Gazze’de son yaşananlar gerçekten gerekli miydi?
Öncelikle tüm dünyaya şunu söylemek istiyorum. Gazze’de yaşananlar Hamas ve El Fetih arasında bir savaş değildi. Bu bir iktidar savaşıydı. İktidarın gerçek sahipleri ile bunu kabul etmeyenler arasındaki bir savaştı. Biz El Fetih ile değil bize darbe yapmak isteyen bir işbirlikçi grupla savaştık. Gazze’de iktidarı silah zoruyla almadık. İktidarın zaten bizde olduğunu bildikleri için çoğu teslim oldu.
Ama sonuçta İsrail karşısında birleşmeye çalışırken Filistin şimdi parçalanmadı mı?
Batı Şeria’da veya Gazze’de bir Filistin devleti yok. Biz hálá işgal altındayız. Bugün Filistin topraklarında gerçek bir Filistin yönetimi yok. Seçimlerde Filistin halkı bizi seçti. Hamas demokratik yollarla başa geldi. Ama ABD; Gazze ve Batı Şeria’da bizim değil, kendi istediği sözde demokrasisini uygulamaya çalışıyor. Bu yüzden Filistinliler’i birbirlerine düşürdüler ve direnişe karşı olanlara para ve silah yardımı yaptılar.
Mahmud Abbas’ı öldürmeye çalıştınız mı? Abbas’a düşman mısınız?
Hayır. Asla suikast girişimimiz olmadı. Asla kendisini bir hedef olarak görmedik. Ancak Abbas intifadanın silahlı olması gerektiğine inanmıyor. Tanklarına güller atmamızı istiyor. Silahı bırakın tanklara taş atmamıza bile karşı.
İsrail’in Gazze’ye operasyon düzenlemesi konusu gündemde.
El Fetih içinde işgale direnenler var. İşgalci İsrail Gazze’ye girmeye kalkarsa burada piknik yapamayacaklarının farkında. Onların casuslarını öldürdük. Gazze’de ayakişlerini yapacak kimse kalmadı. Abbas’ın Hamas’a karşı İsrail’le işbirliği yaptığı artık apaçık bir gerçek.
HEM SAVAŞÇI HEM ÖĞRENCi
Hamas’In silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın komutanı Ebu Ubeyde yıllardır yeraltında yaşıyor. İsrail’in peşinde olduğu Ebu Ubeyde’nin Gazze’de yüzünü gören insan sayısı çok az. 28 yaşındaki Ebu Ubeyde bir üniversite öğrencisi ama öte yandan beş yıldır İzzettin Kassam üyesi ve son dört yıldır da örgütün askeri lideri. Binlerce militana komuta eden Ebu Ubeyde kendini şöyle anlattı: Ben ölümü bekliyorum. Filistin halkı için savaşıyorum. Yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım, olmayacağım. Ama savaşmadığım zamanlarda ben de her insan gibi işime gidiyorum. Diğer insanlardan bir farkım yok. 5 yıldır savaşıyorum. Filistinli olarak direnmek zorundayız. Direniş bizim hayat tarzımız. Ben hayatımı normal yaşıyorum. Benim Ebu Ubeyde olduğumu bilmeyenlerle sosyal ilişkilerim var. Onun dışında okulum ve bir işim var. Direniş dışında, savaşçı olmamın dışındaki hayatım herkes gibi. Ama bir gün öleceğimi bilerek, hedef olduğumu bilerek yaşıyorum. Acı olan her Filistinli’nin hedef olarak yaşaması. Bizler bu durumda olduğumuz sürece ben ve benim gibiler olacak ve direniş devam edecek.