir döneme geldik. Bunu ne kadar erken kabul edersek öncelikle yönetenler kabul etmelidir.”


‘CTP’NİN KARARI MİLLİ MÜCADELEYE ZARAR VERİR’: Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP)’nin Türkiye ile New York’ta imzalanan Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması’na ‘ret’ oyu vereceği yönündeki söylemlerini de değerlendiren Ertuğruloğlu şunları söyledi: “Son derece yanlış bir karar. Gerekçeler ne isterse olsun bu ret kararı dış dünyaya ve Rumlara para ile satın alınmayacakları malzemeyi aleyhimize verecekler. Böyle bir kararı alırken CTP Milletvekilleri böyle bir endişe içerisinde oldular mı olmadılar mı bilmiyorum. Bu karar uluslar arası platformlara nasıl yansır, uluslar arası medya bunu nasıl alır ve istismar eder, böyle bir düşünce içresinde olmadan sırf kendi partisel ideolojik duruşlarını tatmin etmek adına aldıkları bu kararın Kıbrıs Türk halkının hayrına bir karar olmadığını ve ulusal davamıza katkı sağlamayacağına, Kıbrıs Türkünün çıkarlarına hizmet etmeyeceği gerçeğini görmezden gelerek kendilerince kişisel ve partisel çıkarlarını koruma adına ve sözde çözümcü ve barışçı görünme adına aslında anlaşmayı, barışı torpilleyen bu düşünce tarzlarının kararlarının yanlış olduğunu görmemeleri hayal kırıcıdır. Alınan bu karar milli mücadelemize ciddi bir şekilde zararları olacak bir karardır. Bu kararı inşallah tekrardan gözden geçirirler. Ama bu kararı değiştirecekleri gözükmüyor.”

Bu haber 374 defa okunmuştur
  • LONDRALI  U.K - 10.10.2011 TAHSIN ERTUGRULOGLU . TEK ADAM . TEK KURSUN . TEK SILAH . TEK TETIK .PARTIDE TEK . BIR USTA BIR MEMLEKET . GELECEK : HIKAYE .

:

:

:

:

DİĞER HABERLER