Ekonomist ve Akademisyen Vedat Yorucu, Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın bütçe ile ilgili açıklamaları değerlendirdi. Türkiye’den iyi bir yardımın geldiğini söyleyen Yorucu, kaynakların doğru ve etkili şekilde yönlendirilemediğinden ve doğru şekilde faydalanılamamasından yakındı.
Esra TÜRKEL
Ekonomist Vedat Yorucu, Ada TV’de yayınlanan Günaydın Ada programında Nazar Erişkin’in konuğu oldu. Ülke ve dünya ekonomisinde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Yorucu, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ülkedeki açığın, hükümet gelirleri artırılarak kapanacağını öne süren Yorucu, global krizden ilk olarak çıkacak ülkenin de ABD olacağını savundu. Programdan öne çıkan konu başlıkları ise şu şekilde:
‘MALİYE BAKANININ BÜTÇE AÇIKLAMALARI UMUT VERİCİ’: “Bütçe görüşmeleri, her yeni mali yılda artı veren bütçeyi savunmak, inandırmaktır. Bizim Maliye Bakanımız da böyle bir tablo çizdi. Umut verici bir açıklama. 2012 yılındaki ekonomik seyre göre öngörülerin gerçekleşmeyeceği yönündedir. 2009-2010-11 yıllarında aynı öngörüler yapılmış ama gerçekleşmemiştir. 2009-20-11 yılı bütçeleri 2011 yılındaki bütçe performansı2010-1009 yılına göre gerçekleşme rakamlarına bakarak daha başarılı bütçe. Çünkü giderler geçmiş yıllardaki bütçelerde yüzdelik olarak çok daha büyük oranlarda artmaktaydı. 2011 yılındaki hükümetin yaptığı harcama rakamlarına baktığımda yüzdelik olarak büyük artış söz konusu olmadı.
‘GELİRLER ARTTIRILARAK BÜTÇE AÇIĞI KAPANMALI’: 2012 yılında bu rakamın gerçekleşmeleri dikkate alınarak 2012 yılı için öngörülen açığın 109 milyon lira olduğu tahmin ediliyor. Giderleri %5 arttırdım, gelirleri %2 arttırdım. Dolayısıyla bütçe açığım yardımlarda dikkate alındığında fazla açık olmayacak 109 milyon lira öngörüyor. 13. Maaşları 2012 yılı bütçesinden avansa alacak, devam edecekse 2013’den. 13. Maaş haktır ödenmesi gerekir. Hükümet giderlerini kısarak gelirleri arttırarak o açığı kapamak zorundadır.
‘ZAMLARLA BÜTÇE AÇIĞI KAPATILMAMALI’: Zam yapmak gelirleri arttırma yöntemidir ama halk için değildir. Kurumlar ve gelir vergisini arttırması gerekir. Burada çok başarılı performans sergileyememiştir. Şirket hesaplarını aldığı zaman ya şirketler zarar beyan ediyor ya da düşük vergi veriyor. Burada gelirleri tutturabilmek için akaryakıta zam yapıyor, sigara elektriğe zam yapıyor. Fonları arttırıyor. Bu artışlar dolaylı vergilerdeki artış miktarını arttırdığı için gelirlerde artış görülüyor. Ama bunu halk ödüyor. Hem fon gelirlerindeki artış hem KDV oranlarındaki artış indirek olarak insanların cebine atılan elle alınıyor. Denetim bacağı da eksik. Bu ekonomik koşullarda kurumlar ve gelir vergisi toplayamaması şu anki gelir ve kurumlar vergisi yasasıdır. Bu yasaların gerekliliği ortaya çıkmıştır. Demek ki sizin oranlarda indirime gitmeniz gerekiyor.
‘MALİYE BAKANLIĞI FAİZ YASASI ÇALIŞMASINDA ARTI PUAN ALDI’: Ülkede uygulanan faiz oranları Türkiye’dekinden farklıdır. Faizin faizi durumu söz konusu. Bankalar bu ülkede soyguncudur durumlarını doğru bulmuyorum. Faizi ödemediğinizde faizin birikeceğini biliyorsun. Faizin faizi bankaların değil, faiz yasası yapılırken mevzuattan kaynaklanan bir sıkıntıdır. Maliye Bakanlığı bu mevzuat sıkıntısını gidermek için yeni faiz yasası hazırlamıştır. Geçmişe dönük nasıl çalıştırılacağı tartışmaları devam etmekte. Merkez Bankası esas bilirkişidir. Teknik elemanlar üzerinde çalışarak muhalefetin desteğiyle geçecek bir yasadır. Daha önceden muhalefet partisi bu yasayı hazırlığını yapmıştı, şimdi UBP devam ettirdi. Maliye Bakanlığı da bunun üzerine düştü ve Maliye Bakanlığının artı puanı vardır burada.
‘YATIRIMCILAR DOĞRU DÜZGÜN PROJE YAPMIYOR’: Türkiye Cumhuriyeti hükümeti iyi kaynak aktarıyor ama yatırımcılarımız doğru düzgün proje yapıp, projelendirilmediği için bir sonraki yıla aktarılıyor veya alt yapı bütçesine aktarılıyor. Karayolları, elektrik sanayiyle ilgili büyük oranda katkılar sağlıyor. Bunun dışında üreticinin desteklenmesine yönelik düşük faizli veya faizsiz hibe şeklinde yardımları vardır Türkiye Cumhuriyeti bakanlığının. Bu yararlanma ve kredileri kullanma için gerekli olan düzenlemeler tartışma unsuru olabilir. Türkiye’nin açmış olduğu kredilerden belli yaş üstü çiftçiler yararlanabiliyor. Bazı problemler vardır ve çözülmesi gerekiyor. TC hükümetine karşı spekülatif haber yayınlamak doğru değil.
EURO KARŞISINDA DOLAR DEĞERLENECEK: Küresel finans krizinden ilk çıkacak ülke ABD’dir. 2012 yılı seçim yılı olduğu için krizden daha çabuk çıkacaktır. Euro karşısında dolar değerlenen para olacaktır. Bunu İngiltere takip edecektir. Euro’dan bağımsız bir ülkedir. AB’nin yaptırımları dışında kendi para politikasını uygulayan ülkedir. Son iki çeyrekte büyüme görüldü. Yavaş yavaş krizi atlatacaktır. AB’nin hizmete yönelik geliri olan İtalya, Yunanistan, İspanya ve Portekiz’in krizden çıkış süreci çok uzun bir döneme yayılacaktır. AB merkez bankası Frankfurt bu ülkelere yardım edecektir ama bunun bedelini Avrupa insanından alacağı vergilerden çıkaracaktır. Euro’nun geleceği ile ilgili Yunanistan’ın Euro’dan çıkmış olması Euro’nun sonunu getirebilecek. Çok küçük birkaç ülke arasında Euro Zone ile karşılaşabiliriz. Bunun gerçekleşmemesi halinde 2016-17 döneminde kadar toparlanma sürecine girecektir, bundan sonraki ilk tercih edilen para yine Dolar olacaktır. İkinci yatırım aracı altın olacaktır.