YASAYI KÖTÜYE KULLANANLAR VAR

Ant, Poliçeler Yasası’nda yapılan değişikliğim amacının ödeme güçlüğü çeken ve zamana ihtiyacı olan iş insanlarının tutuklanmasını önleme olduğunu ancak bazı sahtekârların bunu fırsat bilerek piyasayı dolandırdığını ifade etti

Suna ERDEN

Ant, Poliçeler Yasası’nda yapılan değişikliğim amacının ödeme güçlüğü çeken ve zamana ihtiyacı olan iş insanlarının tutuklanmasını önleme olduğunu ancak bazı sahtekârların bunu fırsat bilerek piyasayı dolandırdığını ifade etti

Faiz Mağdurları Derneği Genel Koordinatörü Kazım Ant, Poliçeler Yasası’nda 2013 yılında yapılan değişiklikle karşılıksız çek ile ilgili hapis cezasının kaldırıldığını, yasal değişikliğin amacının ödeme güçlüğü çeken ve zamana ihtiyacı olan iş insanlarının tutuklanmasını önleme olduğunu ancak bazı sahtekârların bunu fırsat bilerek piyasayı dolandırdığını ifade etti.

Star Kıbrıs’a konuşan And, bu nedenle bankaların çek defteri verirken çok iyi araştırma yapması, teminat alması gerektiğini vurguladı. And, Türkiye’deki seçimlerin ardından yaşanan döviz krizi sürecinde halka çağrıda bulunarak, “Dövizdeki artışlar nedeni ile kendi iradeleri dışında gelişen bu olumsuz koşulları aşabilmek için bankalara müracaat etsinler” dedi.

YASA DEĞİŞTİ, SAYI DÜŞTÜ

And, Poliçeler Yasası’nda 2013 yılında yapılan değişiklikle karşılıksız çeklerin ceza davasından çıkarılıp hukuk davasına dönüştürülmesi ile karşılıksız çekler oranında düşüş yaşandığını savunarak, 2012 yılındaki karşılıksız çek sayısının 3 bin 842 olduğunu, poliçeler yasasının değiştirildiği tarih olan 2013 yılında ise bu rakamın 2 bin 910’a gerilediğini ifade etti.

And, poliçeler yasası değiştirilmemiş olsaydı, bu yılın ilk dört ayındaki bin 400’e ulaşan karşılıksız çek sayısının 2 ‘binin üzerinde olacağını savundu. And, poliçeler yasası değiştirilirken siyasilerin önerilerini dikkate almadığını, almış olsalardı piyasadaki karşılıksız çek sayısının sadece yüz rakamları ile ifade edilebilecek noktada olacağını söyledi.

ÖNERİLER YOK SAYILDI

Faiz Mağdurları Derneği Genel Koordinatörü Kazım And, yasal değişiklikten önce karşılıksız her çek yaprağı için bankanın ödemek mecburiyetinde olduğu 250 TL tutarındaki rakamın 500 TL’ye çıkarıldığını belirterek, “ Biz çekin üzerinde yazılı rakamın yüzde 50 veya yüzde 60’şının banka tarafından ödenmesi yönünde önerisinde bulunduk.

Eğer önerimiz kabul edilseydi banka çek defteri verirken gerekli ipotek ve karşılıkları aldıktan sonra çek defteri kullanma iznini vermiş olacaktı” dedi. And, siyasilerin bankaların karşısında dik duramadığını savundu. İkinci önerilerinin ise çeklerin daha kontrollü kullanılmasını sağlayabilmek için çek yaprakları üzerinde belirlenmiş rakamsal limitler koyulması olduğunu kaydederek, siyasilerin bu öneriyi de kabul etmediğini ifade etti.

BANKALAR SORUMLU

Kazım And, bankaların çek defteri verirken dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Banka müşterisine duyduğu güven oranında veya müşterisinin teminatları oranında limit belirlemelidir. Eğer limit konulursa piyasadaki insanların dolandırılabilme oranlarını aşağı çekersiniz.

Öte yandan çek kullanma izni veren bankalar ortaya çıkacak riskleri karşılamak zorunda olmalı. Ancak bankalar sorumluluk almak istemedi ve siyasiler de bankaların karşısında duramadı. Sorumsuzca verilen çek defterlerinden dolayı çekleri kullananlar kadar bankalarda suçludur. Yeterince araştırma yapmadan, teminat almadan birine çek defteri verir, limitsiz kullanmasını sağlarsanız 15 günde 22 çek yazarak piyasayı dolandırır. “

SAHTEKÂRLAR İŞİ BOZUYOR

And, poliçeler yasasında yapılan değişikliğin ödeme güçlüğü çeken ve zamana ihtiyacı olan iş insanlarının hapse atılmasını önlemek olduğunu ancak dolandırıcılık maksadı ile piyasaya karşılıksız çek sürenlerin hapis cezası ile yargılanmasını engellemediğini, karşılıksız çekin dolandırma maksadı ile yazıldığını ıspatlaması halinde ceza davası açılabileceğini ifade etti. Ancak yasal değişikliğin temel amacının haksızlıkları ortadan kaldırmak olsa da sahtekarların boşluklardan faydalanmak sureti ile bunu kullandıklarını söyledi.

Kazım And, “Sırf hapis cezası kaldırıldı, piyasadaki karşılıksız çekler arttı anlayışı yanlıştır” ifadesini kullansa da piyasada çek ile alış verişin prestijini yitirdiğini, eskisi kadar rağbet görmediğini söyledi. And, “KKTC’de çek kullanımı mümkün olduğu kadar daha fazla önlem ve tedbir alınmak şartı ile asgari seviyeye indirilmelidir” dedi.

HEMEN BAŞVURSUNLAR

Türkiye’deki seçimlerin ardından dövizin yükselmesini de değerlendiren And,yetkili birimlerin kriz masası kurup Erdal Güryay, İrfan Çelik, Ünal Akifler, Göksel Saydam gibi uzman ekonomistlerin de fikrini alarak bir çözüm bulması gerektiğini ifade etti.

Kazım And, yaşanan döviz krizi sürecinde halka çağrıda bulunarak, “Dövizdeki artışlar nedeni ile kendi iradeleri dışında gelişen bu olumsuz koşulları aşabilmek için bankalara müracaat etsinler. Faizin makul seviyeye indirilmesi ve borç ödeme süresinin uzatılması talebinde bulunsunlar. Talepleri uygun görülmemişse tereddüt etmeden dava açsınlar” şeklinde konuştu.
Bu haber 247 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER