İyi bir UBP’liyim

Kendisini “Hoş geldin bakanım” diye karşılıyor ve “Yok yahu…

Kendisini “Hoş geldin bakanım” diye karşılıyor ve “Yok yahu… Öyle bir talebim asla olmadı. Ama görev verilirse de yaparım” diye cevaplıyor.
Ersin Tatar dün sabah ADA TV’de Didem’in konuğuydu. “Hoş geldin” faslı program sonrası başlıyor ve soru-cevaplarla devam ediyor:
- Lefkoşa’dan birinci sırayı alacağını biliyor muydun? En azından düşünmüş müydün?
- Hayır. Ama ben iyi bir UBP’liyim. Delege de bunu takdir etmiştir..
- Bakanlık pazarlıkları, Kanal T’nin bu amaçla kullanıldığı iddiaları?
- Yok öyle şey. Bizler milliyetçi insanlarız. Ülkemizin getirildiği noktaya üzülüyor ve düzeltilmesi için elimizden bir şeyler geldiğini anlatmaya çalışıyoruz. Hizmet için bakanlık şart değil. Bu ülkeye 20 yıl hizmet edebilecek durumdayım. Onun için hiçbir görevi geri çevirme lüksüm yok.
- Eskilerin hepsini geride bıraktın. Senin birinciliğin de, Zorlu’nun ikinciliği de herke sürpriz oldu.
- Kendi adıma söylersem, bana da sürpriz olmadı değil. Ama delege böyle takdir etmiş, güvenmiştir. Şimdi yapılması gereken, delege yoklaması geride kaldığına göre, önümüzdeki sürece bakmak. Zaman kırgınlık-küskünlük zamanı değil. Partimizi iktidara taşımak ve CTP-ÖRP’nin kırıp döktüğünü onarmak zorundayız.

***

- Alo Enver nasılsın, Genç yaşta atıldığın politikada iddialı bir partinin listesinde ve iyi bir yerdesin, hayırlı olsun?
- Sağ ol abi. Beni buraya lâyık görenlere teşekkür borçluyum. Seçilsem de seçilmesem de ülkem ve milletim için yapacağım çok şey olduğuna inanıyorum. Ama bunun en doğru ve aktif şekilde yapılacağı yerin yüce Meclis olduğuna inanıyorum.
- Kendini kısaca tanıtır mısın?
- Ben Enver Baturalp. 03/08/1979 yılında Lefkoşa’da doğdum. İlk, Orta ve Lise eğitimimi Lefkoşa’da Türk Lisesinde tamamladıktan sonra, 1996 yılında Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesinde hukuk eğitimine başlayıp 2001 yılında mezun oldum. Vatani görevimi tamamladıktan sonra 2002 yılında Avukatlık mesleğine başladım. Halen kendi ofisimde mesleğini icra etmekteyim. 2006 yılından itibaren 3 sezondur Çetinkaya Türk Spor Kulübünde Yönetim Kurulu üyeliği yapmaktayım. Nişanlıyım.
- Sana başarılar diliyorum.


***

- Hürrem merhaba… Lefkoşa’dasın İskele’den aday oldun niye ki?
- Öncelikle, “Lefkoşa’dan aday olup Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’nı kullanıyor” dedirtmemek için. Ama bilmiyorsun galiba, ben zaten Eski-Yeni Erenköylüyüm, Karpaz’ı yaşıyorum. O tarafı biraz biliyorsan araştır, bölgede sevilen biri olduğumu hemen öğreneceksin.
- Seçilme şansın?
- Elbette seçileceğim.
- O zaman kendini anlat da okuyucu da öğrensin.
- Ben Hürrem Tulga. 1959 yılında Erenköy’de doğdum. Üniversiteden mezun olduktan sonra, 1991 yılına kadar, gazete, dergi muhabirliği ve yayın yönetmenliği yaptım. Esnaf ve Zanaatkârlar Odası temsilcisi olarak “Bu Memleket Bizim Platformu’nun” oluşumuna katıldım. Halen K.T. Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Başkanlığı, CTP Parti Meclisi üyeliği ve Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini sürdürmekteyim.
- Ben de sana başarılar dilerim.

***

- Başkan merhaba, nasılsın?
- Çok şükür sen nasılsın?
- Ben de iyiyim sağ ol. 23 yıldır Çatalköy Belediye Başkanı, 20 yıldır UBP Girne İlçe Başkanısın. İstesen bu başkanlıkları elinden kimse alamazdı ama milletvekilliğini tercih ettin. Sebebini anlatır mısın?
- Halkıma biraz Meclis’te hizmet etmem gerektiğini düşünüyorum. Bunu zaten ilk star KIBRIS’ta sen yazmıştın.
- 3. sıradasın, seçilme şansın?
- Seçileceğime dair şüphen mi var? Girne’de en az 5 milletvekilliği UBP’nindir.
- O zaman kısaca kendinden bahset de star KIBRIS okuyucusu tanısın.
- Ben Necdet Numan. 13.05.1951 Limasol Kazasına bağlı Düzkaya (Evdim) Köyünde doğdum. Lise mezunuyum. Posta Dairesinden emekliyim.1986-2006 yılları arasında Çatalköy Belediye Başkanlığı yaptım ve hala görevime devam etmekteyim.Evli ve bir çocuk babasıyım.
- Ben de sana başarılar dilerim.


***

Dr. SİBER’E SEÇİLMİŞ GÖZÜYLE BAKILIYOR

CTP / Lefkoşa’da tüm talep ve beklentileri boşa çıkartarak 5. sıraya yerleşen Dr. Sibel Siber’e milletvekili gözüyle bakanların sayısı tahmin edilenden çok fazla. Herkesle, ama özellikle hastalarıyla mükemmel ilişkilere sahip Dr. Siberin aday olmasına tek üzülen taraf ise, şüphesiz yine hastaları ve onların yakınları oldu. Bunların arasında “Doktorlar doktor kalsın” diyenler de yok değil. Ancak, Sibel Siber’in Sağlık Bakanı olma ihtimâlini düşünenler bu fikirlerinde ısrardan hemen vazgeçiyor.
Lefkoşa 4. sıranın talibi, Milli Eğitim Bakanı Canan Öztoprak ise, liste açıklamadan sorduğum “Adaylık durumunuz nedir?” sorusuna, “Yerimizi gençlere bıraktık” demekle yetinmişti.

***





Seçime doğru partilerimiz ve liderleri (2) UBP

İktidarda hangi parti olursa olsun sonuç değişmiyor. Başbakan’ın ya da Başbakan yardımcısının kim olduğu da önemli değil. Bu ülkede “Partileri say” dediğiniz anda, cevap “UBP” ile başlar ve devam eder.
Çünkü, dünyada her partiye nasip olmayan UBP’ye olmuş ve devletin kurulmasındaki en büyük rollerden birini oynamıştır.
Çünkü, 1974 sonrası yaşadığımız olumlu veya olumsuz her şeyin yüzde 90’ında imzası vardır.
Bu parti kurulduktan sonra kimler geldi, kimler geçti. Her biri bir değer olan genel başkanlar, genel sekreterler ve diğerleri.
Ama bir isim var ki, adını partisiyle neredeyse özdeşleştirmiş, UBP denilince adıyla anılır olmuştur. Dr. Derviş Eroğlu’nden bahsettiğimi söylemeye gerek yok.
Emaneti genç Tahsin Ertuğruloğlu’na devrettikten sonra da boş durmayan Eroğlu, ülkeyi karış karış dolaşıp vatandaşla içi içe kalmayı sürdürdü ve ilk kurultayda geri döndü.
Ama burada dikkat edilmesi gereken, Tahsin’in arkadaşlarıyla partiden kopacağı şeklinde beklentisi (Yani temennisi) olanların yarı yolda kalmış olması. Ertuğruloğlu ilk günden “UBP’liyim” diyerek beklentileri boşa çıkarmıştı.
Derviş Eroğlu liderliğindeki UBP ise, anketlere göre şu anda açık ara önde görülüyor.
Bu da, Genel Başkan değişiminin partide bir olumsuzluğa sebep olmadığının göstergesi. Kurt politikacı Eroğlu, “Muhalefet tecrübesini” iyice artıran UBP’yi zirveye taşıdı. Kimine göre birinci parti, kimine göre tek başına iktidar ama zirvede olduğu kesin.
Buraya kadar bilinmeyen bir şey söylemedim ama eksilere göz atmaktan da zarar gelmez.
Peki Eoğlu Genel Başkanlığa dönmekle iyi mi etti?
Bana göre hayır.
Fazla bir zaman kalmayan Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacağına göre iyi yapmadı. Başkanlık şansını defalarca deneyen, bir ara adaylıktan ricalarla çekilen Eroğlu, partideki ağırlığını her alanda hissettirebilir, Tahsin’e omuz vererek tırmanışı hızlandırabilir ve yine aday olabilirdi. Seçildiği takdirde partiyi mecburen başka bir arkadaşına bırakacağına göre, doğrusu da bu olurdu.
Peki seçilir ve Silihtar’a taşınabilir mi?
Büyük ihtimâlle evet, taşınır.
Önümüzde zaman var, kimlerin aday olacağı şimdiden kestirilemez. Ama Rumların tutumu değişmez ve anlaşma yolunda Mehmet Ali Talat fırsatını kaçırırlarsa, komşudan umudunu kesen Kıbrıslı Türk, yönünü Eroğlu’na çevirecektir.
Üstelik şimdi o da “Çözüm isterim, görüşmekten kaçmam dediğine göre, Rumlar bir süre de Eroğlu’nu oyalar, sonunda her su mecrasında akar ve kendi denizine dökülür.
Hattâ Eroğlu, “Kıbrıs sorununu 6 ayda çözerim” gibi iddialı bir söz de ettiğine göre, karşı tarafın işi daha da zorlaşır.

***

SON SÖZ: Aslında “Eroğlu Genel Başkanlığa dönmeli miydi?” sorusunun mânâsı kalmamıştır. Çünkü döndü ve UBP’yi iktidara taşıma yolunda.
Geriye kalan, delege yoklamasından sonra olduysa, partisi içerisinde kırgın-küskün bırakmadan yola devam ederek sonuca ulaşmak.
Başarabilir mi?
Evet, isterse başarır!



Küpe

“Demokrasi prensibi, iktidara giden vasıta ne olursa olsun, esas olarak, milletin hakimiyete sahip olmasını ve sahip kalmasını icap ettirir.”
(Gazi Mustafa Kemal)
Bu haber 98 defa okunmuştur

:

:

:

: