Sahibine Mesajlar

Sayın Özkan Yorgancıoğlu, tek başımıza iktidara geldiğimiz zaman UBP’den hesap soracağız açıklaman temcit pilavına benzetildi. Millet aç tavuk da rüyasında kendini arpa ambarında görür diyor.

Sayın Özkan Yorgancıoğlu, tek başımıza iktidara geldiğimiz zaman UBP’den hesap soracağız açıklaman temcit pilavına benzetildi. Millet aç tavuk da rüyasında kendini arpa ambarında görür diyor.

Sayın Nevar Nolan, 10 bin nur topu gibi yeni seçmenimiz olduğunu açıkladınız. Allah’ın günü golifadan fazladır. Ama galiba biz vatandaşlıkta onun gününü de solladık. Ne dersin?

Sayın Serdar Denktaş, UBP’den kopan 8’ler sizin ile dirsek temasına girince DP’nin Cadı kazanı da kaynamaya başladı. Seninkiler bu kadar yıl uğraştık şimdi sıramızdan da olacağız diyerek tepki gösteriyor bilesin. Aman akılsız iş yapan bedelini öder sözünü sakın unutma.

Sayın Haluk Doğandor, Minik Kuşlar uçurdukları haberde, program ortağınız Taner Ulutaş, yakında Haluk Fıtığından ameliyat için hastahaneye yatıyormuş. Ulutaş’ın sayenizde sinirlerini de aldıracağı söyleniyor.

Sayın Faik Dağaştı. Müteahhitler Birliği Başkanlığını kazandınız kutlarız. Ama dikkat edin size duyulacak sevginin göstergesi kuşkusuz sizin üyelerinize göstereceğiniz ilgi olacak. İlgi yoksa yakışacak olan silgidir dikkat edin.

Sayın Anıl Kaya, siyasette değişim zamanı geldi diyorsunuz da ateş karşısında bozulmayan altın, altın karşısında bozulmayan kadın, kadın karşısında bozulmayan erkek ve üç kuruşluk menfaat için oyunu satmayan insanlar kalitelidir diyor ünlü düşünürler. Ne dersiniz?

Sayın Sunat Atun, öncelikle Mağusa İlçe Başkanı olmanızı kutlarız. Ancak o koltukta otururken negatif insanlara maruz kalmak radyosyona kalmak gibidir. Kısa süreli dozlara dayanabilirsiniz. Ancak sürekli maruz kalmak sizi öldürür. Dikkat edin.

Sayın Ahmet Kaşif, dik duruşunuz ve cesaretiniz hep takdir topladı. Gönlü olan sever. Cesareti olan söyler, Saygılı olan dinler.anlayışı olan ise bekler diyenlere partinizi sevdiğinizi cesaret ile söylediniz. Saygılı olan yüzde ellilik bir bölüm bunu takdir etti. Ama o noktada anlayış olup olmadığını anlayamadım. Ona da lütfen siz karar verin.

Sayın Afet Özcafer, partiden ihraç edilmenin yanısıra İlçe Başkanlığı da gitti. Ancak giden şeylerin yanında ‘Sözünün eri’ tam taşınacak silah ünvanlarını elde ettin. Sayın Özcafer, düşmanın attığı taştan çok, dostun attığı taş yaralar. Çünkü ilki nereye isterse isabet etsin ama ikincisi hep kalbe isabet eder değilmi?

Sayın Asım Akansoy, açıklamanızda biz hükümeti düşürmekten başka birşey düşünmedik diyorsunuz. Sayın Akansoy, Hayat, ölüme neden insanlar beni çok severken senden nefret ediyorlar diye sormuş. Ölümde sen tatlı ve güzel bir yalansın. Ben ise ‘ACI’ bir gerçeğim demiş. Bilmem anlatabildim mi?

Sayın Çağlayan Cesurer, Kıb-Tek’i takmayan devlet kurumlarının elektriğini budamaya devam ediyorsunuz. Ancak birçok trafik ışığına ve sokak lambasına verilen elektriğin bedelini ödeyecek muhatap bulamadığınızı dile getirdiniz.

Sayın siyasiler, erken seçimi 28 Temmuz tarihinde yapıyorsunuz. Sanırım hazırlıklar tam gaz gidiyor. Atatürk’ün gençliğe hitabesi rafa kaldırılırken yerine ey Diyanellos Sigara Fabrikası siyasetçisi birinci vazifen vaat ettiklerini yerine getirmeyerek atacağın trip ve çalımlarla vatandaşı ilelebet canından bezirmektir. muhtaç olduğun kudret, desteksiz atan asil çenende mevcuttur hitabesi kondu. Bilgilerinize

Sayın Şevket Rado, baz istasyonlarına karşı açtığın savaşı sokaklara taşımışsın. Belki başlattığın bu hareketi hem miyop hem hipermetrop bazı gözlerin görmesini umut ederim. Ama Rado’m dikkat et insan oğlu naziktir ‘Eşek’ dersin kızarda, sırtına bin aldırmaz. Birileri bizi eşek yerine koydu deyip sırtına binenleri değil de seni hedef tahtası yapmasın.

Sayın Ayşe İnönü Kayalı, yıllarca Özelde Telefon Dairesine genelde de spora hizmet veren babanız Halil İnönü fenalaşınca biraz alkol aldığı gerekçesi ile Ambulansa alınmamış. Merak etmeyin her kimin çatlarsa ‘AR’ damarı, inan ona ALLAH fena vurur şamarı.

Sayın Sonay Adem, Mecliste kürsüye çıktığınız zaman meydana getirdiğiniz yedi şiddetindeki depremden sonra dün Görneç Festivalinde de deprem yaratmışsınız. Sizin festivale gittiğinizi öğrenen vatandaşlar elinizi sıkmak için güneşin altında dakikalarca beklemek durumunda kalmış. Ferdi Sabit Soyer, Teberüken Uluçay ile vatandaşın hatırını sorup gönlünü almışsınız.

Sayın Cemal Özyiğit TDP Genel Sekreteri olarak Başbakan İrsen Küçük’e istifa çağrısında bulunuyorsun. Sayın hocam, çeneni boşuna yorma, UBP sırtını sağlam duvara yasladı. Senin istifa makamında düzenlediğin beste ve güfteyi duymaz. 4 oktavdan çıkardığın sesi de ‘Detone’ oldu diye kaale almaz. Bilmem anlatabildimi?

Sayın Kemal Gözay, 250 T izni dağıtıldığını ileri sürerek bu taksicilere yapılan büyük haksızlıktır diye açıklama yaptın. Bak sevgili başkan sen böyle 15 parça olursan,bataryan zayıfladığı için sesin dağıldığından hiçbir zaman kapsama alanına giremezsin. Tek yumruk olduğun zaman belki kapsama alanına dahil olur ve derdini dinletebilirsin. Endaksi. Yoksa eniksero elenigi.




Günün Sözü
Bugüne kadar benim elimden kimse tutmadı. Ama benim tuttuğum eller ise bakın nerelerdedir

Günün Kahramanı

Özkan Yorgancıoğlu,
CTP İktidara gelince vatandaşlık, arazi ve T izni dağıtan UBP hükümetinden hesap soracakmış. (Önemli Not: açıklama yapılırken katıla katıla gülen kedileri dağıtmak için bile büyük zorluk yaşandı


Cehennemde durum
Dünyada suç işleyip Cehenneme gönderilenler Allah tarafından kamplara ayrılmış. Bir gün Cehhennemi teftişe giden bir Melek, etrafı tel ile çevrili içinde ateş yanan bir kuyunun başında durmuş. Kuyunun başında ellerinde otomatik silahlar bulunan Amerikan Askerleri sürekli olarak kuyuya bomba atıp ateş ediyorlardı. Melek askerler niçin bomba atıp ateş atıyor diye sorunca kuyudan kaçmak isteyen çok. Bunun için Amerikan askerleri buraları korumakla görevli demiş. Melek kafa sallayarak yürümüş. Biraz ileride bir başka kuyu görmüş. Onun başında da Nazi Askerleri habire tuttuklarını fırına atıyorlardı. Yine bomba ve makineli tüfekler ile kuyuya da ateş ediyorlardı. Kafa sallayarak yine yürümüş bizim Melek. Öyle bir yere gelmiş ki, kuyunun etrafında ne tel örgü var. Nede asker. Cebrail efendiye niçin bu kuyunun başında asker yok diye sormuş. Cebrail hemen cevap vermiş. Bu kuyuda Kıbrıslılar var. Kuyudan çıkmak isteyeni diğer Kıbrıslı ayağından tutup aşağı çekiyor. Kuyunun duvarına basıp yükselmek isteyeni de ayağından aşağı indiriyorlar. Bunun için buralarda askere ve bekçiye ihtiyaç yok demiş.

Bu haber 238 defa okunmuştur

:

:

:

: