Kıbrıs Vakıflar İdaresi eski Genel Müdürü Taner Derviş, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin amacının, Kıbrıs Türklerini topraksızlaştırmak ve göçe zorlamak olduğuna dikkati çekti.
Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in kapalı Maraş üzerinden hile yaparak müzakere sürecini tıkamaya çalıştığına işaret eden Derviş, Anastasiadis’in, Maraş’ın Güven Yaratıcı Önlemler Paketi’nde yer aldığını, ancak konunun Ercan Havaalanı’nın tanınmasına bağlanması halinde bunu kabul etmeyeceğini açıkladığını hatırlattı.
“RUM YÖNETİMİNİN AMACI KIBRIS TÜRKLERİNİ TOPRAKSIZLAŞTIRMAK VE GÖÇE ZORLAMAKTIR”
Kıbrıs Vakıflar İdaresi eski Genel Müdürü Taner Derviş yaptığı yazılı açıklamada, Rum tarafının, 1974 tarihinde terk etmiş oldukları taşınmaz mallara ilaveten ataları tarafından ada genelinde gaspettikleri vakıf emlakı de kendi hanelerine yazmak istediğine de dikkati çekti. Derviş, “Buna uyulması Türk Halkı için ada genelinde asgari 115,000 rakamına ulaşacak göç ve ada genelindeki Kıbrıs Türk Devlet’i payının % 20 düzeyine düşmesi demektir” dedi.
KAPALI MARAŞIN HUKUKİ STATÜSÜ
Taner Derviş açıklamasında, Maraş’ın hukuki statüsü hakkında su bilgileri verdi:
“Maraş’ın hukuki statüsünü Kıbrıs Rum Lideri Nikos Aanastasiadis’e hatırlatmak kaçınılmaz olmuştur. Ada üzerinde hakim olan değişik siyasi egemenliklere rağmen Ahkamü’l Evkaf olarak tanımlanan temel vakıf kuralları Kıbrıs hukuk sisteminde özel statü ile yer almaktadır. Kıbrıs hukuk sisteminde yer alan yasal düzenlemeler vakfiyelerin gayrı kabili rücu olduğunu, vakıflara ait kaynakların elden çıkarılamayacağını ve vakıfların sonsuza dek yaşatılmalarını öngörmektedir. Ayrıca, işgal edilmiş vakıflar için iade ve tazminat öngörülmekte, istibdal ilkesi kapsamında eşdeğerde taşınmaz mal kaşılığında takas ve satış şartları belirlenmektedir.
“VAKIFLARA AİT KAYNAKLAR SATILAMAZ, DEVREDİLEMEZ, SATILAMAZ”
Kıbrıs hukuk sisteminde yer alan anayasal ve yasal hükümlere göre Vakıflara ait kaynakların herhangi bir gerekçe ile ve herhangi bir şekilde elden çıkarılması, devredilmesi, satılması ve sözkonusu kaynaklardan feragat edilmesi mümkün değildir. Anayasal ve yasal düzenlemelere ilaveten, vakıf statüsü uluslararası antlaşmalar tarafından da tanınmaktadır. Vakıf statüsünü tanıyan uluslararası antlaşmalar dört ana başlık altında yer almaktadır: 1-1960 Kıbrıs Anayasası, 2-Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması, 3-Osmanlı İdaresi ile İngiltere arasında aktedilmiş Savunma Antlaşması, 4-Lozan Antlaşması.”
KIBRIS TARİHİNİN EN BÜYÜK EMLAK YAĞMASI
Kıbrıs Vakıflar İdaresi eski Genel Müdürü Taner Derviş, Kıbrıs hukuk sisteminde yer alan temel hükümlere rağmen 1878-1960 Sömürge idaresi dönemi ile 1960-1974 Cumhuriyet döneminde, Kıbrıs tarihinin en büyük emlak yağmasının gerçekleştirildiğine de dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Ada genelinde vakıflara ait yüz binlerce dönüm arazi, binlerce bina ve yüzlerce su kaynağı Rum Ortodoks Kilisesi, Rum belediyeleri, Rum okul komisyonları, merkezi hükümet, Kıbrıslı Rumlara ait şirketler ve Rum şahıslar tarafından işgal edilmiş ve bu bağlamda, Kıbrıs Rum Halkı ile sahip oldukları kuruluşlara haksız servet ve kazanç sağlanmıştır. İşgal edilmiş kaynaklar arasında Kapalı Maraş, Güzelyurt ovası, Limasol, Larnaka, Baf, Girne, Lefkoşa ve Karpaz çiftlikleri ile ada genelinde yüzlerce su kaynağı bulunmaktadır.
“RUMLAR İŞGAL ETTİKLERİ VAKIF KAYNAKLARINDAN HAKSIZ KAZANÇ SAĞLADILAR”
Kıbrıslı Rumlar işgal ettikleri Vakıflara ait kaynaklardan 19.yüzyılın başlarından itibaren haksız kazanç sağlamıştır. Kıbrıslı Rumlar tarafından hukuk kurallarına aykırı bir şekilde işgal edilmiş Vakıflara ait varlıklardan kaynaklanan Kıbrıs Türk Halkına ait kollektif mülkiyet ve tazminat hakkı Kıbrıslı Rumların Avrupa Mahkemelerinde talep ettikleri iade ve tazminat taleplerini aşmaktadır.”
STRATEJİK MARAŞ PLANIN GEREKÇESİ VE ANA HATLARI
Kıbrıs Rum tarafının siyasi, hukuki ve sivil toplum insiyatifi ile geliştirdiği kapsamlı eylem planı karşısında birliktelik temelinde kapsamlı ve stratejik bir plan geliştirilmemesi halinde öncelikle Kapalı Maraş tazminat ödemeleri ile birlikte Kıbrıslı Rumlara verilecek, yaratılacak domino etkisi ile ada genelinde işgal edilmiş Vakıf mallarının heba edilmiş olacağına işaret eden Taner Derviş, bu durum karşısında, Kıbrıs Türk halkının kollektif mülkiyet haklarında önemli azalma meydana geleceğini ve Türk askeri varlığının adadan çekilmesi güçlü bir şekilde uluslararası platformda gündem olacağını belirtti.
Taner Derviş yazılı açıklamasında, bu olumsuz gelişmeleri ortadan kaldıracak Kapalı Maraş için öngörülen stratejik çözüm planını şu 4 başlık altında özetledi:
“KAPALI MARAŞTAKİ RUM İŞGALCİLER ALEYHİNE TAZMİNAT DAVALARI AÇILMALIDIR”
“Vakıflar İdaresi tarafından Türkiye aleyhinde dava açmış veya açmamış işgalciler aleyhinde mahallinde yargı ilkesi temelinde Mağusa Kaza Mahkemesinde tazminat davaları açılmalıdır. Bu suretle, tazminat talep eden işgalci Rumlara karşı Vakıflar önemli boyutlarda tazminat talep etme hakkına sahip olacaktır.”
“VAKIF EMLAK İLE İLGİLİ TEMSİLİYET KIBRIS VAKIFLAR İDARESİNE AİT OLMALIDIR”
“Vakıf mülkiyet ile ilgili konularda muhatap Türkiye Cumhuriyeti Devleti değil Kıbrıs Vakıflar İdaresi olmalıdır. Bu suretle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerinde yoğunlaşan siyasi ve hukuki baskılar da bertaraf edilmiş olacaktır.”
“VAKIFLAR İDARESİ KAPALI MARAŞI TASARRUFUNA ALMALIDIR”
“Vakıflar İdaresi Kapalı Maraş’ı tasarrufuna almak suretiyle Kıbrıslı Rumların AİHM’deki girişimlerini durdurma kapasitesini elde etmiş olacak ve Kapalı Maraştaki gerçek mülkiyet hakkının ortaya çıkmasını sağlamış olacaktır.”
“KAPALI MARAŞ TURİZM-TİCARET MERKEZİ VE SERBEST BÖLGE OLARAK YENİDEN YAPILANDIRILMALIDIR”
Vakıflar İdaresi Kapalı Maraşı bir masterplan çerçevesinde ekonomiye kazandırmalıdır. Kapalı Maraşta inşa edilecek 10,000 yatak kapasiteli turistik tesisler ve oluşturulacak Serbest Bölge ile önemli bir ekonomik cazibe merkezi yaratılmış olacaktır. Bu bağlamda, Kapalı Maraşın yeniden inşası için ülkedeki müteşebbislere ilaveten yurt dışındaki Kıbrıs Türk sermayesi ve müteşebbis gücü ülkeye davet edilmelidir.”
“SONUÇ”
“Kıbrıs Rum Yönetimi ile Sivil Toplum Örgütlerinin hileli ve tek taraflı girişimleri karşısında Kıbrıs Türk Halkının mülkiyet haklarını hukuk zemininde savunmak ve Kıbrıs Türk Halkının pazarlık gücünü yükseltmek amacıyla ülke içinde bilgilendirme amaçlı bir kampanyaya ihtiyaç duyulmaktadır.”
Erhürman, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Ömüraliyev ile görüştü
Baykallı: “Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesi devam ediyor”
Öztürkler: “Erdoğan’ın izolasyonların sona ermesi gerektiği vurgusunu memnuniyetle karşılıyoruz”
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı, Erhürman ile Aliyev görüşmesini paylaştı
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü
Denktaş, YDP Genel Başkanını eleştirdi
TDP Genel Başkanı Çeler, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı'nı eleştirdi
Meclis Başkan Vekili Özdenefe, TÜRKPA Meclis Başkanları toplantısına katıldı
Fidan, Şara ile Antalya'da görüştü