KTAMS 55’inci yaşını basın toplantısıyla, “ülkedeki sorunlara” değinerek kutladı.
KTAMS’ın kuruluşunun 55’inci yıldönümü nedeniyle sendikanın toplantı salonunda gerçekleştirilen basın toplantısına başkan Ahmet Kaptan ve diğer sendika yöneticileri katıldı. Basın toplantısında sendikanın yazılı açıklamasını Genel Sekreter İbrahim Gencal okurken, Kaptan da bir konuşma yaptı.
KAPTAN
KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan, 1956’da adada sömürü yönetimi bulunduğunu, İngilizlerin Kıbrıs’ta sömürülerini sürdürdüklerini, o günlerde Kıbrıslı Türklerin iş bulamadığını, çalışanların terfi alamadığını, ekonomik anlamda büyük dar boğaz yaşadığını kaydetti.
Kaptan, 2011’de de sorunlar bulunduğunu, kontrolsüz nüfus akışına göz yumulduğunu, ülkenin kendi yurttaşlarının göç ettirildiğini, hayvan, narenciye ve diğer tarım üreticilerinin ürettiklerini satamadıklarını ve ülkeye kontrolsüz girişlerden kaynaklanan büyük zararlar ettiklerini savundu.
Kaptan, sanayicinin, ticaret adamının batma noktasında bulunduğunu, gençlerin göç ettiğini, yıllarca süren mücadele sonunda kazanılan kurumların, tek tek, Ankara’daki “yeşil sermaye” teslim ettiğini ileri sürerek, Kıbrıslı Türklerin bunlara karşı mücadele verdiklerini iddia etti.
Ahmet Kaptan, “Gün oldu darp edildiler, gün oldu hapsedildiler, gün oldu evlerine ekmek götüremediler” diyerek, bu ortamda 55’inci yaşlarını bir basın toplantısıyla, ülkedeki sorunları yeniden hatırlatmak anlamında kutlamayı uygun gördüklerini, “mücadelelerinin ülkedeki sorunlar çözümleninceye ve UBP iktidardan gidinceye kadar süreceğini” söyledi.
Sivil toplum örgütleriyle, tüm emek örgütleriyle, buna inanan siyasi partilerle mücadelelerini yükselterek devam ettireceklerini belirten Kaptan, ancak koltuk düşünenlerle, koltuk uğruna yanlarına geleceklerle asla işleri olmayacağını söyledi.
GENCAL
Gencal ise açıklamasında, KTAMS’ın 55. kuruluş yıldönümünü, “yine çözümsüzlük ortamında, Kıbrıslı Türklere dayatılan AKP patentli siyasi ve ekonomik yıkım paketinin gölgesinde kutladıklarını” savundu.
Kıbrıs sorununun çözümü konusunda, hükümete ve Türkiye’ye yönelik eleştirilerde bulunan Gencal, Kıbrıslı Türklerin tek kurtuluş yolu olan “Kıbrıs’ta Federasyon temelinde bir çözümden” hızla uzaklaşıldığını savundu.
Gencal, UBP hükümetinin, işbaşına geldiği 2009 Nisanı’ndan bugüne kadar gerek ekonomide gerek çalışma hayatında, gerekse diğer bütün sektörlerde yapılanlara bakıldığında ülkenin ne durumda olduğunu anlamak için çok büyük bir çaba harcamaya gerek olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun seçildikten sonra “popülist politikalar geliştirdiği” iddiasında bulunan Gencal, İrsen Küçük hükümetinin de hiçbir konuda kendi hükümet politikalarını üretemediğini savundu. Gencal, hükümetin, “Kıbrıslı Türklerin sosyal yapısına, çalışma hayatına ve kültürüne uymayan ve halkını her alanda yok oluşa sürükleyecek AKP patentli politikaları” uyguladığını iddia etti.
Gencal, Hükümet tarafından uygulanan yanlış ekonomi politikaları sonucunda, özel sektör çalışanlarının yoksulluk sınırı altındaki ücretlerle çalışmak zorunda bırakıldığını savundu.
Kendilerine düşen görevin, tüm ilerici kesimlerin güçlerini birleştirerek, UBP’ye karşı verilen toplumsal varoluş kavgasını yükseltmek ve bir an önce “bu kukla hükümetten” kurtulmak olduğunu savunan Gencal, “Bu güç ellerimizdedir. Yeter ki bu gücü örgütlü bir şekle dönüştürelim. İnancımızı ve mücadelemizi inatla sürdürelim” dedi.
Gencal,“Bu zor koşullarda KTAMS olarak çalışanların ekonomik, demokratik hak arama mücadelesini bıkmadan usanmadan her türlü koşulda sürdürmeye” devam edeceklerini belirterek “Sendikal Platform, diğer sivil toplum örgütleri ve muhalefet siyasi partileri ile birlikte UBP hükümetinin gitmesi için mücadele edeceklerini kaydetti.
Gencal, sendikanın gücünü üyelerinden ve halktan aldığını ifade ederek, üyelerinin destek ve gücüyle, sendikayı mücadeleci ve kurumsal bir yapıya taşıyacaklarını söyledi ve üyeleri sendikalarına sahip çıkmaya davet etti.