Ertürk (1972,9), “eğitim, bir insanın davranışında kasıtlı olarak istendik davranışlar kazandırma sürecidir” demekte, bu nedenle, eğitim ve eğitim sistemi bir istendik davranış üretme sistemi olarak da görülebilmektedir. Elbette her ne kadar öğrencilere kazandırılmak istenen istendik davranışlar belirlenebilirse de, öğrencilerin bu istendik davranışların tümünü kazanamayacağı ve ayrıca her öğrencinin aynı derecede ya da sayıda davranışı diğerleriyle aynı oranda kazanamayabileceği de ileri sürülebilmektedir. Davranışçı görüşe göre öğrenme, karşılaşılan veya etkileşimde bulunulan bir durum ya da etkinlik karşısında bireylerin davranışlarında oluşması muhtemel değişim olasılığı olarak tanımlanmaktadır (Ertmer & Newby, 1993).
Davranış kazandırma sistemi olarak da düşünülen davranışçı görüşe göre, eğitim sisteminde öğrencilere kazandırılmak üzere belirlenen davranışların belirli bir kısmı kazandırılabilecek ve bu oranlar kişiden kişiye değişim gösterebileceği gibi, farklı bireyler tarafından kazanılan davranışlar da her bireyde farklı davranışlar olabilecektir. Mayer (1982, 1040) öğrenmedeki bu farklılığı “kişilerin kendi önceki deneyimlerine bağlı olarak yeni durumlar karşısında bilgi ve davranışlarında oluşan kısmen ve göreceli kalıcı değişimlerdir” diyerek açıklamakta, kişilerin önceki deneyim ve öğrenmeleri farklı olduğundan dolayı da yeni öğrenmelerde kişilerin farklılık gösterebilme olasılıklarının yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Eğitim bu şekilde davranışçı paradigmalardan etkilenerek tanımlanırsa, burada önemli bir soru gündeme gelmektedir ki o da bu istendik davranışlara kim ya da kimlerin karar vereceğidir. Eğitim Bakanlığı mı? Öğretmen Sendikaları ve Öğretmen Dernekleri mi? Eğitim Uzmanları mı? Veliler mi? Öğrenciler mi? İşadamları, Sanayiciler, Zanaatkarlar, Askerler, Politikacılar, Sosyologlar, Toplumbilimciler, Kimler? Hepsi mi? Nasıl? Eğitim uzmanlarının öncülüğünde toplumun tüm kesimleri mi belirlemeli istendik davranışları, ya da diğer bir deyişle nasıl bir insan ve nasıl bir toplum istendiğini? Gerçekten kim karar verecek buna toplum adına? Eğitim bir devlet ve toplum politikası olmadıkça, bu istendik davranışlar her siyasi iktidar değişikliğinde ve hatta her hükümet değişikliğinde eğitim bakanlarının da değişimiyle değişebilecek ve süreç hep çağdaş anlamda bir eğitim plânlamasına engel olacak şekilde işleyebilecektir.
Davranışçı öğrenme paradigmalarını başat kabul eden bir eğitim sisteminde, okul öncesi eğitimden başlayarak yaşam boyu eğitimin tüm alanlarında işe vuruk bir şekilde hangi davranışların geliştirilmesi gerektiği üzerinde çalışılmalı, bunu da çağdaş anlamda yapısal değişikliğe gidilerek geliştirilecek bir eğitim bakanlığının öncülüğünde tüm toplumun gerçek anlamda görüş birliğine gidilmesiyle sağlamalı. Bu davranışlar hem bilimin ilerletilmesi, hem insan ve toplum yaşamına katkıda bulunması ve toplumsal ve evrensel yaşamla uyumlu yaşamayı sağlaması hem de bireylerin kendi yaşamlarında daha etkin ve üretken hale gelmesinde işe koşulabilecek davranışlar ve kazanımlar olmalıdır.
Eğitim bu çerçevede ele alınacak olursa, insan yetiştirme düzeni sorunu bir o kadar daha önem kazanıyor. “Nasıl bir insan yetiştireceğiz?” sorusu, Kaya (1992, 158)’nın “insanı değiştirmeden hiçbir sosyal, ekonomik ve siyasal değişimi başarmak mümkün değildir” sözleri ile daha da bir anlam kazanıyor. Toplumların kendi kararları ile yetiştirilen insanlar, bulundukları toplumun içerisinde yoğrularak gelişmeli, diğer toplumlarla etkileşim ve iletişimleri ile zenginleşmeli, kendi kültürlerini, yaşam tarzlarını, geçmiş ve geleceklerini kaybetmeden dünya kültürlerine kucak açarak birlikte daha güzel ve yaşanılır bir dünyayı yaratmalıdırlar. Merkens (1992, 199) “bir ülkedeki eğitimi değiştirerek, başka bir ülkenin bünyesine monte etmek mümkün değildir” diyerek toplumların kendi eğitim sistemlerini yaratmasının önemli ve kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
Deneyim ve Eğitim
(Kappa Delta Pi Ders Notları Serisi)
Orjinal isim: Experience and Education…John Dewey
ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık / Yayınevi Genel Dizisi
KAYNAKÇA
1. ERTÜRK, Selahattin. (1972). Eğitimde Program Geliştirme. Ankara. Yelkentepe Yayınları-4. S.9.
2. KAYA, Y.K. (1992). Ortaöğretimde Yenileşme. TED XVI. Eğitim Toplantısı, 3-4 Aralık 1992. TED Yayınları, Ankara. S.158.
3. MAYER, R.E. (1982). “Learning”, in H.E.Mitzel (Ed.), Encyclopedia of educational research, 1040-1058.New York:Free Press.
4. MERKENS, H. (1992). Ortaöğretimde Yenileşme. TED XVI. Eğitim Toplantısı, 3-4 Aralık 1992. TED Yayınları, Ankara. S.199.