Küreselleşmenin eğitim sistemlerine etkileri

Küreselleşme sürecinin eğitime ve eğitim sistemlerine olan yadsınamaz etkileri giderek daha da ön plâna çıkmakta ve daha da önemli hâle gelmektedir.

Küreselleşme sürecinin eğitime ve eğitim sistemlerine olan yadsınamaz etkileri giderek daha da ön plâna çıkmakta ve daha da önemli hâle gelmektedir. Çünkü eğitim, uzun vadede, yetiştirdiği bireylerle küreselleşme sürecinin eğitim sistemleri bazında geri dönütlerini oluşturmuş olacaktır.

Dünyadaki mevcut duruma bakıldığında, küreselleşmeyle yaşanan eğitimsel dönüşümlerin, tüm toplumlarda aynı oranda ve aynı düzeyde işlemediği gerçeği ortaya çıkmaktadır. Küreselleşmenin devam eden süreci kapsamında, eğitim sistemlerinde de devam eden değişim ve dönüşüm süreçleri analiz edilmesi gereken önemli bir olgudur.

Her olguda olduğu gibi küreselleşmenin de süreç içinde bütün toplumsal sistemlere olumlu ve olumsuz etkileri olmaktadır. Buna göre, küreselleşmeyi olumlu yönleriyle değerlendiren, bir gelişim ve dönüşüm fırsatı olarak görenlerin yanında, olumsuz yönlerine dikkat çeken, batının kültürel ve ekonomik emperyalizmi olduğunu söyleyenler de mevcuttur.

Küreselleşmeye ilişkin olumlu ve olumsuz söylemler, söz konusu sürecin yarattığı olumlu ve olumsuz etkiler bağlamında daha yakından ele alınabilir. Zira her değişimin ve dönüşümün olumlu etkileri olduğu gibi olumsuz etkileri de vardır. Küreselleşmeye ilişkin olumlu ve olumsuz etkiler şöyle özetlenebilir:

OLUMLU ETKİLER

1. Küreselleşme ile zaman ve mekân sınırları yüzyıllar boyunca adım adım genişleyerek günümüze kadar gelmiş, dünyada olup biten her şey bütün insanlığa mal edilmeye başlanmıştır.
2. İnsanlığın ortak değerleri oluşmaya başlamış, insan ve onun eserleri, yani kültür ve uygarlık yeni baştan anlamlandırılmıştır.
3. İnsan hakları, özgürlük, adalet ve eşitlik gibi kavramlar yaygınlaştıkça, insanlar yeni bir kişilik kazanmaya, kendine inanmaya ve güven duymaya başlamıştır. Kendini tanıyan ve giderek güven duymaya başlayan insan, kendi değerini keşfetmiş, hiçbir kimseye ve kuruma kul köle olmaması gerektiğini anlamıştır.
4. Her ülkenin, sadece seçkin bir kesimini eğitmenin çıkar yol olmadığı, kalkınma için halkın tabanına kadar ulaşan bir eğitim sistemiyle kitlesel olarak yetişmiş nitelikli nüfusa ihtiyaç olduğu gerçeği kavranılmıştır.
5. Sağlık alanında, birçok hastalık, ülkelerin işbirliği ile yenilmiş, bebek ve çocuk ölümleri azalmış, insanların yaşam süreleri uzamış, sağlıklı yaşam olanakları genişlemiştir.
6. Ülkeler arasında çeşitlenmiş iş gücünün serbest dolaşımı sağlanmış, üretim ve tüketim de rekabet artmış, dünyanın neresinde olursa olsun insanlar birbirlerinin üretiminden faydalanmaya ve birbirlerinin ürünlerini tüketmeye başlamıştır.
7. İnsanlar arasında yeni ve ortak yaşam biçimleri belirmeye başlamış, ortak eğitim politikaları yoluyla ülke vatandaşları arasında ortak kavrayış ve anlayışlar gelişmiştir.


OLUMSUZ ETKİLER

1. Küreselleşen dünyada güçlü devletlerle bütünleşmek zorunda kalan gecikmiş ulusal devletler ekonomik, siyasal ve kültürel açıdan büyük devletlerin açık etkisine maruz kalmıştır. Bunun sonucunda bir tür bağımlılık durumu oluşmuş, ulusal sınırlar yok sayılmış, millî egemenlik ve bağımsızlık gibi kavramların içi boşaltılmış, emperyalist amaçlar küreselleşme adı altında meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.
2. Küreselleşme, toplumları birbirinden farklı ve hatta karşıt iki yöne doğru çekmeye başlamıştır. Birinci yönde toplumlar daha da yakınlaşıp bütünleşirken, öteki yönde ulusalcılık, etnik ulusalcılık ile parçalanma sürecine sokulmuştur. Birbirine karşıt bu iki durum, üye ülkeler için bir yandan küreselleşme sürecinin dışında kalmamak öte yandan ulusal bütünlüğü korumak gibi bir ikilem yaratmıştır.
3. Dünyadaki ülkelerin üretim gücü ve tüketim olanakları aynı değildir. Bu yönden sanayileşmesini tamamlamış ülkeler daha üstün durumdadır. Küreselleşme zenginleşmenin ve refahın dağılımı kadar, fakirlik ve sefaletin dağılımını da hızlandırmıştır.
4. Dünyada eğitim sürecine katılan insanların sayısı giderek artmaktadır. Her kademedeki eğitim kurumları teknolojik imkânları kullanarak insanların bilgi ve beceri düzeylerini yükseltmektedir. Buna karşılık eğitimden yararlanmayanların sayısında bir azalma değil artma olduğu ileri sürülmektedir.

Bu haber 76 defa okunmuştur

:

:

:

: