Geleneksel yaklaşıma göre öğrenme

1980’li yılların başında tüm dünyada giderek artan ve yaygınlaşan son küreselleşme dalgasına dek, öğrenme sürecinde 1789 “Fransız İhtilali” ile birlikte başlayan Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan “Ford”ist üretim tarzının gerektirdiği düşük vasıflı işgücünü yetiştiren fabrika tipi eğitim modeli hâkimdi.

1980’li yılların başında tüm dünyada giderek artan ve yaygınlaşan son küreselleşme dalgasına dek, öğrenme sürecinde 1789 “Fransız İhtilali” ile birlikte başlayan Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan “Ford”ist üretim tarzının gerektirdiği düşük vasıflı işgücünü yetiştiren fabrika tipi eğitim modeli hâkimdi. Standart bireylerin yetiştirilmesini amaçlayan bu geleneksel öğretmen merkezli eğitim yaklaşımında, belirlenen müfredat konusunda uzman olan öğretmenler bu sınırlı bilgiyi öğrencilere aktarma görevini yürütürler(di). Bu nedenle, geleneksel eğitim modeli, bir tür, homojen bireylerden oluşan ulus devlet ve tıpatıp birbirine benzeyen bireyler yaratma projesidir. Bu eğitim modelinin öğrenme sürecine ilişkin yaklaşımları şunlardır (UNESCO, 2002: 16):

1. Öğrenme zor bir süreçtir. Geleneksel görüşü savunanlara göre öğrenme zor ve çoğu kez usandırıcı bir süreçtir. Başka bir ifade ile öğrenme faaliyeti sırasında eğlenen ve ilgili faaliyetten hoşlanan öğrenciler muhtemelen öğrenemezler.
2. Öğrenme sistemi, öğrencilerin açığı veya eksiğine vurgu yapan bir modele dayanır. Sistem öğrencilerin eksik ve zayıf yönlerini belirlemeye çalışır. Belirlenen bu zayıflık ve eksikliklerine dayanarak öğrenciler izlenir ve sınıflandırılır.

Geleneksel öğrenme modeli ulus devletlerin okul, kışla, hastane, yurt vb kapalı mekânlara iktidar güçlerinin hâkim olması sayesinde eşit, homojen ve “uluslarına bağlı” bireyler yetiştirme ve bu yolla ulus yaratma projesinin doğal bir sonucudur. Bu sistemde öğrencilerin zayıf yönleri belirlenir ve güçlü yönleri dikkate alınmaz. Müfredatın dili son derece basit olup müfredatta yer alan bilgiler yetersiz ve çoğu zaman sıkıcıdır. Eğitim ezberciliğe, sınavlarla yarıştırarak elemeciliğe ve seçmeciliğe dayalıdır. Tüm öğrenciler düşük düzeyli, atomize, somut, tek bir alanda uzmanlaşmaya dayalı müfredata göre yetiştirilir.

3. Öğrenme bilgi transferine dayalı bir süreçtir. Öğrenme süreci bilgi-yönlü bir süreçtir. Öğrencilerin yeni-kendilerine ait bilgileri üretmelerine değil mevcut bilgileri yeniden üretmelerine önem verilir. Öğrenci pasif bir alıcıdır; öğretmen ise, bilgi aktaran ve aktif olan taraftır. Öğretmenler ders kitaplarına sıkı sıkıya bağlı ders işlerler ve bu yolla, istemeseler bile, öğrencilerin düşünme ve yenilik yapma becerilerini yok ederler.

4. Öğrenme bireysel bir süreçtir. Öğrenciler ev ödevi yaparak ve müfredata göre kendilerine verilen kısıtlı bilgileri tekrarlayarak bireysel olarak öğrenmektedirler.

5. Öğrenme lineer bir süreçtir. Ders kitapları ve öğretmenler öğrencilere ilerleyebilecekleri tek ve düz bir yol çizerler.

Ülkemizde Durum Nedir?
Şimdi ülkemizde uygulanan ve sözde öğrenci merkezli eğitim ve yapılandırmacı öğrenme paradigması diye kağıt üzerinde gösterilen Eğitim Bakanlığı eğitim sistemi tam da yukarıda belirtilen geleneksel eğitim modelinin bir eşi ve benzeri değil midir? Nerede peki öğrenci merkezli eğitim uygulamaları? Nerede yapılandırmacı öğrenme paradigmaları? Nerede çağdaş eğitim sistemi ile yetişen girişimci, yaratıcı, düşünen, sorgulayan, tartışan, doğrunun mutlaklığına değil çokluğunun olası olduğuna inanan, hoşgörülü, sanata yatkın, spor yapan, hata yapmaktan çekinmeyen, en az iki yabancı dil bilen ve benzeri 21. Yüzyılın gereksinim duyduğu insanı yetiştirecek olan eğitim sistemimiz? Var mı böylesi uygulamalar? Var mı böylesi projeler ve adımlar Eğitim Bakanlığı tarafından atılan ve ülkeye yaygınlaştırılan? Daha ne bekliyoruz peki yeni öğrenme yaklaşımlarını ülkemizin geleceğini oluşturacak bireyleri yetiştirmeye dönük uygulamak için?

KAYNAKÇA
1. ÇAĞLAR, M.; REİS, O., (2007). Eğitimde Paradigmal Dönüşümler Sürecinde Çağdaş ve Küryerel Eğitim Planlaması. PegemAyayıncılık, Ankara.
2. UNESCO, (2002). Gençler için fırsatları genişletmek ve yetkinlikler oluşturmak, orta öğretim için yeni bir gündem. Dünya Bankası. Washington, D. C.



Bu haber 104 defa okunmuştur

:

:

:

: